Dersim’de bir kadın kayıp! Adı; Gülistan Doku, diğer yandan Pertek’te ortaya çıkarılan tecavüzcü bir çete var. Halk sokakta… Çocuklara tecavüz eden kişiye yönelik yürüyüşler yapılıyor. Polis tecavüzcüyü koruyor, eylem yapan kadınlara saldırıyor. Polislerin uğrak yeri olan bir bilgisayarcı, belli ki derin ilişkileri olan bir sapık. Hem Gülistan, hem çocukların başına gelenler; ne tesadüf, ne de münferit!
Büyük olasılıkla bu ilişkiler ağı altında devlete bağlı çete grupları var. Kimse bu gerçeği görmezden gelemez. Gülistan Doku konusunda da bazı bilgiler var. Gülistan’ın arkadaşları, O’nun eski ‘sevgilisi’nin (ki bunun da ailesiyle birlikte bir çete üyesi olduğu kesin) Türkiyeli olmayan bir polis ailesinin çocuğu olduğunu belirtiyorlar. O’nu dövdüğünü de söylüyorlar. (Bu aile Rusya ya da Orta Asyalı olabilir.) Türkiyeli ya da başka yerli önemli değil ama kirli işlerin boyutları için bilmek gerekir.
Türk Devletinin bu konudaki, sicili kabarık. AKP’li vekilin evinde ölen kadın Orta Asya’dan gelmemiş miydi? Ya da 39 kişinin öldürüldüğü Reina saldırısını yapan kişi… Efrîn’e, ve diğer Kürt özerk bölgelerine saldıranlar hepsi Türk ordusu üyesi miydi? Libya, Somali, Afganistan vb. birçok uzak yerleri de düşünürsek, özel savaşın boyutlarını birçok yönüyle daha iyi kavrayabiliriz.
Türk ordusu her yerde işgalde, çeteleri de yanında… Savaşı, özellikle de Türk devletinin AKP-MHP eliyle yönetilen özel savaşını sadece askeri olarak değerlendirmek de oldukça sığ bir yaklaşım olur. Sadece Türkiye ile sınırlı olduğunu düşünmek de oldukça safça olur. Özel savaş sadece askeri değil, kültürel, siyasal, ekonomik… Uyuşturucusundan fuhuşa, ajanlaştırmadan kaçırmaya, haraçtan talana her yönüyle sürüyor. Kapı komşusu Irak, Suriye’den, tüm Ortadoğu ve Orta Asya’a, Balkanlara uzanan Türk devleti Kürdistan’ı, Kürt Alevi toplumunun can damarı Dersim’i mi boş bırakacak?
TC’nin örgütlenmesinin boyutları oldukça geniş ve derin. Herkes çok dikkatli ve örgütlü olmazsa bu özel savaş hükümetinin tuzaklarına düşmek çok kolay olabilir. Bunlarda tuzak ve oyun çok.
Konumuza dönersek; Dersim topraklarında halen insanları kaybeden, çocuklara tecavüz edenler var. Dersim katliamının kendisi, önce ve sonrasıyla bugünde devam ediyor. Kürt Alevi halkımızın tarihi merkezi Dersim, yaklaşık yüz elli yıldır kirli özel savaş politikalarının hedefinde!
Hem Gülistan Doku’nun gerçeği, hem de Pertek’te yaşananlar, günümüz saldırılarının su üstünde görünen kısmı, muhtemelen görünenin altında bir yığın kirli ilişkiler var. İki olayda iyi incelenirse AKP-MHP polis devletinin özel savaş örgütlenmeleri hemen görülecektir.
Amed, Wan, Mêrdîn, Dersim başta olmak üzere tüm Kürdistan ülkesinde soykırım ve asimilasyon politikaları ciddi bir şekilde planlanıyor. Şehirler yıkılıyor, şehirler düşürülüyor. Kültürel ve toplumsal boyutları doğru anlaşılması gereken bir özel savaş konsepti var. Belediye işgallerinden, tutuklamalara vs. toplumsal ve siyasal sorunlardan, kadınlara ve çocuklara kadar uzanan bir özel savaş yürütülüyor.
Gülistan’ın gerçeği nedir?
Sahte aşk hikayeleriyle mi aldatıldı, fuhuşa mı zorlandı?
İntihar mı etti, öldürüldü mü, yoksa bir yerlere mi kaçırıldı. Bilmiyoruz!
Dersim katliamında olanları, Kürdistan’ın başına getirilmek istenenleri bilmediğimiz gibi…
Kürt ve Alevi toplumu üzerine uygulanan özel savaş gerçeğini kavramak ve çözmek gerekiyor. Bunun en katmerli uygulamalarına da Kürt-Alevi toplumu maruz kalıyor. Koçgiri, Dersim, Çorum-Maraş, Madımak katliamları herkesin gözü önünde gerçekleşmedi mi?
Bu saldırılara doğru bir cevap vermeden demokrat bir Kürt ve Alevi olamayız. Hele bir Dersimli hiç olamayız. Dersim olmazsa Alevilik ciddi bir kan kaybı yaşar. Kürt’ün, Arabın, Türkmen’in Aleviliği büyük tehlikelerle yüz yüze kalır.
AKP-MHP faşist çeteleri toplumdan intikam alırcasına saldırıyor. Eğer Türkiye’de bu rejimin önünde ve ona karşı politika yapacak ciddi bir güç oluşmazsa, özel savaş politikalarının sonu gelmeyecek.
Bu sınırsız toplum düşmanlığı nereden geliyor! Bu Kürt-Alevi düşmanlığı… Başından beri kirli özel savaş ittifaklarıyla idare edilen Türk devleti, Dersim için bir katliam daha mı düşünüyor? Son katliamı; fuhuş, ajanlaştırma, koruculuk ve düşkünlükle mi gerçekleştirecek?
Biz Kürt-Aleviler, asimilasyon ve soykırımla yapılmak istenenlerin boyutunu tam bilince çıkaramıyoruz. Bu tam anlaşılmadığı için önü de alınıp saldırılara yanıt olunamıyor.
(Bir önceki yazım da ‘Kürt halkını tasfiye etme-ortadan kaldırma Türkleştirme ve ucuz köle ve efendisine uşak yaratma anlayışı bunların vicdansız zihniyetlerinin tek gerçeğidir. Kürtlerin özellikle de Kürt Alevi Dersim halkının kendi kendini yönetmesi Osmanlı ve Türkler tarafından hep bir tehlike olarak görülmüş, eşine dünyada rastlanmamış vahşi uygulamaları Dersimlilere uygulamışlardır’, demiştim.)
Dersim’in Kürt Alevileri işkence gördüler, öldürüldüler. Köyleri yakıldı, hakarete uğradılar, kuyulara atıldılar… Dersim çocukları ana ve babalarından kopartılıp pazarlarda satıldı. Toplumsal değerlerine yabancılaştırıldı, başkalaştırıldı… Ama yok olmadı, direndi…
Gülistan sorunu Kürdistan sorunu,
Dersim sorunu Kadın özgürlüğü sorunu!
Kadın hareketi ve HDP, Dersim halkına karşı bir özeleştiri temelinde Dersim’e akmalı, sokaklara çıkmalı, çeteleri yargılamalı… Bilinmeli ki, Gülistan intihar da etmiş olsa, öldürülmüştür. Ortada politik cinayetler, masum çocuklara karşı alçakça planlar var. Eğer yaşıyorsa Kürdistan halkı O’nu bulmalıdır. Çünkü Gülistan’ı bulmadan, bu tarz özel savaş oyunlarını bozmadan, Kürdistan’ı bulmak mümkün değil.
HDP bu olayları her yönüyle araştırmalı, sorgulamalı ve yargılamalı!
Bu olayların üzerine gidecek tek savcı halktır.
Kürdistan ve Türkiye halkı!