İsviçre Gündemi
Türkiye'deki 1 Kasım seçimleri daha uzun süre yorumlanacak, nedenleri, sonuçları irdelenecek. Ama HDP’nin yurtdışı oylarıyla barajı aşması, yurdışı oylarının bir seçim ve ülke geleceğini ne kadar etkileyebileceğini gösterdi.
İsviçre 1 Kasım seçimlerinde kullanılan oylarda HDP yine diğer 3 partinin toplamına yakın oy alarak birinci oldu. Başta İsviçre HDP seçim platformunu ve çaba harcayan bütün kesimlere hakkını teslim etmek gerek. İsviçre’de toplamda 41.328 oy kullanıldı. Bu oyların 18.867’sini HDP, 12.030’nu AKP, 7374’ünü CHP ve 2331’ini MHP aldı. Yani yüzde olarak 45.65’i HDP, yüzde 29.11 AKP, yüzde 17.84 CHP ve yüzde 5.64 MHP oldu. Bölgelere göre HDP Zürich’de yüzde 42.90, Bern’de yüzde 48.80, Cenevre’de yüzde 56.28 oranında oy aldı. Seçimlere hazırlık sürecinin 7 Haziran’ın ritmeni yaklayamamasına, AKP’nin oylarını arttırmış olmasına rağmen HDP’nin açık ara birinci olması İsviçre’de HDP’nin gücünü pekiştirdi ve kalıcılaştırdı.
Bern polisinin orantısız gücü
İsviçre'de polisin başkent Bern'deki gösterilere karşı kullandığı orantısız güç de kamuoyunda tepkiye neden oluyor. Gösteri hakkının anayasada güvence altına alınmış olmasına rağmen polis, gösteri çağrısı yapan kişi, kurum ve organizasyonlara hedefleyen yeni yasalar talep ediyor. Bern polisinin kantonlar meclisine başvurarak sosyal medya üzerinden gösteri çağrısı yapanlara karşı tedbir alınması için yeni düzenlemeler yapılması tabebi, Federal Parlamento gündemine getirildi. Federal Hükümet konu hakkındaki görüşünde Ceza Yasası'nın, haberleşme ve posta ile ilgili kanun maddelerinde suç işlenmesi durumunda suç ve suçluların takibine zaten izin verdiğini, İç Güvenlik Yasası'nın ilgili maddelerinde Federal İstihbarat Teşkilatına şiddet ve terör yanlısı çağrıları yapanları tesbit etme yetkisi verdiği hatırlatıldı. Federal Hükümet aynı konuda başka bir açıklamasında suç ve şiddet çağrısı içermeyen gösteri çağrıları hakkında soruşturma yapılamayacağını bir çağrıdan sonra olayın kontrolden çıkmış olmasının bile çağrı yapanları direkt suçlu gösteremeyeceğine de dikkat çekmişti.
Federal Hükümet konu hakkındaki görüşlerini raporlaştırarak kamuoyuna açıkladı. Sivil istihbaratın tedbir amaçlı bilgi toplamasını değişen şartlara göre 2017 yılında yeniden düzenleneceğinin hatırlatıldığı raporda, Polise ilişkin yetkilerin yasalara göre kantonların inisiyatifinde olduğu belirtilerek, istenilen ek düzenlemelerin kantonlarca ele alınması gerektiği, gösteri ve fikir özgürlüğü içeren eylemler hakkında önceden polisiye soruşturma açılmasının ya da bilgi toplanmasının anayasaya aykırı olacağına dikkat çekiliyor. Özetle Bern polisinin bundan sonra gösteriler karşısındaki tutumu merak ediliyor.
Ekonomi Bakanı istifa etti
Ekonomi Bakanı Eveline Widmer-Schlumpf, istifa ettiğini ve 9 Aralık 2015 tarihi itibariyle görevini yeni seçilecek bakana devredeceğini açıkladı. Eveline Widmer-Schlumpf, 2007 Yılında ulusal Parlamentoda güven oyu alamayan dönemin Maliye Bakanı Christoph Blocher’in bakanlığı düşmesi üzerine SVP kontenjanından seçilmişti. Partisini dinlemeyip seçim sonuçlarını kabul edip mecliste yemin ederek göreve başlayan Eveline Widmer-Schlumpf, SVP’den ihraç edildikten sonra BDP Partisini kurmuş ve 4 yıllık görev süresi sonrasında mecliste güven oyu almıştı. Siyasi çevreler ise, Maliye Bakanı Eveline Widmer-Schlumpf’un istifasını, son seçimlerden sonra SVP ve FDP’nin sandalye sayılarını artırıldımasından sonra Mecliste güven oyu alamayıp düşeceğinden endişe duyarak istifa ettiği yorumunu yaptılar. Eveline Widmer-Schlumpf’un yerine 8 yıldır Federal Hükümette 2 bakanlık hakkı olduğu halde tek Bakanla temsil edilen SVP’den bir üyenin seçilmesi bekleniyor.