
HDP PM, ‘Hayır’ diyen diğer kesimleri, demokratik bir cumhuriyet mücadelesinde buluşmaya çağırdı.
Halkların Demokratik Partisi (HDP) 22 Nisan Cumartesi yaptığı Parti Meclisi Toplantısı sonuç bildirisini yayımladı. Başlıklar halinde yayımlanan bildirinin bazı bölümleri şöyle:
* Çağrımız öncelikle ‘hayır’ demiş olanlara, demokratik bir cumhuriyet mücadelesinde buluşma çağrısıdır. Bu aynı zamanda vicdan sahibi tüm yurttaşlara, sivil toplum örgütlerine, demokrasi güçlerine mücadeleyi ortaklaştırma çağrısıdır. Yerellerde, hangi adla çalışmış olursa olsun ‘hayır’ meclislerini ve platformlarını güçlendirmek, ortak demokratik değerler ve ilkeler etrafında faaliyetlerini geliştirmek demokrasi mücadelesini de büyütecektir.
* Kutuplaşma ve yok sayma, baskı ve zulüm ile toplumsal rızanın sağlanamadığı açıkça ortaya çıkmıştır. Her türlü seçim hilesine rağmen 24 milyona yakın seçmenin, halkın yüzde 49’unun, yani yarısının kabul etmediği bir yarı-anayasanın uygulanabilirliği ve sürdürülebilirliği yoktur. Bu sadece ‘hayır’ diyenlerin değil, iktidarın ve AKP-MHP ittifakının da gördüğü bir gerçektir. Sonuç onlar için zafer değil hezimet olmuştur.
* 17 Nisan itibariyle Türkiye yeni bir evreye girmiştir. Cebren ve hile ile referandumun sonuçlarına ve ülkenin kaderine müdahale edilmiştir. Yasaya aykırı karar almış olan Yüksek Seçim Kurulu’nun bu tutumu ile hem Anayasa hem de uluslararası hukuk alanında büyük bir ihlal gerçekleşmiştir. Yüksek Seçim Kurulu, hukuki meşruiyetini yitirmiş, güvenilmez bir kurum haline gelmiştir. Hukuka aykırı, oldu bittiye getirilen bu karar ve yaşanan diğer oylama ihlalleri ile birlikte referandum sonuçlarının demokratik meşruiyeti yoktur.
* Kürt halkı, şehirlerinin yakılıp yıkılmasına, yüzbinlerce insanın göçe zorlanmasına, demokratik siyasetçilerin rehin tutulmasına, seçilmiş belediyelere el konularak kayyumlar atanmasına, binlerce insanımızın gözaltına alınmasına ve tutuklanmasına; oy kullanma sırasında asker, polis ve korucu zoruna ve baskısına, açık oy kullanma zorlamasına, polis-asker güvenlikçilerin bölgeye yığılarak oy kullanmalarına, mühürsüz oy pusulası hilesine rağmen iradesine sahip çıkmıştır. Son 2 yıldır uygulanan zulüm politikalarına, il ve ilçelerde yüksek oranda hayır diyerek kararlı duruşunu göstermiştir. Kürt halkı kayyum politikalarını, iktidar terörünü ve baskıları reddetmiştir. Batı metropollerinde elde edilen güçlü ‘hayır’ sonuçları da Kürt halkının ve siyasi temsilcilerinin demokrasi mücadelesinin vazgeçilmez bir parçası olduğunu bir kez daha göstermiştir.
* İşçi ve emekçilerin birlik, mücadele ve dayanışma günü olan 1 Mayıs’ta demokratik hak ve özgürlüklere sahip çıktığımız gibi emeğin haklarına da sahip çıkacağız. Ülkenin her yerinde sendikal örgütlerin ve meslek kuruluşlarının birlikte kutlayacakları 1 Mayıs’ta ortak taleplerimizi haykırmak, en güçlü katılımı sağlamak bizleri bu mücadelede bir adım ileriye götürecek; ‘hayır bitmedi, bu daha başlangıç’ şiarını hep birlikte dile getirmemizi sağlayacaktır.
ANKARA