Mîr Celadet Bedirxan şöyle demiş: “Dilin temelini oluşturan unsurlar dört tanedir: Harf, hece, kelime ve cümle. Harflerden hece, hecelerden kelime oluşuyor ve eğer kelimeler bir sistem ve kural içerisinde arka arkaya yazılırsa cümle meydana gelir. O da dilin kendisidir zaten.”
Kendim “kit” kavramını kullanmayı daha doğru görüyorum, nedeni de tek heceden meydana gelmiş olması. Ancak “Kurmancî Gurubu” olarak tanımlanan dil bilimcilerimiz “kîte” kullandıkları için ben de onlara uyacağım.
Hece dil biliminin kullandığı bir kavramdır; o bir ya da bir kaç harften meydana gelir ve tek seferde ağızdan çıkan sestir. Konuşmada bir araya gelen en küçük harf grubunu oluşturur. Kurmancînin her hecesinde sesli bir harf olmak zorunda ve buna ‘hece ortası veya göbeği’ diyoruz. Kurmancîde hece bir harften 5 harfe kadar değişik sayıdaki harf gruplarından meydana gelir. Hece bir kelime de olabilir, bir kelimenin parçası da.
Örnek:
1- “Kurd” kelimesi tek heceden oluşmuş. “k,r,d” sessizleri, hecenin öbeği dediğimiz “u” harfinin etrafına toplanmış.
2 – “Kurdistan” kelimesi 3 heceden oluşur. Bunlar da “kur-dis-tan”dır. “kur” hecesinin hecenin göbeği “u” dur. “kur” hecesinde aynı şekilde “u” hece göbeğini oluşturuyor. “dis” hecesinde aynı görevi “i” görürken, “tan” hecesinde “a” seslisi göbeği oluşturuyor.
“Kurd” kelimesinde “d” harfi “k” ile “r” harfleriyle birlikte “u” seslisinin etrafında bir araya gelmiş.
Ancak “Kurdistan” kelimesinde “d” kelimesi bir önceki “Kurd kelimesinin -u-“sundan yani göbekten ayrılarak “i” seslisinden oluşan hece göbeğinin yanına gitmiş. Bu yüzden de “Kurdistan” kelimesini seslendirdiğimizde üç kez nefes veriyoruz ve bu şekilde üç hecelik ses çıkarıyoruz.
Madde 1: Hece konuşmada bir araya gelen harflerin en küçük kümesinden oluştuğundan, ne konuşmada ne de yazıda hiç bir şekilde harflerin bir birinden ayrılması kabul edilmez.
1 harfli heceler
Eğer hece tek bir harften oluşuyorsa, şüphesiz o da sesli harftir. “û” bağlacında olduğu gibi, ya da “A”nın “Amed” kelimesinde (A-med) kendi başına bir hece olması gibi.
2 harfli heceler
Eğer hece 2 harften oluşuyorsa, onlardan biri sesli, diğeri de sessiz dir. Sesli harf sessiz harften önce gelir (örnek: av, ax, …), ya da sessiz harften sonra gelebilir (örnek: ba, rê, …)
3 harfli heceler
Eğer hece 3 harften oluşuyorsa, bir harf sesli, diğer ikisi de sessizdir. Bunun için de üç değişik örnek verilebilir:
Sesli harf başta yer alır (örnek: ard, erd, ast,…)
Sesli harf ortada yer alır (örnek: sal, meh, roj, …)
Üçüncü seçenekte de sesli harf diğer iki harfin sonunda olabilir. (örnek: xwe). Burda belirtemiliyiz ki Kurmancların çoğu bu şekilde kullanımdan kaçıyorlar. Kurmancînin konuşulduğu birçok bölgede “xwe” yerine “xa”, “xo” ya da “xe” kullanılıyor, söyleniyor.
Bedirxan kardeşler (Celadet ve Kamiran) “bira” kelimesini “bra” şeklinde yazmışlar. Ancak hece içinde iki sessiz harfi sesliden önce kullanmak istemeyen Kurmanclar -zamanla- “bira” olarak yazmaya başladılar ve öyle oturdu.
4 harfli heceler
Eğer hece 4 harften oluşuyorsa bu durumda bir harf sesli, diğer üç harf ise sessizdir.
Dört harfli heceler şu formlarda kullanılabilir:
Sesli harfin önde, üç sessiz harfin arkada olmaz. Çünkü Kurmancîde böyle bir ses ve konuşma formu yok.
Yine üç sessiz harfin önde, tek sesli harfin ise arkada kullanılması gibi bi durum yurdaki gerekçeden ötürü kullanılmaz.
Bir sessiz harfin önde, sesli harfin ikinci sırada ve kalan iki sessiz harfin sonda olduğu hece formları Kurmancîde oldukça fazladır (Örnek: deng, ling, sing, …)
Yine iki sessiz harfin önde, üçüncü sırada sesli harfin olduğu ve kalan sessiz harfle biten hece formu da Kurmancîde kullanılıyor (Örnek: stûn, spas, stem, …) Daha önce de belirttiğimiz gibi Kurmanclar bu formdan da pek hoşlanmazlar ve bu şekilde kullanmaktan kaçınıyorlar.
Bir çoğu “stûn” kelimesini ya “istûn” ya da “sitûn” olarak yazıyorlar. Yine “spas” kelimesini ya “sipas” ya da “supas” olarak yazıyorlar. “stem” kelimesini de “istem” ya da “setem” olarak (iki hece) şeklinde yazıyorlar.
Yine Bedirxan kadeşler (Celadet ve Kamiran) “ziman” sözcüğünü, “zman” şeklinde yazmışlar. Aynı şekilde iki sessizin, sesliden önce kullanmaktan hoşlanmayan -ya da zamanla- Kurmanclar bunu “ziman” olarak yazmışlar ve kabul etmişler.
5 harfli heceler
Eğer hece 5 harften oluşuyorsa, bu durumda yine bir harf sesli, kalan dört harf sessiz olmaz zorunda. Bu hece formunda da şu olasılıklar önümüzde duruyor:
Sesli harfin önde, kalan dört harfin arkada yazıldığı hece formu Kurmancîde yok.
Sesli harfen sonra, dört sessiz harfin arkada yazıldığı hece formu da Kurmancîde yok.
Bir sessiz harfin başta, üç sessiz harfin sonda, sesli harfin de ikinci sırada olduğu hece formu da Kurmancîye uymuyor.
Üç sessiz harfin önde, sesli harfin dördüncü sırada ve sonda tekrar bir sessiz harfin bulunduğu hecelere Kürtçede rastlamak mümkün. Buna Mîr Celadet “stran” gibi bazı örnekler vermiş. Bu formu kabullenmekte zorlanan Kurmanclar diğer yukarıdaki 4 harfli hecelerde olduğu gibi zaman içerisinde değiştirmişler. “stran”ı “stiran (iki hece)” ya da “istiran” veya “stiran” olan iki heceli kelimeye dönüştürmüşler. Üç heceli “histiran” formunu dahi kullananlar var.
İki sessizin önde, iki sessizin arkada sesli harfin de ortada olduğu hece formları mevcut ve Mîr Celadet “strewr, sport, stand” kelimesini buna örnek vermiş. Bu tür hece formlarına karşı alerjisi olan Kurmanclar bunu da iki heceye dönüştürerek, “stewr”i “istewr”, “sitewr, “istewr”e dönüştürmüşler. Yine üç heceli “sitewir” formunu kullananlar olmuş.
Neden böyle oluyor, neden Kurmanclar Mîr Celadet gibi yazmıyorlar?
Bu sorunun cevabını vermemiz gerekiyor. Bunun cevabı için Mîr Celadet’e başvuracağız çaresiz. Bunun nedeni de Mîr Celadet’in “î” harfini Kurmancî alfabesine eklemesinden başka bir şey değildir.
Bu konulardaki tartışmamız devam edecek…