Almanya Gündemi
Geçtiğimiz
hafta, Almanya’nın iç istihbarat servisi olan Anayasayı Koruma
Teşkilatı (Bundesamt für Verfassungschutz) 2013 güvenlik raporunu
açıkladı. Açıklamayı Almanya İçişleri Bakanı Thomas de Maiziere,
Anayasayı Koruma Teşkilatı Başkanı Hans Georg Maassen ile birlikte
Berlin’de kamuoyuna sundu. Rapordaki sonuçlar şaşkınlık ifademizi
perçinleyecek hiçbir veri içermiyor. Zira zaten kamuoyunda bilinen
gerçekler sayıya dökülmüş.
Açıklamada birçok başlık bulunmasına
rağmen, daha çok 3 konu öne çıktı/çıkarıldı. Bu üç konu da Almanya’da
geçtiğimiz yıl yaşanan aşırılıkları ve oranlarını içeriyordu. Özellikle
aşırı sağ ve sol faaliyetleri ile radikal İslamcı örgütlerin
faaliyetlerindeki artış Almanya’nın gündeminde en çok yer edinen üç
başlık. Alman basını da bu üç konuyu, iki başlık altında okuyucularına
ulaştırdı. Kimisi, aşırı sağ ve sol faaliyetleri öne çıkarırken, bir
kısmı ise artan İslamcı örgütlere ilişkin tehlikeyi başlıklarına
taşımayı uygun buldu. Aşırı sağ 'background'lı şiddet olayları, zaten
uzun zamandır kamuoyunu meşgul ediyordu. Yine son yıllarda, özellikle
Suriye iç savaşının başlaması ile birlikte, Almanya’da radikal İslamcı
örgütlere katılan Alman vatandaşlarının sayısındaki artış, resmi
makamları rahatsız eden konular arasında.
Şimdi raporda aktarılan
verilere bir göz atalım: 2013 yılında ülkedeki yabancılara yönelik
saldırıların oranında yüzde 20.4 oranında bir artış söz konusu.
Rakamlara vurulduğunda 2012 yılında 393 yabancı saldırıya uğrarken,
2013’te bu rakam 473. Aslında bu rakamlardaki artışın, son dönemlerde
artan mültecilerle de yakından alakası var. Özellikle aşırı sağcılar,
mültecilerin mağdurluklarından yararlanarak, onlara karşı yapılan sağ
tendenzli protestoları da bir nevi radikalleştirmek istiyorlar. Aşırı
sağcıların eylemleri genelde sivil halkı hedef alan bir eğilim taşıyor.
Yine
rakamlara göre Almanya’da şiddete hazır 9600 (geçen yılda sayı aynı)
aşırı sağcı bulunuyor. Yine rapora göre aşırı sağcı sayısı 21 bin 700,
ki 2012 yılında bu rakam 22 bin 150 olarak verilmişti. Şunu da
hatırlatmakta fayda var; geçtiğimiz ay yapılan Avrupa Parlamentosu
seçimlerinde, baraj kaldırıldığı için, aşırı sağcı Alman Nasyonal
Demokrat Parti (NPD) bir milletvekili çıkararak, herkesin şaşırarak
izlediği, fakat aslında şaşıracak bir durumun olmadığı, bir sonuç ortaya
koydu. Almanya’da ırkçılara karşı gözle görülür bir mücadele söz
konusu. Fakat bu Almanya’da onların aktifliklerini sınırlamıyor. Bilakis
şiddet eylemleri giderek artıyor. Kaldıki Almanya’nın en büyük ırkçılık
davası olan NSU davası, hala eğride yatay bir çizgi izliyor. Yani
davada yeni gelişmeler yok. Bu da, ister istemez aşırı sağcılara karşı
gerçekte ne kadar mücadele ediliyor sorusunu sormamıza neden oluyor.
Gelelim
aşırı sol’a. Sol sivil insanlar için bir tehdit oluşturmuyor. Verilere
göre, şiddet olaylarının tamamı polis ve güvenlik güçlerine karşı.
Almanya’da 2013 yılı itibarıyla 28 bin 500 aşırı solcu bulunuyor.
2013’te Hamburg’da bir kültür merkezinin kapatılması ile başlayan
eylemlerde, kitleye müdahale sırasında yaşanan çatışmalarda, 160 polis
ve çok sayıda eylemci yaralanmıştı. Yine şiddet olaylarına verilen
örneklerden biri 2013 yılının 1 Mayıs’ın da Berlin’de çıkan olaylar.
Burada ilginç bir demeci de aktarmakta fayda var. Solcuların neden
şiddete başvurduklarını Anayasayı Koruma Teşkilatı’ndan Torsten Voss,
bir demecinde aynen şöyle aktarıyor: "Solcu gruplar, zırhlı giysiler
içindeki polis memurlarını canlı birer varlık gibi değil, bilakis, eşya
ya da nesne gibi görüyorlar,r. Bundan dolayı onlara karşı şiddete
başvuruyorlar". Verilerde de görüldüğü üzere, sol tendenzli gruplarda
'şiddet’, genelde gösterilerde meşru savunma yoluyla gerçekleşiyor.
Raporda
en geniş yer alan konulardan biri de radikal İslamcı örgütlere üye
Alman vatandaşların sayısındaki artış. Özellikle Irak’ta atağa geçen
IŞID eylemleri sonrasında Almanya’daki bu hassasiyet daha da arttı. Son
yıllarda İslamcı gruplarla bağlantılı olduğu düşünülen kişilere karşı
operasyonlar düzenleniyor. Verilere göre Almanya’dan 230 kişi Suriye’ye
giderek radikal dinci gruplara katıldı. Suriye’ye gidip tekrar
faaliyette bulunmak amacıyla geri dönenler de bulunuyor. Bu
katılımcıların geçiş noktası ise Türkiye. Verilere göre Almanya’da
radikal İslamcı grup yanlısı ortalama 43 bin 190 kişi bulunuyor. Bu
rakam 2012’de 42 bin 550. Bazılarına göre bu rakamlar abartılı
bulunuyor. Verilere göre özellikle Selefilerin sayısında son dönemlerde
gözle görülür bir artış söz konusu.
Rapordaki bu veriler her geçen
yıl aşırıya gidiyor, Almanya ise bu aşırılıklarla mücadelesinde yüzünü
hep yanlış yöne doğrultuyor.