YPG Genel Komutanı Sipan Hemo, 19 Temmuz 2012'de Kürtlerin kentlerin yönetimini ele geçirmeye başladığını; ilk saldırıların da Efrîn'de başladığını söyledi. Hemo, "Bilindiği gibi bu saldırıları yapan Kürt gruplar Türkiye'ye bağlıydı. Ancak Efrîn halkı, bu politikayı başarısız kıldı" dedi.

Bu nedenle Kürdistan'ın kalbi olan Cizîre bölgesi üzerindeki planın değiştirilip Serêkaniyê üzerinde girişimde bulunulduğunu belirten Hemo, "Başından bu yana Cizîre bölgesinin işgal edilmesi, Kürtlerin de bertaraf edilmesi amaçlanıyor. Rejim güçleri bir çok kentte var, ama rejim güçlerinin bulunmadığı Serêkaniyê'ye saldırı, bunu ortaya koyuyor" diye konuştu.
Başlangıçta bu grupların Serêkaniyê'ye girmelerinin rejim güçlerinden kaynaklı olabileceğini düşündüklerini belirten Hemo, "Ancak rejimin artıklarının da kentten çıkarılması ardından halkın evlerine saldırdı, yağmaladı ve hırsızlıklara başladı. Bu nedenle YPG karşılık vermek zorunda kaldı" dedi.

Tesadüf değil

Hemo, 11 gün süren kuşatma ve çatışmanın ardından Girkê Legê'ye bağlı Gir Zîro bölgesindeki Suriye ordusuna ait bir taburun 21 Ocak günü ele geçirilerek rejim güçlerinin bölgeden tamamen çıkarıldığı sırada Serêkaniyê'de Kürtlere saldırı geliştirilmesi karşısında şaşırdıklarını ifade etti: "Ama ne gariptir ki, Gir Zîro'yu ele geçirdikten sonra bu çeteci gruplar farklı yollarla bizden ateşkes istedi" dedi.
16 Ocak günü Hür Suriye Ordusu'nun (HSO) ilk kez Serêkaniyê'de bu kadar büyük bir güçle saldırıya geçtiğini ifade eden YPG Komutanı, "Yani İdlib, Halep, Bab, Deyr Ezor, Tilebyat ve Haseke gibi şehirlerden çok sayıda güç geldi. Hatta söyleyebilirim ki Şam'dan bile gelenler vardı. Yine Türkiye de büyük bir destek verdi ve o taraftan da geldiler" şeklinde konuştu.
Büyük bir savaş yaşandığını fakat YPG güçlerinin başarılı oldup kentin büyük bir kısmının kontrolünü ele geçirdiğini belirten Hemo, şöyle devam etti: "Bu son günlerde Türkiye artık açık bir şekilde kendisi saldırılarda bulunuyor. Biz telsizlerden dinliyoruz. Türkiye subayları çeteci gruplardan bilgi istiyor, YPG'nin yerlerine ilişkin bilgi istiyor, onları yönlendiriyor. Türkiye daha önce da savaşın içindeydi ancak bu kez açık bir şekilde içinde."
Hemo, Serêkaniyê'deki çatışmalar karşısında Kürt parti ve örgütlerinin duyarlılığı konusundaki memnuniyetini de dile getirirken, "Belki de ilk kez Kürt halkı böyle bir konuda birlik oluyor. Serêkaniyê'de büyük bir destek sunuldu ve bu da YPG'nin gücünü arttırdı" dedi.

Serêkaniyê'de son durum

Hemo, 16 Ocak'tan beri çatışmaların yaşandığı Serêkaniyê'deki mevcut durum hakkında şu bilgileri verdi: "Mehet mıntıkası dışında kentin büyük bölümü YPG'nin elindedir. Yani Haseke yolunun kuzey ve batısından kent merkezine, oradan Xiraba, Sinaa, Ebra ve Suk'a kadar YPG'nin denetiminde bulunuyor. Kalan yerler de kuşatma altındadır. Durum oldukça iyi, biz başarılıyız. Son bir kaç gündür tüm çevreler araya girerek bizden çatışmaları durdurmamızı istediler. Savaşmak veya ateşkes yapmak sözkonusu olduğunda YPG olarak tek başımıza hareket etmiyoruz. Biz çeteci gruplar gibi değiliz. Kürt muhalefeti, Suriye muhalefeti ve aynı zamanda bizimle savaşan bir çok çevre görüşme talebinde bulundu. Bir kez daha söylüyoruz: Bizimle görüşmek isteyenler Yüksek Kürt Konseyi ile konuşsun. Biz kimseyle konuşmayacağız. Kürtler hakkındaki kararları Yüksek Konsey alıyor ve biz onlara bağlıyız. Bu açıdan sözkonusu komite Yüksek Konsey'le görüşmeli. Yapılacak şey, Kürt bölgelerine Hür Suriye Ordusu ve bağlı grupların girişinin yasaklamak olmalıdır. Zira Kürtlerin kendi kendilerini koruyacak gücü var. "


DILDAR ARYEN / QAMIŞLO