
HDP Hukuk Komisyonu Başkanı ve Adana Milletvekili Meral Danış Beştaş, eşbaşkanları ve milletvekili arkadaşlarının tecritte tutulmalarının, “tutuklanmaları gibi merkezi bir karar” olduğunu söyledi.
HDP Hukuk Komisyonu Başkanı ve Adana Milletvekili Meral Danış Beştaş, Muş Milletvekili Burcu Çelik Özkan ve Mardin Milletvekili Erol Dora ile birlikte Edirne F Tipi Cezaevi’nde rehin tutulan Eşbaşkan Selahattin Demirtaş ve Hakkari Milletvekili Abdullah Zeydan’ı ziyaret etmek için Edirne’ye gitti. Ancak söz konusu milletvekillerinin, Demirtaş ve Zeydan ile görüşmelerine izin verilmedi.
Ziyaretleri engellenen vekiller, HDP Edirne İl Örgütü binasında basın toplantısı düzenledi. Toplantıda konuşan Meral Danış Beştaş, cezaevine gitmek üzere geldikleri kentte önce Demirtaş’ın cezaevi koşullarına ve maruz kaldığı uygulamalara dair HSYK’ye yaptıkları suç duyurusuna ilişkin Edirne Başsavcılığı ile görüşme gerçekleştirdiklerini aktardı. Benzer şekilde Cezaevi Müdürü ile de görüştüklerini belirten Beştaş, ancak Adalet Bakanlığı’nın “keyfi” kararıyla Demirtaş ve Zeydan ile görüştürülmedikleri kaydetti.
‘Güvenlik’ gerekçesi absürt
İlk günden beri ayrı hücrelere konulan Eşbaşkanları Demirtaş ile Hakkari Milletvekilleri Abdullah Zeydan’ın, seslerini birbirlerini duyuracak mesafede olmalarına rağmen aynı koğuşa geçme yönündeki taleplerinin reddedildiğini söyleyen Beştaş, İnfaz Hakimliği’ne yaptıkları itirazın da sonuçsuz kaldığını aktardı. Beştaş, Zeydan ve Demirtaş’ın aynı koğuşta kalma taleplerinin “güvenlik” gerekçesiyle engellenmesinin komik olmanın ötesinde absürt olduğunu ifade etti.
Vekillere işkence yapılıyor
Beştaş, şöyle devam etti: “Sadece Demirtaş ve Zeydan değil, diğer Eşbaşkanımız Figen Yüksekdağ, İdris Baluken, Silivri’de Kandıra’da bulunan diğer vekillerimiz tek kişilik odalarda tutulmaktadır. Bu da tek tek cezaevi müdürlüklerinin kararı değildir. Bu, tıpkı arkadaşlarımızın 4 Kasım’da bir darbeyle gözaltına alındıktan sonra tutuklanmaları gibi merkezi bir karardır.”
Beştaş, tek başlarına tecritte tutulmalarıyla vekillere açıkça işkence yapıldığını da sözlerine ekledi.
Devlet suç işliyor
Beştaş, Demirtaş’ın kaleme aldığı mektupların cezaevi idaresi tarafından sansürlenmesi üzerinde de durdu. Diğer vekiller gibi Eşbaşkanları Demirtaş’ın milletvekilliğinin devam ettiğini vurgulayan Beştaş, “Bu devam ettiği için yaşama faaliyetlerine katılmasının engellenmesi de bir suçtur. Demirtaş’ın mektupla gönderdiği Grup toplantısı konuşmaları sansür edilmekte, bir sayfada sadece iki cümle bırakılabilmektedir. Yine Demirtaş‘ın Avrupalı parlamenterlere gönderdiği mektubun onlara teslim edilmeyecek olmasının kendisini bildirilmesi ciddi bir hak ihlalidir” ifadelerini kullandı.
Merkezi planlamadır
“Edirne’den-Hakkari’ye” deyiminin bir metafor olarak kullanıldığını dile getiren Beştaş, “Hakkari milletvekilimiz Edirne’ye getirilmiştir. Diyarbakır vekilimiz Edirne’ye getirilmiştir. Bu planlanmamış bir mesele değildir. Merkezi akıl bu kararı vermiştir” diye konuştu.
Demirtaş ile görüşmek için Adalet Bakanlığı’na başvurduklarını, ancak yanıt alamadıklarını da paylaşan Beştaş, son olarak şunları belirtti: “Diğer milletvekilleri istedikleri yerlerde istediği kişiyi ziyaret edebiliyor. Ancak burada sadece HDP vekillerine dönük bir karar olduğunu anlıyoruz. Bu kararı verenler yarın öbür gün cezaevine düştüğünde onları ziyaret edecek kimseyi bulamazlar.”
Avrupa Konseyi’ne yazdı cezaevi idaresi el koydu
Demirtaş’ın Avrupa Konseyi Genel Sekreteri Thorbjorn Jagland ve AK İnsan Hakları Komiseri Nils Muiznieks’e yazdığı iki mektuba el koyan cezaevi idaresi, herhangi bir gerekçe bildirme gereği bile duymadı.
Demirtaş’ın tutuklandıktan sonra HDP Meclis Grup Toplantısı’nda okunması için gönderdiği 7 sayfalık mesajı HDP’ye 3 hafta sonra sansürlü bir şekilde ulaştı.
Yine Özgürlükçü Demokrasi Gazetesi’nin cezaevindeki Demirtaş ile yaptığı röportaj da cezaevi yönetiminin sansürüne maruz kalarak, eksik bir şekilde yayımlanmıştı.
Cezaevinde açlık grevi
Edirne F Tipi Cezaevi’ndeki 6 tutsak, Demirtaş ile Zeydan’ın tek kişilik koğuşlarda kalmasını protesto etmek için süresiz olarak açlık grevine başladı. Cezaevi İdare ve Gözlem Kurulu, birlikte kalma taleplerini kabul etmemişti.
İSTANBUL