
90’lı yıllarda şu an Kürdistan’da yaşanan vahşetin benzerini bizzat yaşamış biri olan Birsen, Türklerin ‘Kürt fobisini’ne tanık olmuş, şiddet ve baskıya maruz kalmış biri olarak duygu ve düşüncelerini yansıttığını anlattı. Birsen, göç yollarından geçmese de, ülkesinden, memleketinden baskı ve şiddet yolu ile göç ettirilmiş bir mülteci olarak sayıyor kendisini. “Bir birey olarak tehcir ettirilmeyeceğimiz, kendi dil, din ve ırk olarak şiddete maruz bırakılmayacağımız bir dünya, benim ütopyamdır” diyor ressam… Almanya’nın Dieburg kenti, 11 Şubat’tan bu yana belediye binasının girişinde mülteciler ile ilgili resimlerini sergileyen Birsen gazetemize çalışmalarını anlattı.
Aidiyet duygusundan yoksun kalmak...
Cizre’nin Cudi mahallesinde büyüyen Yıldız Birsen, 90’lı yıllarda yine bugün yaşananlara benzer vahşeti bizzat yaşamış ve ailesi ile İstanbul’a göç etmek zorunda kalmış. Göçmenlerin yaşadığı aidiyet ve ötekileştirme sorunundan hala kurtulamadığını dile getiren ressam, “Nereye gidersek gidelim, maddi olarak daha rahat bir yaşantıya sahip dahi olsak, aidiyet duygusundan yoksun kalıyoruz. Huzur, ait olduğumuz yerde. Oradan da devlet baskısıyla ayrılmak zorunda kaldık…” diye konuştu. Ressam, tuvallerine acıyı yansıttığından dolayı hoşnut olmadığını, fakat kendi duygularının bu şekilde yansıtabileceğini dile getirdi ve ekledi: “Kelebekler boyamak isterdim, kuşlar, çiçekler… Ama ne yazık ki katliamı anlatmak zorundayım.”
‘Kürtler eylemlerini genişletmeli‘
Birsen, ilk sergisini Kürdistan’da açmış. Türkiye ve Almanya’da da çok sayıda sergiye imza atmış. Her sergisinin bir mesajı barındırdığını ifade eden Birsen, bu sergide de Kuzey Kürdistan’da sivil halk neden barikat ve hendek inşa ettiğini belirtiyor.
Birsen, gençlerin sokaklara çıkıp eylem yapmalarını desteklediğini dile getirdiğini ancak Kürtlerin sadece bununla yetinmemesi gerektiğini vurguladı. Birsen “Herkesin kendi alanında halk ile iletişime girmesi gerektiğine inanıyorum. Eylemler genişletilmeli ve çok çeşitli olması gerekir. Herkes kendi alanında halk ile iletişime girmeli. Ben kendi alanımda kimseyi kırmadan, güzel bir dil ile hatta hiç konuşmadan sanatımla yaşanan vahşeti tuvallerimle yansıtmaya çalışıyorum.”
Öldürmek isteyen devlete bahane çok
Kürdistan’ın bazı kentlerinde sivil halkın Türk devletinden kendilerini korumak için hendek ve barikatlar kurmak zorunda bırakıldıklarını vurgulayan ressam Yıldız Birsen, 90’lı yıllarda yaşadığı Cizre’de kendi yaşadıklarını şöyle anlattı: “Devlet bizleri göç ettirmek, hatta yok etmeye çalıştığını yeni yeni anlıyorum. Öldürmek isteyen devletin her zaman bir bahanesi vardır. Bizim zamanımızda hendek yoktu, fakat yine aynı şeyler yaşanıyordu. Bugün PKK’ye karşı mücadele adı altında bir bahane ile Kürtleri katleden devlet ve Esedullah timi, yarın bir başka bahane üretir, başka bir isim ile yine aynı teorisini uygular. Öldürmek isteyene bahane çok…”
Göç sorunu, dünya sorunudur
İnsanların yerlerinden, yurtlarından olurken batının tam bir ikiyüzlülük sergilediğini vurgulayan Birsen, nihayetinde rahatsız oldukları ‘göç sorunun’ sadece bir Ortadoğu sorun olmadığını; bir dünya sorunu olduğunu ve bir an önce Kürtlere karşı yürütülen ‘yancı’ politikaların son bulmadığı takdirde daha çok göç dalgaları ile karşı karşıya kalacaklarını sözlerine ekledi.
Batı toplumlarının göçmen akımının uzağında kalamayacağını belirten Yıldız Birsen, sergisinin de aynı zamanda bu mesajı verdiğini dile getirdi. Birsen,
“Yabancılara karşı ‘yabancı antipatisi’ oluşmaya başlamış durumda. Bu durum için sürekli birilerini suçlamayı bırakıp, çözüm yolları aramalıyız. Hatta bu durumun asıl nedenin Batılıların yıllarca Ortadoğu sorununa duyarsız kaldıkları vurgulamalıyız. Ben görsel olarak yapıyorum “ diye konuştu.
"Ötekileştirmek yerine, tanımak, paylaşmak…”
Dieburg Belediye Başkanı’nin sergisini ziyaret ettiğini söyleyen Birsen, “Keşke kendi insanlarımız da katılsalardı” diyerek çevrede yaşayan Kürtlerin sergiye katılmamasını eleştirdi.
Yıldız Birsen’in sergisi, 2 Mart tarihine kadar devam edecek. Belediye binasında açılan sergi, hafta içi saat 08:00-12:00 arası; Perşembe günleri ise ayrıca öğleden sonra saat 14:00-17:30 arası sergi ziyaret edilebilinir. Adres: Magistrat der Stadt Dieburg, Markt 4, 64807 Dieburg.
DİLAN BİÇER/DİEBURG