DAİŞ çetelerinin saldırıları nedeniyle Suruç’a geçmek zorunda kalan ve sınır hattını terkedemeyen Kobanêliler topraklarının en kısa zamanda özgürleşebilmesi için ellerinden gelen tüm çaba ve katkıyı da sunuyor. Rojava ile Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği’ne Kobanê ile dayanışmak amacıyla gönderilen yardımların depolandığı Suruç’taki belediye garajında 40’ı aşkın Kobanêli genç çalışıyor. Bu gençler içerisinde daha önce YPG saflarında yer alan ancak çatışmaların şiddetlenmesi nedeniyle yaşları küçük olduğu için gönderilenler de var. Çoğunun yakınları ise hala Kobanê’deki savunmada aktif olarak yer alıyor.

Halkıma yardım ediyorum

Sabah erken saatlerde depoya giden gençler akşam saatlerine kadar çalışmaya devam ediyor. Gençlerden 15 yaşındaki Ocalan Mistefe’nin bir ağabeyi YPG saflarında savaşıyor, biri de çeteler ile yaşanan çatışmada yaralanmış. Tek isteğinin Kobanê’ye dönmek olduğunu belirten Mistefe, “Kamyon ve TIR’lar ile gelen yardımları boşaltma ve gönderme işlerine yardım ediyorum. Bu şekilde halkımın yanında olmaya çalışıyorum” dedi. Sekiz kardeş olduklarını ve YPG saflarında olanların dışındaki kardeşlerinin yaşlarının küçük olduğunu söyleyen Mistefe, ailesiyle birlikte çadır kentte yaşıyor.

Canımızı vermeye hazırız


Kobanê’ye geri dönerek YPG saflarında yer almak için birçok kez halk meclisine başvurduğunu, ancak gönderilmediğini anlatan 16 yaşındaki Mahîr Bozan ise, savaşta zaferin er ya da geç Kobanê’nin olacağını dile getirdi. YPG saflarında 8-9 ay kaldığını, çatışmaların şiddetlenmesiyle Suruç’a gönderildiğini belirten Bozan, şöyle konuştu: “Burada yaptığımız çalışma Kobanê içindir. Biz halkımız için çalışıyoruz. Nerede bize görev verilirse de orada çalışmaya devam edeceğiz. Benim bir ağabeyim de YPG saflarında yer alıyordu. O da yaşanan bir çatışmada yaralandı, şu an o da burada. Burada 40’ı aşkın Kobanêli genç olarak halkımıza yardımcı olmaya çalışıyoruz. Kobanê için canımızı vermeye hazırız.”

Hayalim geri dönmek 


17 yaşındaki Dilovan Kobanê de yaklaşık bir buçuk yıl YPG saflarında kalmış. Bir an önce Kobanê’ye dönme hayali kurduğunu dile getiren Kobanê, “Buradaki tek çalışma amacım halkıma ve cephede savaşan arkadaşlarıma yardımcı olmak” dedi.
Yaklaşık bir buçuk aydır yardımların tutulduğu depoda çalışan 18 yaşındaki Xalit Hafiz, “DAİŞ çetelerinin kafasına basacağımız günleri, saatleri sayıyorum” diyerek, çetelere olan öfkesini dile getiriyor. Gün boyu depoda çalıştığını aktaran Hafiz, “Halkımız için ne yapılması gerekiyorsa yapmaya çalışıyorum. Bana niye cephede savaşmadın denilebilir. Ama arkadaşların göndermesi nedeniyle geldim. Bu nedenle elimden ne geliyorsa halkımıza yardım etmek için yapmaya çalışıyorum” diye konuştu. 


Her sabah sınırdalar


Suruç’a geçtikten sonra bir buğday ambarını kendilerine ev yapan 7 nüfuslu Bakuş Ailesi de her sabah sınır hattına giderek gecenin geç saatlerine kadar YPG/YPJ’li savaşçıları için devrim türküleri seslendiriyor. Kobanê’den Suruç’a yaklaşık bir ay önce gelmek zorunda kalan Sedika Muhammed ve Osman Bakuş çifti ile çocukları Gelhat (21), Şiraz (20), İnas (14), Terkan (12) ve Hammed Osman (10) sabahın ilk ışıklarıyla Suruç’ta kaldıkları buğday ambarından sınır noktasına doğru yürüyor. Ailenin tüm fertleri, her gün düzenli olarak sınırın sıfır noktasında YPG/YPJ’li savaşçıları için besteledikleri devrim türkülerini (stranları) ve marşlarını söylüyorlar.

Viyan Amara’nın öğrencileri

Geçtiğimiz yıl Kobanê’de yaşamını yitiren Kürtçe dil öğretmeni YPJ’li Viyan Amara’nın öğrencileri olduklarını söyleyen Gelhat, Şiraz ve İnas kardeşler, “Heval Viyan, bizi Arap faşizmin uyguladığı dil asimilasyonundan kurtardı ve Kürtçe dilimizi bize tekrar öğretti. Onun ardından, onun bize öğrettiği Kürtçe ile devrim türkülerimizi yakıyoruz” diyor. 


‘Devrime olan sevdamdır’

Sabahın erken saatlerinde kahvaltı dahi yapmadan ailece sınıra geldiklerini anlatan Şiraz Osman, sınır yolu boyunca askerler tarafından oluşturulan çok sayıda kontrol noktasını geçmek için büyük bir mücadele verdiklerini ve ardından sınırda gerçekleşen insan zincirine katılarak Kobanê’deki YPG/YPJ savaşçılarını selamladıklarını belirtiyor.
Kobanê Çadır Kenti’nde oluşturulan Botan Müzik Grubu’nda da yer alan Şiraz, “Botan Grubu’nda yaşamını yitiren arkadaşlarımın yüreğimde bıraktığı acıyı bir nebze dindirmek için yaptığım besteleri dillendiriyorum. Ağıtlarım şehitlerime, stranlarım ise devrime olan sevdamadır” diyor.

‘Selamlamadan güne başlamıyoruz’

Şiraz, Kobanê’deki şervanları(savaşçıları) selamlamadan yemek yemeyi kendine yasakladığını dile getiriyor. Sabah ilk iş olarak Kobanê’yi selamlamak adına oluşturulan insan zinciri eylemine katılarak YPG/YPJ’yi selamladığını belirten Şiraz, şöyle devam ediyor: “Önce onların devriminin önünde saygıyla eğilirim, ardından yemek için halk tarafından oluşturulan komün mutfaktan yemek yerim. Kardeşlerim, annem ve babam da aynı yaklaşımı kendilerine ilke edindiler. Devrimci yoldaşlarımızı selamlamadan güne başlamayız.”

‘Babamla saflara katılacağız’
Kobanê’de kalıp savaşmadıkları için kendisini vicdanen kötü hissettiğini ifade eden Gelhat Osman ise şunları belirtiyor: “Babamla yeniden dönmeye kara verdik. Gidip arkadaşlarımızın direnişine katılacağız. Orada bizim de emeğimiz olmalı. Kobanê kurtulduktan sonra Demirci Kawa’dan aldığımız devrim geleneği ile Miştenûr Tepesi’nde özgürlüğümüzün haberi vermek için yaktığımız ateşin etrafında halaya dururken alnımız dik olmalı. Burada kardeşlerimi ve annemi sağlam bir yere yerleştirdikten sonra, babamla saflara katılacağız.”

Normalmış gibi algılamasınlar

Çocuklarıyla beraber Kobanê devrimine yakışır devrim marşlar bestelediklerini söyleyen anne Sedika Muhammed ise, şunları dile getiriyor: “Çocuklarım, başına gelen bu vahşeti normal bir olaymış gibi algılamamalı. Söyledikleri stranlarla, devrimsel bilincin farkına varmalılar. Babalarıyla beraber bu yüzden onların her söylediği türküye eşlik ediyoruz. Aile olarak olup bitenlere sessiz kalmadığımız bir şekilde göstermek istiyoruz. Ben stranlarla çocuklarımı birer devrimci olarak yetiştiriyorum.”

DİHA/URFA




Kendi elleriyle teslim etti

Kobanêliler için 1.5 aydır Van’da sokak sokak, dükkân dükkân dolaşarak yardım toplayan 70 yaşındaki Mele Abdulgaffar Yıldız, topladığı yardımları Kobanêlilere vermek üzere Suruç’a getirdi. Yıldız, Kobanê’ye saldırılar yapılırken ve Kobanê halkı mağdur olurken yerinde oturamayacağını söyledi. Van’ı sokak sokak, cadde cadde dolaşarak yardım topladığını söyleyen Yıldız, 30 büyük çuval giyeceği ve 500 çift ayakkabıyı kendi eliyle Rojava ile Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği’ne teslim etti.  n DİHA/URFA