İsviçre Gündemi
İsviçre’de Halk Partisi'nin (SVP) girişimleriyle kabul edilen ve 2010 yılında yasallaşarak yürürlüğe giren "Ausschaffungsinitiative"nin bir sonucu olarak yeniden düzenlenen Federal Anayasa'nın 121. maddesinin 3 ve 6. fıkralarının suistimali kapsamına giren "sosyal yardım alan yabancı oturum hakkını kaybeder ve 5 ila 15 yıl, tekrarında ise 20 yıl İsviçre'ye girme yasağı konulabilir" maddesi sessiz sedasız hayata geçiriliyor. Söz konusu karar uluslararası insan hakları çevrelerinde "yabancı düşmanlığı ve ayrımcılık" olarak nitelenmiş ve konu AİHM’e kadar götürülmüştü. Hükümet ile SVP uzun süre kararın uygulanmayacağı tartışmasını yürütmüş ama SVP halkın iradesi üzerine başka bir iradenin olmayacağını savunarak, kararı kabul ettirmişti. İlk yıllarda uluslarası eleştirileri dikkate alan hükümet yasada kimi rutüşlar yaparak, kararın yaygın bir biçimde uygulanmasını engellemişti.
İsviçre’de yasanın kabulünden sonra sosyal yardım alanlara yaygın bir şekilde vatandaşlık verilmemekte. Zira yıllarca çalışıyor olsanız bile vatandaşlığa kabul için başvuru yaptığınız tarihten iki yıl öncesine kadar sosyal yardım almamış olmanız şartı aranmakta. Böyle bir sorununuz olmasa bile, maddi durumunuz ileride sosyal yardıma muhtaç olabileceğiniz düzeyde ise yine vatandaşlık başvurunuz reddedilmekte ya da kabul sürecini zamana yayma politikası izlenmektedir.
Sözkonusu yasaya göre kantonlara verilen yetkilerle sosyal yardım "para" olarak hesaplanmakta, bireylere en fazla 80 bin ailelere ise en fazla 160 bin limiti konmakta. Yasanın kantonların yetkisinde bulunan sonuçlarına göre bu limiti aşanların 'C' oturumlarının geri alınması gündeme getirilmekte ve hatta oturum hakkının alınmasıyla sınırdışı tehlikesi başlamaktadır.
Her kantonun uygulaması farklı olmakla birlikte bazı kantonlar 'C-Ausweis' oturma izni olmayan yabancılar, sosyal yardım almaya başladığı andan itibaren yabancılar dairesine bilgi verip, sözkonusu kişilerin sosyal yardımdan aldığı miktarlar takip edilmeye başlanmaktadır.
Sosyal yardım alan göçmenlerin, günün birinde mal varlığında değişiklik, miras hakkı elde etmesi veya bir şans oyununda para kazanması halinde verilen yardım paraları geri alınması yoluna gidiliyor. Konu o denli abartılmaya başlandı ki, otomobil kullananların yardımlarının geri alınması bile tartışılmaya başlandı. Zürih’te sosyal yardım alanlara otomobil kullanmaları yasaklanması tartışılırken, başkent Bern’in Lengnau Belediyesi sosyal yardım alan bir göçmenin vatandaşlık başvurusu reddetti. 20 yıldır İsviçre’de ikamet eden göçmen kadının 2012 yılında İsviçre vatandaşlığına başvurduğu belirtildi. Göçmen kadının başvurusunu, "İsviçre'ye yeterince entegre olmamış" gerekçesiyle reddeden belediye, bu fikre kapılmalarına neden olarak da kadının 2012 yılının sonuna kadar devletten 142 bin 629 Frank tutarında sosyal yardım almasını gösterdi.
Göçmen kadın, karara itiraz ederken, Kanton İdare Mahkemesi ise belediyenin "ret" kararını halkı buldu. 1990 yılında evlenerek İsviçre’ye gelen kadına ise her yıl uzatılması gereken ve insani oturum olarak da tabir edilen 'F oturumu' verildi.
Özetle, İsviçreli sağcılar politikalarının merkezine yabancı düşmanlığını koymayı sürdürüyor. Hemen her konuda yabancıları sorumlu gösteren partiler karşısında ne yabancılar ortak haraket edebiliyor ne de Sosyalistler ve Yeşiller gibi sol partiler karşı politikalar geliştirebiliyorlar. Bu durumda "her yabancı her an kurban edilme" tehlikesiyle karşı karşıya bırakılıyor.