İslam’ı kullanan, ırkçı, faşist, demokrasiden uzak; var olan demokratik hakları da ayaklar altına alan, yozlaştıran, içini kurutan; hepsini iktidar amaçları için vantuz gibi emen; otoriterleşen, parayı, çıkarı bir din haline getiren sisteme dikkat çeken PKK Merkez Komite Üyesi Ayata, “Bu ülke sizin babanızın çiftliği değil. Halk direnecek” dedi.

PKK Merkez Komite Üyesi Muzaffer Ayata, ırkçı, tekçi, otoriter bir sistem; istihbaratla, basınla oynayan, manipüle eden; iktidar uğruna herkesi kurban edebilecek bir zihniyetle karşı karşıya olduklarını belirterek, AKP medyasının da ateşle oynadığını söyledi: “Aşağılık, kirli, bütün suçları örtbas eden, bütün hedefleri saptıran, sanki bütün dünya AKP’yi kafeslemiş, elindeki ekmeği alacak telaşında, sonradan görme ve demokrasi kültürleri sıfır. Halkların kardeşliği kaygılar sıfır.” 

Suruç’taki katliamın yapıldığı basın açıklamasından bir gün önce büyük bir miting yapıldığını hatırlatan Ayata, neden gençlerin hedef alındığını şöyle anlattı: “Kürtlerle Türkler, doğu ile batı arasında, Türkiye devrimci hareketi ile Ortadoğu Kürdistan devrimci hareketi arasında bir bağ, bir köprü oldular. Halkların gülen yüzü, birleşme eli olarak geldiler. Çok adam öldürmek, insan öldürmek gibi dertleri varsa bir önceki gün daha çok insan öldürebilirlerdi. Demokrasi mücadelesini, Türkiye’de yükselen halkların direniş kültürünü buluşturmayalım, altına bomba koyalım, gençler mi ölür, halkların güler yüzü mü solar hiç sorun değil, hesabındalar. Değer mi yani? Erdoğan’ın birkaç yıl daha iktidarda kalmas için değer mi bu kadar insanın ölmesi? Yazık, Türkiye halklarına yazık.”


Kurban etme hastalığı

Kurban etmenin bir devlet hastalığı olduğunu söyleyen Ayata, Mustafa Suphileri katlederek, 12 Mart’ta Denizleri idam ederek, işçi katliamları planlayarak, 12 Eylül’de işkencelerden geçirerek, Maraş’ta Kürtleri, Alevileri, bütün ezilenleri, sol güçleri, demokratik güçleri hep kurban ettiğini vurguladı.


Vantuz gibi emiyor

“Hep eze eze bugünlere geldiniz” diyen Ayata, İslam’ı kullanan, ırkçı, faşist, demokrasiden uzak, var olan demokratik hakları da ayaklar altına alan, yozlaştıran, içini kurutan, hepsini iktidar amaçları için vantuz gibi emen otoriterleşen, parayı, çıkarı bir din haline getiren sisteme dikkat çekti. 


Babanızın çiftliği değil

Bütün bunlara karşı halkların direneceğini söyleyen Ayata, şöyle devam etti: “Bir de siz niye direniyorsunuz, diye kızıyorlar.  Ayağa kalkmış halklara güvenlik paketleriniz, yasalarınız, silahlarınız sökmez. Bundan vazgeçin. Bırakın halklar özgürleşsin; serbest düşünsün, konuşsun, örgütlensin. Bu ülke sizin babanızın çiftliği değil. Burada yaşayan tüm insanların/toplulukların geçmişi, kökleri, hakları, hukukları var. Bunlara saygılı olacaksın. Yoksa halk direnecek.” 


Halk canını korumalı

Devlet insanları tutuklama, yargılama hakkını kendinde görüyorsa; otoriteyi bu kadar tekelleştirmişse, halkın da canına kast eden güçlere karşı canını koruması gerektiğini vurgulayan Ayata, şunları söyledi: “Kürdistan demokratik güçlerinin, halkının kendi güvenliğini sağlaması lazım. Hangi yolla olursa olsun. Veryansın ediyor. HDP halka çağrı yapmış silahlanın diyor, diye. Hizbullah’ı silahlandırmadınız mı? Bunlar sokaklarda insanları kovalayıp öldürmediler mi? İnsanların içinde bombalar patlatılırken, ana kuzularının cenazeleri kaldırılırken… Bizim işimiz hep ağıt yakmak mı olacak? Hep bizim mi anamız ağlayacak? Biz mi hep acı çekeceğiz? Çoktan engellenmeliydi. Bizim bu konuda özeleştiri vermemiz lazım. Hem AKP-DAİŞ işbirliği yapıyor, silahlandırıyor, eğitiyor, sınırları açmış, diyoruz hem de tedbirimizi almıyoruz. Sokaklarda yürüyüş yapıyoruz, sanki her şey normal. Kendimizi savunmalıyız, mahallemizi, sokağımızı, köyümüzü korumalıyız.”


Direnme meşru, savunma vazgeçilmez

Direnmenin meşru; kendini savunmanın vazgeçilmez bir hak olduğunun altını çizen Ayata, “Hiçbir hukuk kendini savunma hakkını senden alamaz” dedi.

“Güya devlet bizi koruyacak, güvenliğimizi sağlayacak. Bu saldırıları asker, polis, istihbarat yönlendiriyor. Katillerle iç içe” diyen Ayata, şunu ekledi: “Kimi kime şikayet edeceksin? AKP’nin eli içinde diyoruz. Vatandaşına tezgah kuruyorsa, cesetlerin ortaya saçılmasına, paramparça olmasına göz yumuyorsa suç ortağıdır, kendisini kurtaramayacaktır.” 


 ANF/BEHDİNAN