Sosyalist Kadın Meclisleri (SKM) kadına yönelik şiddet ve kadın cinayetlerinin son bulması, cinayetlere karşı taraf yaratmak, devleti doğrudan yaşanan sorunlar karşısında muhatap kılmak ve yasaların kadın lehine değiştirilmesi için, "Ses ver şiddeti durdur. Şiddete karşı 1 milyon imza" isimli kampanya kapsamında 22 Ağustos'tan bu yana imza topluyor. Şimdiye kadar 200 bin imza toplayan kadınlar, 27 Kasım'da da Ankara'da miting düzenlemeye hazırlanıyor.
Devam eden kampanyaya ilişkin bilgi veren SKM Sözcüsü Birsen Kaya, kadına yönelik şiddete karşı mücadeleyi 'sürekliliği olan bir politikayla' yürütmeye çalıştıklarını kaydetti.
Türkiye'nin her kentinde yürütülen kampanyada, yurttaşların yoğun olarak bulunduğu çarşı, kafeterya, okul ve hastane önlerinde stantlar açıldığını kaydeden Kaya, ayrıca elden de imza toplandığını söyledi. Kampanyaya büyük bir ilgi olduğunu belirten Kaya, 200 bin imzaya ulaştıklarını, standların önünde kuyruklar oluştuğunu dile getirdi. Kaya, kampanya kapsamında bildiriler dağıtmalarının yanı sıra bilgilendirme çalışması da yürüttüklerini ifade etti. Kaya, toplumun ilgisini bu yöne çekmek için çeşitli eylemler örgütlemeye çalıştıklarını vurguladı. Kampanyaya gösterilen ilginin, artık bu sorunun sadece kişisel bir sorun değil, toplumsal bir sorun olarak görülmeye başlanmasından kaynaklandığını ifade eden Kaya, kadınların artık her öldürülen kadınla kendisinin, kadın cinsinin tehdit edildiğinin farkında olduğunu vurguladı. Kaya, kadınlarda artık harekete geçme ve devleti de harekete geçirme arayışı olduğunu söyledi.

'Kürdistan'daki savaş kadına şiddeti tırmandırıyor'
Kaya, Türkiye'de kadına yönelik şiddetin tırmanmasının birçok nedenin olduğunu, var olan devlet ve toplum yapısının da bu şiddet ve cinayetleri tırmandırdığını dile getirdi. AKP Hükümeti'nin sürekli cinsiyetçi açıklamalarla şiddeti körüklerken, yargının da cinsiyetçi yaklaşımlarla cinayetlerin devam etmesine neden olduğunu belirten Kaya, "30 yıldır devam eden savaşın kendisi de bu etkenlerden biri. Kürdistan'da yaşanan savaş, sadece o coğrafyayı kapsamıyor. Oraya giden erkekler, geri döndüklerinde edindikleri militarist ideolojiden beslendikleri erkeklikle topluma geri dönüyorlar ve bunu da en yakınındaki ve zayıf gördükleri kadına uyguluyorlar. Savaşa karşı mücadele etmek de kadına dönük şiddeti besleyen siyasi duruma müdahale etmektir" dedi.

'27 Kasım'da Ankara'dayız'

Kampanya ile birlikte toplumsal gerçeklikleri ile yüzleştiklerini, kadın sorununun ne kadar boyutlu olduğunu gördüklerini dile getiren Kaya, daha güçlü ve yaygın şekilde kadın örgütleri kurulması gerektiği sonucuna vardıklarını söyledi. Kadınların yaşadıkları şiddete ilişkin çok çeşitli başvurular aldıklarını ifade eden Kaya, "Yoksulluğun şiddeti artırdığını gördük. Sokaklarda yalnız olan, muhatap bulamayan kadınlar var. Kolluk kuvvetleri ve yargının erkekten yana tavrının da kadın üzerinde büyük bir baskı oluşturduğunu gördük. Yargıda 'Kocandır, döver de sever de' anlayışının devam ettiğini, kadını evine gönderdiğini görüyoruz" dedi. Kaya, bu nedenlerle tüm kadınları dayanışma içinde olmaya çağırdı. Topladıkları imzaları 28 Kasım'da Meclis'e sunacaklarını belirten Kaya, öncesinde 27 Kasım'da da Ankara'da büyük bir miting düzenleyeceklerini duyurdu.
Miting hazırlıklarının başladığını ve her kentten kadınların katılımını sağlamak için çalışmalar yürüttükleri bilgisini aktaran Kaya, "Mitinge çağrı amaçlı isyan otobüsleri hazırlığımız var. Kasım ayından itibaren katledilen kadınların fotoğraflarının olduğu otobüsleri örgütleyeceğiz. Kampanyanın hedefi 1 milyon imzayı yakalamak ve Ankara'da tüm kadınlarla etkili güçlü bir kadın mitingi örgütlemek. Meclis'in olduğu kentte, kadın cinayetlerine karşı tepkimizi haykıracağız. Milletvekillerini, bu konuda muhatap olmaya, kadınlarla ilgili gerekli tedbirleri almaya çağıracağız" diye konuştu.
Kaya, Ankara'da kadın sığınma evlerinin yaygınlaştırılmasını, yargıda kadın lehine ilgili değişiklikler yapılmasını, uygulamadaki boşlukların doldurulmasını, sığınma evlerinin kadın örgütleri tarafından denetlenmesini, kadın cinayetleri davalarına kadın örgütlerinin müdahil olarak kabul edilmesini ve yargıda kadın cinayetleri davalarında haksız tahrik indiriminin yasadan çıkarılmasını isteyeceklerini vurguladı.

GÜLER CAN-ŞİLAN ÖZHAN - DİHA/İSTANBUL