
HDP Grup Başkan Vekilleri İdris Baluken ve Çağlar Demirel, Avrupa Parlamentosu’ndaki tüm siyasi gruplara hitaben bir mektup kaleme aldı. Türkiye’de barışa çok yaklaşılan bir dönemin ardından yeniden başlatılan savaşta şu ana kadar 342 sivilin, 400’e yakın PKK gerillası, asker ve polisin hayatını kaybettiğine dikkat çeken HDP, “16 kentte, 145’in üzerinde bölgenin geçici ve özel askeri güvenlik bölgesi ilan edilmesiyle ülkenin Kürt coğrafyası çatışma alanı haline getirilmiştir. Öte yandan, şu ana kadar 18 Kürt kentinde 54 kez ilan edilen sokağa çıkma yasakları yüzlerce mahalleyi kapsayan ve kimi zaman kesintisiz olarak iki haftayı bulan bir ablukaya dönüşmüş durumdadır. Hiçbir yasal ve anayasal dayanağı olmayan sokağa çıkma yasakları 1.5 milyon insanı doğrudan etkilerken, yaklaşık 250 bin insan göç etmek zorunda bırakılmıştır” dedi.
Özgürlük mücadelesini destekleyin
İlçelerdeki devlet saldırılarının yarattığı yıkıma işaret eden HDP, açığa çıkan bu Türkiye tablosunun Ortadoğu ve Avrupa’yı olumsuz etkileyecek radikalizm ve şiddet odaklı toplumsal ve siyasal riskler barındırdığı uyarısında bulundu. “Ne yazık ki, bir felaket senaryosunun gerçekleşmesine bugün her zaman olduğundan daha fazla yakınız. Böylesi bir tablonun, uzun süredir istikrarsızlık ve şiddet sarmalı içinde bulunan Ortadoğu krizini derinleştirmesi ve başta Avrupa olmak üzere tüm dünyayı etkilemesi kaçınılmazdır” diyen HDP, Kürt sorununun barışçıl yollarla çözümü için, askeri ve siyasi operasyonların bir an önce sonlanması ve müzakere masasına dönerek üçüncü bir tarafın gözetiminde Sayın Öcalan ile eşit ve özgür koşullarda doğrudan müzakerelerin başlatılmasının aciliyetine dikkat çekti.
“Türkiye’de ve bölge genelinde istikrarın sürdürülebilir olabilmesi için uluslararası siyasi aktörlerin ve kamuoyunun Türkiye’deki gelişmeler karşısında özgürlük, barış ve demokrasi ekseninde bir tutum belirlemesinin acil bir ihtiyaç olduğunu belirtmek isteriz” diyen HDP, şu çağrıda bulundu: “Tüm ulusal ve uluslararası demokratik platformlarda bu yaşanan siyasi ve insani krize karşı açık bir şekilde tepkilerini ifade etmeye, parlamentolarınızda gerekli mekanizmalarınızı işletmeye ve Türkiye’deki halklarımızın demokrasi, barış ve özgürlük mücadelesine destek vermeye çağırıyoruz.
HABER MERKEZİ