
Son üç ayda devlet terörüne en fazla maruz kalan Silvan halkı ilan ettikleri özyönetimle birlikte yeni yaşamı ilmek ilmek örüyorlar.
15 Ağustos'ta ilan edilen "özyönetim" ile sonrası Silvan'da halk neredeyse 24 saat direniş halinde. Beş kez getirilen sokağa çıkma yasağı günlük hayatın bir parçası haline geldi. Bu yasaklar sırasında halka ağır silahlarla saldırdılar. Ancak halkın direnişi karşısında özel harekat timleri ve polis her seferinde geri çekilmek zorunda kaldı.
Kurşun isabet etmemiş tek bir yapının dahi neredeyse kalmadığı ilçede, saldırılar sırasında yakılıp, yakılan evler, araçlar ve işyerleri de hala yerli yerinde.
Saldırıların boyutunu gözler önüne seren bu manzaların yanısıra duvarlardaki "Özerk bölgeye hoş geldiniz", "Teslimiyet ihanete, direniş zafere götürür" gibi yazılamalar göze çarpıyor. 7'den 70'e mahalle sakinleri kurmak istedikleri yeni yaşamın nöbetini tutuyor.
Mahalle içlerine doğru gittiğimizde, halkın kolektif çalışmalarına tanık oluyoruz. İnsanların bizzat kendisinin ya da seçtikleri delegelerin yer aldığı komün ve meclislerde tartışmalar yapıp ortak çözümler geliştiriliyor. Örneğin halka sağlık hizmeti verilmek üzere bir sağlık kabini oluşturmuş bile.
Sağlık hizmeti gibi eğitim çalışmaları da başlamış durumda. Şimdilik gönüllü eğitimciler tarafından çocuklara evlerde Kürtçe eğitim veriliyor.
Üstelik paylaşıma dayanan yaşamın ortaklaştırılmasına dönük bir çaba ve istek de sözkonusu. Havaların soğuması ile birlikte yaktıkları ateşlerin etrafında toplanan halk, burada bir yandan pişirdikleri yemekleri hep birlikte yiyip, çaylarını yudumlarken, bir yandan da özyönetimin inşasını tartışıyor.
Çocuklardan yetişkinlere kadar herkesin bir ucundan tuttuğu bu direnişin öncüsü ise hiç kuşkusuz gençler. Zeynep, direnişin başladığı günden bu yana hem hendek başında nöbette hem de özyönetim inşasında yer alıyor.
Özyönetimi, eğitimden sağlığa, hukuktan ekolojiye, kültür ve siyasetten ekonomi ve öz savunmaya kadar her alanda halkın söz sahibi olması olarak tanımlayan Zeynep, bunların temelinin ise meclisler ve komünler olduğunu belirtiyor.
Silvan'da da özyönetimin öncülüğünü kadınların omuzladığını söylüyor Zeynep, ilk bakışta göze çarpan hendeklerin arkasında yeni bir yaşamın sürdürüldüğüne dikkat çekiyor.
Zeynep, AKP'nin halkın özyönetim talebini kabul etmediği ve iktidar planları yüzünden saldırdığını anlatıyor. Direniş içindeki bu genç kadın, tüm saldırılara rağmen halkın yeni yaşama olan inançla direnişe geçtiğini ve saldırganların geri püskürtüldüğü sözlerine ekliyor.
Zeynep son olarak, "Direniş sadece hendeklerle sınırlı kalmayacak yaşamın her boyutuyla yükselecek" diyor.
Zeynep gibi güvenlik kaygısıyla soy ismini gizli tutan Zeki de savundukları özyönetim anlayışı ile toplumsal yönetimin kendi içinde işlevsel kılındığını vurguluyor.
Halkın artık devletin egemenliğini istemediğini söylüyor Zeki, ve Silvan'da verilen direnişin devrimin ayak sesi olduğunu anlatıyor.