
HDP Eşbaşkanı Selahattin Demirtaş, Dersim Katliamı'na ilişkin tartışmalara değinerek, "O diyor sen yaptın, diğeri diyor sen yaptın; ulan hepiniz oradaydınız be" dedi. Alevi açılımı ile ilgili yapılan tartışmalara da değinen Demirtaş, şunun altını çizdi: "Alevi sorununu çözmeyecekler, çünkü onlar Aleviliği sapkın bir mezhep olarak görüyorlar."
Partisinin grup toplantısında konuşan HDP Eşbaşkanı Selahattin Demirtaş, Ahmet Kaya'yı anarak, "14 yıl sonra o dostu, kardeşi çok özlediğimizi belirtiyoruz, sevgi ile hasret ile anıyoruz" dedi. Kaya'nın bıraktığı ülkede birçok şeyin halen değişmediğini, ötekileştirme ve lincin, inancından dolayı horlanmanın devam ettiğini belirten Demirtaş, "Hazır özür furyası başlamışken birileri de utanır çıkar Ahmet Kaya'dan da özür diler diye bekliyoruz" dedi.
Anadil yasağının bitmesi
Ahmet Kaya'dan özür dileme anlamında somut olarak da yapılması gereken şeylerin olduğunun altını çizen Demirtaş, insanların kendi anadillerini korkmadan yazıp çizmesiyle, eğitimini almasıyla özrün gerçekleşebileceğini söyledi.
Şehitleri minnetle andı
Bir diğer anılması gereken tarihi kişiliğin Seyit Rıza olduğunu vurgulayan Demirtaş, idamın 77. yıldönümü olduğunu hatırlatarak, Seyid Rıza şahsında insanlık onuru adına direnen tüm şehitleri minnetle andıklarını ifade etti.
Erdoğan'ın Amerika atraksiyonu
Türk Hükümeti'nin iç gündemler veya dış gündemler vesilesiyle sıkıştığında sık sık gündem değiştirdiğini anımsatan Demirtaş, Erdoğan'ın 12 yıl boyunca bunu profesyonel bir şekilde yaptığını söyledi. Davutoğlu'nun da ustasının yolundan gittiğini kaydetti. 1178'de Müslümanların Amerikan kıtasını keşfettiği yönündeki iddiaya da değinen Demirtaş, "Velevki öyle oldu bunun faydası nedir, onu bize anlat. Bunu bu kadar sıcak gündeme taşımanın alemi nedir?" diye sordu.
Erdoğan'ın yaptırdığı bin odalı sarayın tartışıldığını, halkın hesap sorduğunu belirten Demirtaş, şunları söyledi: "Halk bunun cevabını isterken Amerika'yı biz bulduk diye haybeden konu açtı. Gündem saptırarak Türkiye'yi oyalamaya çalışıyor. Dünyada buna gülüyorlar. Kimse ciddiye almıyor. Bu kadar suça bulaşmış bir cumhurbaşkanı olarak konuşacak başka konun yok mu?"
Aleviliği sapkın görüyorlar
Türk Hükümeti'nin yeniden 'Alevi açılımı' adı altında baaşlattığı halkla ilişkiler çalışmasına değinen Demirtaş, şöyle devam etti: "7 çalıştay yaptılar, Alevi açılı-saçılı mı dediler. Alevilerin talebinin ne olduğunu bilmeyen mi var? Bunların hepsi oyalama taktiği. Bu ekibin Alevi inancı ile ilgili düşüncesi şudur; Aleviliği sapkın bir mezhep olarak görüyorlar. Onların derdi Alevileri yola getirmektir. Onlar bu sorunu asla çözmeyecekler. Irkçı mezhepçi bir zihniyetle devleti yönetirken Alevilerin acıları üzerinden ucuz politika yapıyorlar."
Hepiniz oradaydınız be!
Dersim Katliamı ile ilgili AKP ve CHP'nin tartışması, özür dileme adı altında basitleştirmelere dikkat çeken Demirtaş, katliamın bir Türk devleti eseri olduğunu, bugünkü partilerinin temsil ettiği bütün anlayışların ortak olduğunu şu örneklerle anlattı: "Bakın o dönemin üç tane gazete manşeti. Üçünün de bugün siyasi partilerde temsilcileri var. O dönem hepsi aynı partinin içinde çalışıyorlardı.
Diyorlar ya sen yaptın, sen yaptın. Ulan hepiniz oradaydınız be.
Bu Son Posta gazetesi, bugünün sağcılarının belki temsilcileri. 'Asiler sığındıkları sarp dağlarda imha ediliyorlar. Dersim meselesi tarihe karıştı, açlık baş gösterdi'. Büyük bir şehvetle heyecanlan aktarıyor.
Solcu Tan Gazetesi, 'Tunceli'de tam asayiş teessüs etti.
Çapulcular mahkemede hesap veriyorlar' diyor. Tanıdık geliyor değil mi, çapulcular. O dönemin çapulcuları da Dersim'den çıkıyormuş demek ki.
Dönemin Cumhuriyet Gazetesi “Şakilerden 32 kişi maktul düştü, mağaralara sığınan haydutlar takip ediliyor” diye devam ediyor.
Devlet olarak özür dileyin
Birbirinizi suçlamanıza gerek yok. Hepiniz Dersim'in sorumlususunuz. Topu birbirine atmanıza gerek yok. Alayınız suçlusunuz. Devlet olarak, parti olarak hepiniz özür dileyeceksiniz ayrı ayrı.
İşte Dersim özrü kendi aralarında bu kadar samimiyetsiz tartışma şeklinde yürüyor. Bizler bu ülkenin eşit yurttaşlarıysak, mezhebimiz, inancımız, yaşam tarzımız devleti ilgilendirmez. Biz devlete eşit ortaklar olarak birlikte yöneteceksek bu devletin hepimize eşit hizmet sunması döneminde hiçbir çözüm yoktur.
Özrün de gerekleri var
Arşivlerin açılması, Seyid Rıza'nın yoldaşları ile birlikte itibarının iade edilmesi; Munzur'daki HES'lere barajlara da dur denilmesi gerektiğini, özrün ancak bu şekilde gerçekleşebileceğini belirten Demirtaş, "Bunlar devleti daha önce ellerinden zorla alınmış bir mal olarak görüyorlar. Hiç birinizin babasından kalmış mirası değildir. Osmanlı bizdik, bir süre Kemalistler aldı, yine bizim oldu diyorlar. Bunların yaklaşımı böyle kim devleti ele geçirirse kendi malı görüp aynen o şekilde yönetiyor" diye konuştu.
HDP onları ürküttü
Geçmişte de zihniyetin aynı olduğunu vurgulayan Demirtaş, "Kim başa geldiyse devlet benim malımdır, istediğimi peşkeş çekerim dedi" diyerek, bu zihniyet devam ettikçe ülkeye de huzurun gelmeyeceğini sözlerine ekledi. Demirtaş, tekçi ve faşizan anlayışın kırılması, emekten yana ezilenden yana bir çizgiyi oluşturmak için bir alternatif koyduklarını, bu nedenle HDP'nin onları ürküttüğünü söyledi.
HDP'nin kongre çalışmalarının da başladığına dikkat çeken Demirtaş parti arkadaşlarına, genç ve kadınlara seslenerek, "Asla gözünüz yukarıda olmasın, umut halkın içerisindedir. Gözünüzü asla halktan ayırmayın. Bizim için kurtuluş Ermenek'te, Yırca'da, Gever'de, Kobanê'dedir. Kapılar sizlere sonuna kadar açıktır. Görev alarak mücadeleyi yükseltmek için fırsatlar her zamankinden daha açıktır. Çekinmeyin siyaset yapmanız için paraya pula şana şöhrete ihtiyacınız yok, mangal gibi bir yüreğe inanca ve halk sevdasına ihtiyacınız var" dedi.
Yeni bir siyaset ve yaşam algısıyla 2015 seçimlerine güçlü hazırlanmaları durumlarda sorunların çözümü konusunda büyük sıçrama yapabileceklerini vurgulayan Demirtaş, seçimin kendileri açısından büyük bir fırsat olacağını söyledi. Ermenek'teki madende 6 işçinin daha cenazelerinin çıkarıldığını hatırlatan Demirtaş, "2 bakan hakkında gensoru önerimiz vardı onu işçilerin cenazelerine ulaşana kurtarma faaliyetlerinin aksamaması üzerine erteledik. Oradaki ailelere duyduğumuz saygıların gereği olarak yaptık. Bu vesile ile erteledik, geri çekmedik. Pazarlık yapıldı o yüzden çekildi deniliyor, böyle bir şey asla yok. Bu gensoru üstünün örtülmesi değil, hesabının sorulmasıdır" şeklinde konuştu.
Mesele ağaç değil, zihniyet
Yırca'da zeytinliklerin ortadan kaldırılmasına değinen Demirtaş, şöyle sürdürdü: "Mevzu sadece ağaç değil, 6 bin zeytin ağacını kökleriyle aldılar ama hangi zihniyet buna yol açtı? Yırca'da binlerce insanın ekonomisiydi, zeytinlikler bir yaşam tarzı yaratmıştı. Siz o ağacı kesmekle onların tamamını ortadan kaldırıyorsunuz. Oraya termik santral dikeceksiniz bir nesil sonra orada artık köy kahvesi olmayacak, düğünleri farklı olacak. Aile kadın-erkek ilişkileri başka olacak. Bugünden kazandıkları daha az para kazanacaklar, sefil perişan olacaklar."
Direnenlerle birlikte olacağız
Doğaya ve insan ilişkilerine bu şekilde müdahale edildiğini vurgulayan Demirtaş, "İşte buna kalkınma ekonomisi diyorlar" dedi. Türkiye'de binlerce HES ve barajların yapıldığına işaret eden Demirtaş, başka ülkelerini hoyratça davranmayıp tarihi dokuları koruduğunu hatırlattı. Almanya'da bir ağacın bile kesilmesine izin verilmediğini belirten Demirtaş, "Fabrika kurup para kazanacaksınız diye bir tarihimizden vazgeçemeyiz, direnenlerin yanında olacağız" diye konuştu.
ANKARA