
SUNA ALAN / LONDRA
Londra’da SOAS Doğu ve Afrika Çalışmaları Okulu’nda çalışmalarını yürüten SOAS Ceilidh Band genellikle Britanya Adaları ve İrlanda dans müzikleri çalmakta. Ancak grubun daha büyük bir projesi var; müziklerini, mücadele halindeki insanlara manevi destek ve dayanışma sunabilecekleri yerlere taşımak. SOAS Ceilidh Band ile çalışma yürüten aktivist etnomüzikolog Ed Emery, grup olarak vizyonlarını ve Kürt halkı ile dayanışma faaliyetlerini gazetemiz ile paylaştı. Kürt mülteci ve sığınmacıların kendileri için ilham kaynağı olduğunu belirten Emery, umutlarının Kobanê’de tüm Kürdistan müziği için bir müzik okulu kurabilmek olduğunu söyledi.
Mücadele halindeki topluluklarla dayanışma amacıyla müzik yapıyorsunuz. Kürt halkıyla böyle bir paylaşımınız oldu mu?
Son yıllarda bizi Kuzey Fransa’ya, Calais ve Dunkerque mülteci kamplarına götüren bu programdır. Orada, kendi ülkelerinde savaş korkularından kaçmak için İngiltere’ye gelmeye çalışan yüzlerce Kürt mülteci ve sığınmacı bulunduğunu keşfettik. Böylece Kürt müzik aletlerini mülteci kamplarına götürmek için bir proje başlattık. Mülteciler ile müzikal anlar ortaya çıkarıyoruz ve Kürt halkının birçok müzik geleneğini öğreniyoruz. Bizim için bir ilham kaynağı oldu ve buradaki kayıtlarımızdan bazılarını “Kurdish Songbook Project” (Kürtçe Şarkı Kitabı Projesi) başlıklı YouTube kanalında bulabilirsiniz.
Grup bu yıl, 1 Kasım Dünya Kobanê Günü vesilesiyle SOAS Üniversitesi’nde “Kobanê için Ceilidh” ismiyle bir dans etkinliği organize etti. Bahseder misiniz?
2014-15 yılları arasında DAİŞ güçlerinin kuşatmasına karşı çok sınırlı kaynaklarla silahlanmış ve yalnızca cesaretleri ve kararlılıkları ile direnen Kürt savaşçıları ve DAİŞ’e karşı uzun askeri mücadeleyi etkin bir şekilde yürüten Suriye-Türkiye sınırındaki küçük kasabanın şerefine bu etkinliği organize ettik. Yunanlıların bir sözü var: “Zurna ve davul varsa, işte orada altın bir hayat var!” Ve bu gece öyle bir geceydi. İlk başta dans sadece iki ya da üç erkek Kürt dansçı ile ağır bir şekilde başladı. Ancak, genç ve hevesli bir kitlemiz vardı ve yavaş yavaş hem erkek hem de kadın öğrenciler, dans öncülerinin adımlarını izleyerek özgüvenlerini kazandılar ve dansa başladılar. Kürt kadın savaşçılarının dans ettiği bir fotoğrafın karşısında, kısa bir süre sonra salonun çoğu dans ediyordu ve ritimler hızlanıyordu. 30 dakika kadar Kürt dansımız kesintisiz bir şekilde devam etti diyebilirim. Dans enerjisi ve Kürt dayanışmasının olağanüstü bir akşamıydı.
Belli bir noktada dansa liderlik eden genç Kürtlerden birinin, Calais ve Dunkerque mülteci kampları vasıtasıyla İngiltere’ye gelmiş bir aktivist olduğunu fark ettik. Ve böylece müzik, siyaset ve dans çemberi tamamlandı.
Ardından, uluslararası bir band olduğumuz için sıra İtalyan üyelerimize geldi. Mikrofonu ellerine aldılar ve İtalyan geleneksel ve politik şarkılarını söylediler ve yine enerji yüksekti. Bu çok özel bir şeydi. İkinci Dünya Savaşı’nda İtalyan Direnişine ait faşizm karşıtı bir partizan şarkısını okuduklarında gecenin ruhu yakalanmıştı.
Etkinliğinizin mesajı neydi?
Konserimizin bir mesajı varsa, o da budur. Diplomatik atılım umutları suya düşmüş durumda ve yeni güç ittifakları Kürtleri her yönden sınırlıyor. Devlet güçleri sınırları kontrol altında tutmakta ve Kürtler yüzyıllar boyunca yaptıkları gibi bu sınırlarla yüzleşmek zorunda kalıyorlar. SOAS’ta öğrenci aktivistler güçlü bir “Sınırlara Hayır” etiğine sahiptir. Bizim için müzisyenler olarak sınırları aşmanın en güçlü yollarından biri, müzik, şarkı ve dans yoluyla ortaya çıkan müzikal dayanışmadır. Ve takip etmeyi seçtiğimiz yol budur.
İleriye yönelik planlarınız nelerdir? Kürdistan’a seyahat etmeyi planlıyor musunuz?
Bu dans etkinliğini organize etmemizin kısmen de olsa bir nedeni de fon toplamaktır. Gelecek yıl Nisan ayında müzisyenlerimiz Kürdistan’a gidecekler. Söylemekten mutluluk duyuyorum ki evde yapılan yiyecekleri bu etkinlikte satarak, grubun seyahat masrafları için birkaç kuruş daha artırmayı başardık. Etkinlikte diğer meseleleri de tartıştık. DAİŞ tarafından öldürülen İngiltere doğumlu film yapımcısı ve gazeteci Mehmet Aksoy’a mütevazı bir saygı girişimi önerisinde bulunduk. İleride üniversitemizde anısına dair bir etkinlik düzenleyebileceğimizi umuyoruz. Ayrıca, bir gün Kobanê’de tüm Kürdistan müziği için bir müzik okulu kurabileceğimiz umudunu tekrarladık. Şimdilik, şu andaki savaş hali ve sınır kapanışlarıyla bunu gerçekleştirmek kolay değil, fakat üzerinde çalışıyoruz.