
Abluka kararı altındaki kentlerde her gün sokak ortasında katliamlar yapan Türk devleti, Van’da baskın düzenlediği bir evde 12 genci infaz etti. HDP Van Milletvekili Lezgin Botan, 12 gencin de başlarından vurulduğunu belirterek, operasyona katılan bir polisin “sağ yakalayabilirdik, yukardan öldürün talimat aldık” dediğini aktardı.
Van’ın Edremit ilçesinde Yeni Mahalle Kocaeli Parkı’nın karşısında bulunan iki katlı bir eve dün sabah saatlerinde Türk güçleri tarafından baskın düzenlendi. Baskının ardından ev ağır silahlarla tarandı. Kobra tipi zırhlı araçlardan da ev yoğun ateş altına alındı. Baskın sırasında mahalle giriş çıkışlara kapatıldı. Türk güçleri, evde bulunan 12 Kürt gencini katletti.
Parkta teşhir edildiler
Katledilen gençlerin cenazeleri evin hemen karşısında bulunan Kocaeli Parkı’nın içine atılarak teşhir edildi. Cenazeler daha sonra Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Dursun Odabaşı Tıp Merkezi’ne götürüldü. Gençlerden 11’inin 17-19 yaşlarında olduğu, birinin ise 24-25 yaşlarında olduğu belirtildi. 12 gençten 9’unun kimliği belirlendi: Fuat Akdemir, Ekrem Mete, Fazıl Kuş, M.Sıdık Orhan, Naim Tekin, Ümit Ürgen, Deniz Aşkan, Ahmet Özer ve Şaban Günay.
Valilik çatışma dedi
Van Valisi İbrahim Taşyapan, olayın çatışma olduğunu ileri sürerek “12 örgüt mensubunun ölü ele geçirildiğini”, 1 polisin öldüğünü, 2 polisin de yaralandığını açıkladı. Taşyapan, “Polisimizin takibinde olan bir gruptu ve alınan ihbarlar neticesinde operasyon gerçekleştirildi” dedi.
Tek silahı polis mi bıraktı?
Tanıklara göre, evde bulunan gençlerin üzerinde sivil elbise bulunuyordu. Birçoğunun elbiselerinde boya izi vardı. Çatışmadan sonra cenazelerin üzerinde sadece bir kalaşnikof silah bulundu. Silahın polis tarafından bırakılmış olabileceğinden şüphe ediliyor.
Cenazelerin 3’ü yeni değil!
Katliamın gerçekleştiği evin karşısındaki parktan cenazeleri ambulans ve cenaze taşıma aracıyla taşıyan sağlık emekçileri, cenazelerden üçünün günler öncesi katledilmiş gibi koktuğunu ve kokudan yanına yaklaşamadıklarını söyledi. Cenazeleri ancak maske takarak araçlara taşıyabildiklerini belirten sağlık emekçileri, cenazelerin dünkü baskına ait olmadığını ileri sürdü.
HDP Van Milletvekili Lezgin Botan da bilgiyi doğruladı. Gazetemize konuşan Botan, “Bu da bizde bu kişilerin farklı bir yerde infaz edilip daha sonra bu evde katledilenlerle birleştirildiği şüphesini doğuruyor” dedi.
Başlarından vurulmuşlar
Botan, Valiliğin açıklamasında Türk medyasında olayın çatışma şeklinde verilmesine de karşı çıkarak, “Belki vücutlarının değişik yerlerinde kurşun izleri var ama 12 kişinin başlarından vurulması toplu bir infaz şüphesini uyandırıyor. Belli yerlerde gözaltına alınıp infaz edilmelerinden şüpheleniyoruz” dedi. Valiliğin grubun takip altında olduğu açıklamasına da işaret eden Botan, “Bu kişiler takip altında ise, demek ki sağ yakalanmaları hedeflenmemiş. Önceden alınmış bir infaz kararı var” diye konuştu.
İnfaz talimatı ‘yukarıdan’
Operasyona katılan ve ismini vermek istemeyen bir polisin anlatımlarını da aktaran Lezgin Botan, şunları söyledi: “Bu polis biz hastanedeyken kendisine yakın gördüğü bir arkadaşa, ‘12 kişinin ihbarı bize geldi. Biz de bunların bulundukları bölgenin etrafını sardık, ateş ederek evi bastık. Sağ yakalama imkanımız vardı ama bize yukarıdan gelen talimatta hepsini öldürmemiz gerektiği ve hiçbirini sağ yakalamamamız gerektiği aktarıldı’ demiş.”
Olay yeri savcısı yoktu
HDP’li vekil Lezgin Botan, olayın duyulması ardından mahalleye girişlerine izin verilmediğini, cenazelerin üniversite hastanesine götürülmesi ardından ikinci kez gittiklerinde ise, sadece polislerin bulunduğunu, olay yeri savcısının orada olmadığını belirtti. Botan, “Polis bu infaz vakasında operasyonel bir tarafken nasıl olur da olay yeri inceleme savcısı olmaz. Delilleri mi karartıyorsunuz?” diye sordu.
Görgü tanığı konuştu
Mahalle sakinlerinden aldıkları bilgiyi de paylaşan Botan, yakın evlerde bulunanların 05.20 sıralarında ağır silah sesleriyle uyandıklarını, evden bahçeye kaçan 2 kişinin herhangi bir karşılık vermemelerine rağmen bahçede katledildiğini anlattıklarını söyledi. Baskın yapılan eve komşu olan N.E. de, ablukaya alınan eve patlayıcı atıldığını, evin içerisinden ise hiçbir karşılık verilmediğini, daha sonra bazı gençlerin dışarı çıkıp koşmaya başladığı sırada özel timlerce vurulduğunu anlattı. Özel timlerin ateş aça aça evin içerisine girdiğini anlatan N.E, daha sonra gençlerin cenazelerinin parka atıldığını söyledi.
12 gencin cenazesinin “güvenlik” gerekçesiyle Malatya Adli Tıp Kurumu’na gönderileceği bildirildi.
VAN
29 günde 79 sivil Kürt
TİHV, sokağa çıkma yasaklarının uygulandığı kentlerde son 29 günde 14'ü çocuk en az 79 sivil Kürt'ün yaşamını yitirdiğini açıkladı. HDP Kadın Koordinasyonu verilerine göre, 16 Ağustos'tan beri uygulanan ablukalarda en az 30 kadın katledildi.
TİHV Dokümantasyon Merkezi, abluka altındaki kentlere ilişkin düzenli olarak yayınladığı veriler kapsamında 11 Aralık 2015 – 8 Ocak 2016 tarihleri arasındaki bilançoyu açıkladı. TİHV verilerine göre, 16 Ağustos'tan bu yana 162 Kürt yaşamını yitirdi. Yasaklardan en az 1 milyon 377 bin kişi etkilendi. Sur, Cizre, Silopi ile 29 Aralık'ta yasağın sona erdiği Dargeçit, 24 Aralık'ta yasağın sona erdiği Nusaybin'de sadece 29 günlük zaman diliminde en az 79 sivil Kürt öldürüldü. Öldürülenlerden 14'ü çocuk, biri anne karnındaki bebek, 18'i kadın ve 15 kişi de 60 yaş üstü kişilerden oluşuyor.
81 kadın katledildi
HDP Kadın Koordinasyonu ise, yayınladığı raporla 16 Ağustos'tan bu yana uygulamaya konulan sokağa çıkma yasaklarının 280 günü bulduğunu bildirdi. Ablukada yaşamını yitirenlerin sayısını 161 olarak tespit eden HDP Kadın Koordinasyonu, bunlardan 30'unun kadın olduğuna işaret etti. Suruç ve Ankara katliamlarında da 40 kadının hayatını kaybettiğine dikkat çekilen raporda, "Savaş konseptinde infazlar dahil toplam 81 kadın katledildi" denildi.
74 kişi rehin alındı
Türk devletinin siyasi soykırım operasyonları hız kesmeden devam ediyor. Son iki günde 8 kentte (Muş, İzmir, İstanbul, Antalya, Van, Mardin, Urfa, Burdur) 74 kişi daha rehin alındı.