HDP, erkene alınma ihtimali olan yerel seçim hazırlıklarını sürdürüyor. Kapsamlı bir toplumsal ittifakla seçimlere gidilmesi için çeşitli görüşmelere başlanıyor.

 

HAYRİ DEMİR / MA / ANKARA

Halkların Demokratik Partisi’nin (HDP) seçimlerin ardından yaptığı 3 günlük kamp ile startını verdiği yerel seçim hazırlıkları, Eylül’den itibaren sahada fiili çalışmalara dönüşecek.

Parti Meclisi (PM) ve Merkez Yürütme Kurulu (MYK) toplantılarıyla birlikte seçimlerle ilgili gerekli komisyonlar, seçim hazırlıklarına başladı. Bu konuda gerekli görevlendirmeler de yapıldı. 24 Haziran seçimlerinin ardından oy düşüşünün yaşandığı ve kayyum atanan belediyelerin bulunduğu bölgelerdeki seçim sonuçları mercek altına alınmaya başlandı. Devam eden sonuç analizleriyle de seçimlere dönük strateji belirlenecek. 2 Eylül Pazar günü partinin genel merkezinde kurum temsilcilerinin katılacağı “Kadın Yerel Yönetimler” toplantısıyla da seçim hazırlıkları fiili olarak başlamış olacak. 4 Eylül’de ise MYK toplantısıyla seçimler için yapılacak olan ittifak görüşmelerinin takvimi netliğe kavuşturulacak.

Parti kaynaklarından alınan bilgilere göre; Mart’ta yapılması beklenen yerel seçim süreci, giderek iktidarın “yerelden kuşatılması” amacıyla toplumsal muhalefetin bir araya gelmesi için bir fırsat olarak değerlendiriliyor.

Mevcut ittifakın genişletilmesi

Bu amaçla Eylül itibariyle de 24 Haziran’da ortaya çıkartılan toplumsal ittifakın daha da geniş çevreleri kapsaması amacıyla farklı siyasi partiler, sivil toplum örgütleri, sendikalarla kimi görüşmeler gerçekleştirilecek. Görüşmelerin yapılacağı kesimler arasında toplumsal ve yerel dinamiklerin de yer alacağı öğrenildi.

Edilen bilgilere göre, CHP ile ilk aşamada bir görüşmenin olmadığı; ancak Türkiye’nin batısında sol ve sosyalist hareketle ve Kuzey Kürdistan’da ise Kürdistani yapılarla bir dizi temaslar olacak. Demokratik toplumsal muhalefetin, kurumsallaşma sürecindeki faşizme karşı ortak bir zeminde buluşması ve yerel seçimlere de bu ittifaklarla girilmesi amaçlanıyor.

 
 

Tek adamın tek hesabı

 

Tüm Bel-Sen Amed Şube Eşbaşkanı Baki Öndeş, yerel yönetimler ve odaların bütçelerinin “tek hesap” adı altında Hazine Bakanlığı’na bağlanmasının siyasi bir karar olduğunu belirtti.

 Tüm Belediye ve Yerel Yönetim Hizmetleri Emekçileri Sendikası (Tüm Bel-Sen) Şube Eşbaşkanı Baki Öndeş, 9 Ağustos'ta Resmi Gazete’de yayımlanan "Tek Hazine Kurumlar Hesabı Kapsamına Alınacak Kamu İdareleri ve Hesapların Belirlenmesi Hakkında Karar" ile birlikte yerel yönetimler ve birçok oda bütçelerinin hazineye bağlanarak tek elde toplanmasını değerlendirdi. Öndeş, alınan kararın siyasi olduğuna dikkat çekerek, “Kürt iradesinin kazanımları olduğu için belediyelerin çalışmalarını, demokratik, şeffaf bir belediyeciliği çürütme mantığıdır” dedi.

HDP belediyelerinin her altı ayda, bazen de ayda bir müfettişlik denetiminden geçtiği, buna rağmen herhangi bir yolsuzluk olayına rastlanmadığını hatırlatan Öndeş, hiçbir hukuksuzluk ve eksiklik görmemelerinin onları ciddi anlamda bir sıkıntıya soktuğunu söyledi.

 Cumhurbaşkanlığı kararnamesi ile bütün kurumların tek elde toplanmasının amaçlandığını vurgulayan Öndeş, “Halka yapılan hizmeti nasıl kısıtlayabiliriz, bizden olmayan belediyeleri nasıl kısıtlayabiliriz, mantığı yürütülüyor. Bu amaçla belediye ile halkı karşı karşıya getirme çabası gütmeye çalışıyorlar” şeklinde konuştu.

Belediyeler karakola çevrildi

Halkın kendi iradesiyle bütünleşen bir yerel yönetim anlayışını istediğini ifade eden Öndeş, şöyle devam etti: “Kayyumlar döneminde belediyeler karakola çevrildi. Halk, işlerini sürdürebilmek için de belediyeye gitmekten imtina ediyor. Halk yerel seçimlerde kendi iradesini ortaya çıkaracaktır.”

Yerel yönetimlerde halkın talepleri üzerine bir çalışma yürüteceklerini kaydeden Öndeş, şunları söyledi: “Ödenekler hazineden mi geliyor İller Bankası’ndan mı geliyor, bizi ilgilendirmez. Belediyeler halktan aldığı talepler doğrultusunda projelerini çizer ve doğrultuda çalışma yürütür. Eğer halkın talep ettiği projeleri sunduğumuzda yapılmazsa biz de halka iner onları ifşa ederiz.”