Jelpke, Kışanak ve Anlı’nın gözaltına alınmasının AKP rejiminin  bir dikta rejimi olduğunu kanıtladığını söyledi. 

Kürdistan’daki belediyelere kayyumların atanması, öğretmen, siyasetçi, insan hakları aktivistleri ve gazetecilerin tutuklanmasını değerlendiren Jelpke, “Erdoğan’ın, 5 Temmuz darbe girişimi sonrasını kendi rejimini güçlendirmek ve muhalefetin her türlü ifadesini susturmak için kullandığı apaçık ortada” dedi. 

Sol Parti ve kendisinin özgürlük, Kürdistan ve Türkiye’nin demokratikleşmesi ve özgürleşmesi için mücadele eden herkesin yanında olacağını belirten Jelpke, Almanya Federal Hükümeti’ne ise şu şekilde tepki de bulundu: “Erdoğan rejimine kur yapmaktansa, AB-Türkiye anlaşması sonlandırılmalı, silah ihracatı durdurulmalı ve Almanya’da PKK yasağı kaldırılmalı. Barışçıl bir çözümü, diyalog getirir.” 

Türk devletinin Kürt siyasetçilere uyguladığı baskı politikasının dozunun giderek yükseldiğini ifade ederek sözlerine şu şekilde devam etti: “DBP’li belediyelere kayyum atanarak halk cezalandırılıyor. Söz konusu belediyelerde DBP’nin oy oranı yüzde 55 ile yüzde 90’ın üzerinde. Polis ve askeri güçlerle yaptıkları operasyonlarla sivil politikayı imkansız hale getiriyorlar. Halk, AKP’yi desteğe zorlanıyor. Türk devleti ‘terör sorunu’ deyip uluslararası alanda şiddeti meşrulaştırmaya çalışıyor.” 

Jelpke, son olarak da Türk devletinin faşizmin tüm kriterlerini karşıladığın sözlerine ekledi. 

Sistematik işkence var

Sol Parti Federal Milletvekili Sevim Dağdelen de, Kışanak ve Anlı’nın gözaltına alınmasının var olan tansiyonun daha da yükseldiğini vurguladı. HDP ve DBP’liler ile dayanışma halinde olduklarını da söyleyen Dağdelen, “HDP milletvekilleri ile partimizin milletvekilleri partner ilişkisi kurduk. Dolayısıyla bizler, Gültan Kışanak ve Fırat Anlı’nın yanındayız ve onlarla dayanışma içindeyiz” diye konuştu. 

Dağdelen İnsan Hakları İzleme Örgütü’nün (HRW) raporlarına da dikkat çekerek “Söz konusu gözaltılar olduğunda en kötü ihtimali düşünmemiz gerekir. OHAL’in ilan edilmesinden sonra Türk polisleri sistematik işkence yapıyor” vurgusunda bulundu. 

Dağdelen Almanya Federal Hükümeti’nin sessizliğini de eleştirdi.

Almanya Federal Hükümeti’nin sessizliği ve hareketsizliğini sonlandırmasını talep ettiklerini kaydeden Dağdelen, Almanya Başbakanı Angela Merkel’in ise Erdoğan’ın şiddet politikasını sürdürmesini onayladığını söyledi. 

Dağdelen, “Berlin, Ankara’ya karşı daha fazla ayrıcalıklı ortağıymış gibi davranmamalı. Almanya ve AB, Türkiye’deki siyasi tutsaklar için harekete geçmeli” diye konuştu. 


DÎLAN KARACADAÐ / HABER MERKEZİ