HDP Dış İlişkilerden Sorumlu Eşbaşkan Yardımcısı Hişyar Özsoy, ölüm orucundaki Grup Yorum üyeleri için uluslararası camiaya ‘acil eylem’ çağrısında bulundu.

Özsoy, “Haziran 2019’dan beri ölüm orucunda olan Grup Yorum üyelerinin durumu kritik” başlığı ile yaptığı çağrıda, “Türkiye’nin tanınan politik müzik grubu olan Grup Yorum, sürekli olarak hükümetin baskısına maruz kalmaktadır. Grup üyeleri siyasi görüşlerinden dolayı gözaltı, tutuklama ve yasaklarla karşı karşıyadır. Grubun bazı üyeleri bu baskıları protesto etmek için 230 günü aşkın bir süredir açlık grevindeler. Grubun iki üyesi Ocak’ta açlık grevini ölüm orucuna çevirdi” hatırlatmasında bulundu.

Grup Yorum’un 1980 askeri darbesi sonrası gelişen baskı politikalarına karşı kurulan bir müzik grubu olduğu anımsatılan açıklamada, “1985’ten bu yana 23 albüm ve bir film ürettiler. Grubun birçok konseri ve albümleri yasaklandı, bazı grup üyeleri tutuklandı ve hatta işkenceye maruz kaldı. Tüm bu baskılara rağmen grup hem Türkiye’de hem de yurt dışında hala oldukça popüler” denildi. Yine geçtiğimiz yıl içerisinde İdil Kültür Merkezi’ne en az 8 kez polis tarafından baskın düzenlendiği ve 30 yakın Grup Yorum üyesinin tutuklandığı bilgilerine yer verilen açıklamada, açlık grevinde olan Grup Yorum üyelerinin talepleri sıralandı.

Talepleri karşılansın

 “Açlık grevcilerinin sağlık durumu giderek kötüleşiyor” şeklinde devam edilen açıklamada, 12 Şubat itibarıyla İbrahim Gökçek’in 240 ve Helin Bölek’in 239. gününde olduğu hatırlatıldı. Açıklamanın devamında şunlar kaydedildi: “HDP olarak açlık grevi eylemcilerinin haklı taleplerini tamamen destekliyoruz ve hükümeti Grup Yorum ve diğer muhalif müzik gruplarına yönelik gözaltı, tutuklama, polis baskınları ve yasaklar aracılığıyla uygulanan zulme, suçlamalara ve baskılara son vermeye çağırıyoruz. Aynı zamanda, tüm uluslararası kamuoyunu ve ilerici güçleri, açlık grevcilerinin sesini duyarak acil tutum almaya davet ediyor, Türk yetkililerini taleplerin karşılanması için teşvik etmeleri yönünde çağrıda bulunuyoruz. Müzisyenlerin bir deri bir kemik kalmış bedenlerini en temel hakları için kullanmaları Türkiye için tam anlamıyla utanç vericidir. Müzisyenler söyledikleri şarkılar nedeniyle cezaevinde olmamalıdır!”

 

ANKARA