Durum endişe verici
Ülker, hemşirelik kanununun birinci maddesinin hiçe sayıldığına dikkat çekerek, eğitimsiz kişilerin hemşire olarak istihdam edildiğini, Türkiye'nin de tarafı olduğu bazı uluslararası antlaşmaların yok sayılarak, çocuk hemşire yetiştirildiğini söyledi. "Baş hemşirelikler yok edilmiştir. Başka mesleklerden diplomaları olanlara hemşirelik yetkisiyle çalışma hakkı verilmiştir. Hemşire, sağlık sisteminin en ağır koşullarda çalışanlarından birisi olduğu halde hizmeti karşılığı aldığı ücret kabul edilemez ölçülere inmiştir" diyen Ülker, sözleşmeli çalışma düzeninin, ağır çalışma koşullarıyla birlikte durumu katlanılamaz hale getirdiğine vurgu yaptı. Ülker, çalışma saatlerinde kuralsız düzene geçildiğini de sözlerine ekleyerek, "Çalışma saatlerinde kuralsız düzene geçilmiş, özel yaşam hakkı bu nedenle adeta yok olmaya yüz tutmuştur. Meslek örgütü yok sayılmıştır. Hemşire her işe memur, ucuz emek gücü hiç kimse konumuna getirilmiştir. Uluslararası Hemşirelik Konseyi, Dünya Sağlık Örgütü hemşireyi sağlık sisteminin en önemli unsurlarından birisi olarak görür ve onu bin yıl hedeflerine ulaşmada kilit insan gücü olarak değerlendirirken, ülkemizde mesleğin yok edilişine tanık olmak çok acı, toplum sağlığı adına endişe vericidir" diye belirtti.
Ülker'in konuşmasından sonra Türkiye'nin başka bölgelerinden gelen THD temsilcilerinin konuşmalarıyla miting devam etti.
ANKARA
100 bin kişiye 141 hemşire
Yükseköğretim Kurulu, Sağlık Bakanlığı ve Devlet Planlama Teşkilatı'nın 2010 yılında hazırladığı "Türkiye'de Sağlık Eğitimi ve Sağlıklı İnsan Gücü Durum Raporu"ndaki hemşirelerle ilgili verilere göre, Türkiye'de toplam 102 bin 564 hemşirenin aktif olarak çalıştığı belirtilirken, hemşirelerin 70 bin 288'inin Sağlık Bakanlığı'nda, 15 bin 335'inin üniversitelerde, 16 bin 941'inin de özel sağlık kuruluşlarında görev yaptığı belirtiliyor. Avrupa Birliği ülkelerinde 100 bin kişiye 745 hemşire düşerken, Türkiye'de ise bu rakamı 141. Türkiye'de 50 bin civarında hemşire açığı olduğunu söyleniyor ancak, atamalar yapılmıyor.