
Halkların Demokratik Partisi (HDP) Merkez Yürütme Kurulu (MYK), konuyla ilgili “Çocuklarımızın yaşamları cehenneme çevriliyor” başlığıyla yazılı bir açıklama yaptı.
Bu tür yurt yangınları ne ilk ne de bu hükümetin anlayışı ve sorumsuzluğu devam ettiği müddetçe son olacağını kaydeden HDP “Denetim görevini yapmak yerine ‘sabır dileyen’ bir anlayışla davranmak bu iktidarın alışkanlığıdır, aymazlığıdır. Özelleştirilmiş, cemaatlere bırakılmış öğrenci yurtlarındaki denetimsizlik ve sorumsuzluk had safhadadır. Yurtların bina içi ve dışının güvenli imarı denetlenmediği gibi, halen yangın merdivenlerinin kilitli olması konusunun konuşulduğu bir ilkellik asla kabul edilemez” dedi.
Ölümden değil, haberlerinden huzursuz
Yoksul aile çocuklarının kaldığı bu tür yurtların halinin aslında eğitim sisteminin çarpıklığının, yetersizliğinin, eğitim alanına yeterli kamu yatırımının yapılmamasının bir sonucu olduğunu ifade eden HDP, şunları vurguladı: “Çocuklarımızın denetimsiz yurtlara mahkum edilmesi ve her türlü istismarla karşı karşıya bırakılması utançtır, suçtur. AKP hükümeti, çocukların ölmesinden huzursuz olacağına, ölüm haberlerinin yapılmasından huzursuzluk duyuyor. Yangın hakkında ‘huzur ve güven ortamı bozuluyor’ iddiası ile yayın yasağı getiriyor. Bugüne kadarki bütün örneklerden de bildiğimiz gibi hangi konuya yayın yasağı getiriliyorsa, onun arkasında ya hükümetin sorumsuzluğu ya da eli vardır. Ortaokul öğrencilerinin yurtlara yerleştirilmesinin önünü açan siyasi irade bu felaketten sorumludur.”
Yargı da sorumludur
Katliamın bir sorumlusunun da siyasi iktidarın denetimindeki vurdumduymaz yargı olduğuna dikkati çeken HDP MYK, şunları da kaydetti: “8 yıl önce 18 öğrencinin Konya’da bir yurtta ölmesinden sonra açılan dava 8 yıldır sürmektedir, ama tek bir tutuklu ve sonuç yoktur. 1 yıl önce Kulp’ta bir yurtta çıkan yangında 6 çocuk ölmüştür, ancak yargı önünde halen hesabı sorulmamıştır. Adana Aladağ’da yaşanan felaketin vebali, çocuk karşıtı politikalar uygulayan ve sorumsuzluğunu ‘kader’ diyerek örtmeye çalışan hükümettedir. Yurt açığını gidermek, kamusal, parasız ve nitelikli barınma hakkı için politikalar üretmek yerine, cemaat yurtlarının teşvik edilmesi af edilemez.
Çocukları evlendirmekle meşgul
AKP, evlilik yaşına henüz gelmemiş çocukların nasıl evleneceğine dair yasalar çıkarmaya uğraşacağına, onların yaşamlarının nasıl güvenceye alınabileceğine ilişkin düşünmelidir. Öğrenci yurtlarındaki denetimsizliğin ve sorumsuz davranışların nedenleri derhal ortaya çıkarılmalı, sorumlulardan yargı önünde hesap sorulmalıdır. Her gecikme yeni katliamlara davetiye çıkarmaktır.”