Dil ve Kültürler Ağı öncülüğünde gerçekleştirilen 1. Dil Çalıştayı’nı değerlendiren katılımcılar, “Dil var oluş nedenimizdir” diyerek Kürtçeyi geliştirmek, yaymak, bütün alanlarda kullanmak gerektiğinin altını çizdi.

Amed’de Dil ve Kültürler Ağı’nın düzenlediği ve iki gün süren 1. Dil Çalıştayı Demir Otel’de yapıldı. Çalıştayda aralarında yazar, akademisyen, eğitimci, yayıncı, iş insanları, kadın örgütleri ve kültür sanat kurumlarından katılımcıların da olduğu yaklaşık 300 kişi yer aldı. Çalıştayın amacına ve dil asimilasyonuna ilişkin konuşan katılımcılar, devam eden çalıştay doğrultusunda önemli adımların atılacağının ve dil asimilasyonuna karşı birliktelik ruhuyla dillerine sahip çıkacaklarının altını çizdi.

12 masa oluşturuldu 

Çocuk alanında çalışmalar yürüten Evin Taşdemir, çocukların kültür, sanat, dil noktasında karşı karşıya kaldıkları zorlukları tespit edip bu noktada çözüm odaklı çalışmalar yaptıklarını ifade etti. Evin, çalışmaları kapsamında çocukların anadillerinde eğitim almaları için de alternatif eğitim modeline dönük çabalarının olduğunu söyledi. Çalıştayın amacına değinen Evin, “Bu çalıştayda dil ve çocukların yaşamındaki baskılar üzerine yoğunlaşmalarımızı aktaracağız. 12 masa oluşturuldu ve her masa farklı alanlarda bu çalıştaya öneriler sunacak. Gazeteciler, eğitimciler, sanatçılar, yazarlar, yayıncılar hepsi bugün burada bir araya gelerek yok edilmek istenen Kürt dilinin daha fazla korunması için bir çaba içerisine girdi. Bu çok önemli ve değerli bir buluşmadır” dedi.

Çocuklar anadilinde büyümeli 

Çalıştay kapsamında çocukların anadilde eğitimi için nasıl bir mücadele yürütülmesi gerektiği noktasında öneriler yapıldığını kaydeden Evin, “Anneler çocuklar üzerinde büyük bir etkiye sahiptir. Bu nedenle çocuk anadilinde büyümelidir ve bu noktada en önemli rol annelere düşüyor. Sadece anneler değil toplumun da çocuk üzerindeki etkisi göz ardı edilmemelidir. Bu yüzden Kürt dilini her alanda yaşamsallaştırmalıyız ve sahip çıkmalıyız. Dil var oluşumuzun ana temelidir. Onu geliştirmek, yaymak ve alternatif eğitim kurumları oluşturmak için mücadele etmeliyiz” diye konuştu.

   

Çocukların asimile olmasına göz yummamalıyız 

Çalıştaya katılan Sevcan Bağırcı, Adıyaman’da bulunan ve dil, kültür alanında çalışmalar yürüten FERAD-DER’in üyesi. Sevcan, Adıyaman’da da birçok baskı ve zorluğa rağmen dil üzerindeki asimilasyona karşı gençleri ve kadınları anadilde konuşmaya teşvik etmeye yönelik çalışma yürüttüklerini belirtti. “Dil topraktır, var oluştur, kimliktir, özümüzdür. Bu nedenle dil üzerindeki baskılara göz yummamalıyız” diyen Sevcan, çalıştay kapsamında dilin asimilasyonuna karşı neler yapılabileceğini konuştuklarını ifade etti. Sevcan, şunları söyledi: “Bu konuda önemli adımların atılacağını düşünüyorum. Annelere, babalara, nine ve dedelere çok büyük bir sorumluluk düşüyor. Çocuklarına, torunlarına anadillerini ve kültürlerini öğretmeliler. Çocukların asimile olmasına ve özlerinden uzaklaşmalarına izin vermemeliyiz. Bugün gazetecilerden, akademisyenlere çok farklı yerlerden ve kesimlerden kişiler var ve hepimizin tek konuştuğu anadilimizin gelişmesi ve yayılması için neler yapabileceğimiz. Bu konuda hepimizin payına büyük sorumluluklar düşüyor.”

Neler yapabileceğimizi tartışıyor 

Kürtlerin ve dilinin üzerinde büyük bir baskının olduğunu kaydeden ve çalıştaya katılan Kürt Dili Enstitüsü’nde öğretmen Özlem Kut, özellikle olağanüstü halin (OHAL) ardından baskıların daha da arttığına dikkat çekti. Özlem, “Geçtiğimiz yıllarda olağanüstü hal yaşanıyordu. OHAL’de sadece dil üzerinde değil toplumun üzerinde genel olarak bir baskı vardı. Amacımız Kürt dilinin ne durumda olduğunu ve hangi aşamada olduğunu öğrenmektir. Var olan durumu değerlendirip, eksiklikleri ve ihtiyaçlarımızı değerlendiriyoruz. Bu ikinci toplantımızdır. Öncesinde bir toplantı yaptık, dile ilişkin bir ağ geliştirdik. Bu toplantıda da Kürt dili daha nasıl ilerleyebilir üzerinden planlama yapıp neler yapabileceğimizi konuşuyoruz” diye belirtti.

Çocuklarınızla Kürtçe konuşun 

Dil eğitiminin ilk olarak ailede başladığını belirten Özlem, şöyle konuştu: “Konuşarak dili koruyup savunmalılar. Aileler ilk adımdır. Çocuklarıyla Kürtçe konuşsunlar yabancı dili yani Türkçeyi konuşmasınlar. Çocuklarla Kürtçe konuşulup öğretildiği zaman onlar da büyüyüp çevresindekilerle Kürtçe konuşmaya devam eder. Ailelere sesleniyorum çocuklarınız ile Kürtçe konuşun, Kürtçe öğretin.”

Kürtçe tıp, kimya, iletişim dili

Dil ve kültüre dair çalışmaların sadece kurulan Ağ’ın sorunu olmadığını, herkesin sorunu olduğunu dile getiren Bianet Kürtçe Editörü Murat Bayram, çalıştayda yer aldığı ‘İletişim’ masasında Kürtçe konusunda yaşanan sorunlardan bahsettiklerini belirtti.

Farklı ajans, gazete ve televizyonlardan gelen gazetecilerce yürütülen tartışmalarda genel olarak Kürtçenin yayıncılıktaki yerinin azaldığı sorununun öne çıktığını ifade eden Bayram, “Her mesleğin kendi tarafından Kürtçe için bir şeyler yapması gerekiyor. Kürtçenin sadece sokak dilinde olmaması gerekiyor. Örneğin iletişimde nasıl olması gerekiyor diye tartışılması lazım. Özellikle konuşan herkese iki soru soruyoruz. Hangi sorun var ve çözüm nedir? Çünkü bildiğimiz genel bir sorun var ki Kürtçe gelişmek için yol ve imkân bulamadı. Fakat bölüm bölüm üzerinde yoğunlaşıp sorup cevaplamamız lazım. Sadece Kürtçe için değil, her şey için ileriye doğru bir adım atmak için bölüm bölüm yoğunlaşmak gerekir. Bunun için de Kürtçe sadece kültür dili değildir. Aynı zamanda Kürtçe tıp, kimya, iletişim dilidir. Kürtçe için farklı bölümlerin üzerinde araştırma yapıp bir yol haritası çıkarmaları gerekir. Bu tartışmaların sonucunda ‘önümüzde nasıl bir program var’ diye belirtmemiz gerekiyor” dedi.

Rapor yayınlanacak 

Yürütecekleri tartışmalar doğrultusunda ne yapacakları konusunda bir rapor yayınlayacaklarını söyleyen Bayram, “Örneğin Kürt basınında bu yapılacak denildiği zaman kendimizde onu yapacağız. En somut olan da budur. Kültür de dilin bir bölümüdür, dilden ayıramayız. Basında bilindiği üzere daha çok siyaset, günlük haberler üzerine haber yapıyoruz. Fakat daha sonra tahmin ediyorum ki kültür programları da çoğaltılacak. Dil daha çok rengini belli ettirecek” diye konuştu.

Dili doğru kullanmalıyız

Sanatçı Jan Axîn ise, kurulan Ağ ile başlanan çalışmaların gelecekte kültür ve sanatın tüm bölümlerinin düzeltilmesi için bir tohum olacağını dile getirdi.

Çalışmaların paylaşılması, yanlışların düzeltilmesi için sık sık bir araya gelmenin önemine değinen Axîn, “Dil ne kadar düzgün olursa o kadar güzel olur, doğru bir vizyona sahip olur. Yeni nesil de daha çok Kürtçeyi takip eder. Kürtçenin ruhundan uzak, Kürtçe müziği iyi yapamayan ve kirleten kişilerin popülizmine basının kapılarını kapatması lazım. O kapıların Kürtçeye samimi yaklaşan ve bu konuda kendini yoran kişilere açılması lazım. Yine organizasyon yapan yöneticilerin sahneye çıkarttıkları kişileri bu zihniyete göre çağırmaları gerekiyor, popülizme göre değil. Çünkü popülizm bazen sanata da karşı olabiliyor. O zaman da yenilen sanat oluyor” diye konuştu.

 

AMED