HDP Amed Milletvekili Dersim Dağ, “Gençlerin talebi salt tecridin kaldırılması değil, Sayın Abdullah Öcalan’ın özgürleştirilmesidir” dedi.
Amed’de yapılan iki günlük eyleme katılan isimlerden biri olan HDP Milletvekili Dersim Dağ, 5 Nisan 2015’ten sonra görüşmelerin engellenmesi ve tecrit sisteminin ağırlaştırılmasıyla devletin Kürt özgürlük mücadelesini tasfiye etmeyi amaçladığını hatırlattı. Tecrit sisteminin Öcalan ile sınırlı olmadığını kaydeden Dağ, “Kadınlar, gençler ve tüm toplum tecrit altında. Bu nedenle yaşamın her alanında tecridin kaldırılması talebimizi dile getirdik. Çünkü, tecritle birlikte soykırım politikaları uygulanmakta. Bu soykırımı durdurmak, AKP hükümetinin imha ve inkar politikalarına karşı öncelikle tecridi kırmalıyız. Gençler ve kadınlar olarak bugüne kadar olduğu gibi bugünden sonra da tecride karşı taleplerimizi dillendirmeye devam edeceğiz” diye konuştu.
HDP’li vekil, Öcalan üzerindeki tecridi protesto etmek ve 14 gündür açlık grevi eylemini sürdüren Leyla Güven’e destek olmak amacıyla yapılan eylemlerin, gerçekleştirdikleri açlık greviyle sınırlı kalmayacağını da ekledi. Dağ, bu konuda şunları söyledi: “Leyla Güven’in talepleri, Kürt halkının ve Türkiye halklarının öncelikli talebidir. Bu talep ülkede barış ve huzur ortamının tesis edilmesi, gittikçe derinleşen savaşın durdurulması için temel taleptir. Bu nedenle taleplerimiz karşılanıncaya kadar yaşamın her alanında eylem ve etkinliklerimizi sürdüreceğiz. Talepler karşılanmadıkça, daha yüksek sesle dile getireceğiz. Tecridi kırıncaya dek mücadele edeceğiz.”
Direniş kapıları açacak
Gençlerin ve kadınların tecridin kırılmasına karşı geliştirilecek eylem ve etkinliklere öncülük edeceğini söyleyen Dağ, “Gençler tecride karşı alanlara inmeye başladı. Gençlerin her zaman olduğu gibi temel gündemi tecrittir. Ancak gençlerin talebi salt tecridin kaldırılması değil, Sayın Abdullah Öcalan’ın özgürleştirilmesidir. Gençlik, bu istek ve gündemle alanlarda. Kürt özgürlük mücadelesi gençlerin öncülüğünde bugünlere ulaştı. Gençlerin direniş ve mücadelesiyle de İmralı’nın kapıları açılacaktır” dedi.
Dağ, Diyarbakır Valiliği’nin Leyla Güven’e destek olmak amacıyla yapılacak eylem ve etkinlikleri yasaklamasına ise şu sözlerle tepki gösterdi: “Leyla Güven bu direnişin öncüsü oldu. ‘Süper Vali’ bu direnişin dalga dalga büyümesinden, halkın bu direnişe ses vereceğinden korktuğu için böyle bir karar aldı. Amed halkı ve Kürt halkı olarak bu kararı tanımıyoruz. Her yerde Leyla Güven’e destek eylemlerimizi sürdüreceğiz.”
Tecrit son bulmalı
HDP vekilleri Remziye Tosun ve Tülay Hatimoğulları da MA’ya yaptıkları açıklamada, barışın tesis edilmesi için bir an önce tecridin son bulmasını istedi.
Tecridin tüm halklar üzerinde derinleştirildiğini ifade eden HDP Amed Milletvekili Remziye Tosun, “Bu tecrit insanlık suçudur. Tecridin kalkması için elimizden ne geliyorsa yapacağız” dedi. Güven’in eylemine işaret eden Tosun, şöyle devam etti: “Sayın Abdullah Öcalan’ın mücadelesiyle biz kadınlar bu noktaya geldik. Leyla Güven arkadaşımız, ‘Ben kendimi Abdullah Öcalan’ın fikir ve felsefesiyle tanıdım. Onun üzerinde olan son 5 yıllık tecridi kabul etmiyorum. Tecridin kaldırılması için direneceğim. Onun için açlık grevine giriyorum ve görüşmeler olana kadar bu eylemi süreceğim’ demişti. Sonuna kadar Leyla Güven’in yanında olacağız. Sayın Abdullah Öcalan üzerindeki tecrit kalkmayana kadar bu tür eylemlerimiz devam edecektir. İlk uyarı iki günlük açlık grevi eylemidir. Önümüzdeki günlerde de yeni planlamalarla eylemlerimiz devam edecek.”
Kürtlere hukuk yok
CHP vekili Enes Berberoğlu’nun tahliye edilmesine değinen HDP Adana Milletvekili Tülay Hatimoğulları da “Burada hukuk HDP’ye işlemedi. Şu anda cezaevinde bulunan tek vekil arkadaşımız Leyla Güven’dir. Leyla arkadaşımız da bir an önce serbest bırakılmalıdır” ifadelerini kullandı. Öcalan üzerinde devam eden ağırlaştırılmış tecride dikkat çeken Hatimoğulları, şöyle konuştu: ”Sayın Abdullah Öcalan’ın ailesi ve avukatlarıyla görüştürülmemesi üzerine cezaevinde bulunan Leyla Güven arkadaşımız bu konuya parmak basmak için şu anda süresiz ve dönüşümsüz açlık grevinde. Leyla Güven arkadaşımızı haklı buluyor, yanında olduğumuzu bir kez daha belirtiyoruz. Sayın Öcalan tecrit içinde tecride mahkum edilmiştir. Tecridin ortadan kalkması gerektiğine inanıyoruz. Leyla Güven arkadaşımızın başlattığı mücadeleyi aynı zamanda Türkiye’nin demokratikleşmesi ve Ortadoğu’nun barışa ve huzura kavuşabilmesi açısından da değerlendiriyoruz.”