
Egemen sanat anlayışı
2009 yılında Erzurum Atatürk Üniversitesi Resim Bölümü'nden mezun olmasına rağmen atamasının yapılmamasının yarattığı zorlukların yanında egemen sanat anlayışının da kendilerini ikinci kez mağdur ettiğini belirten Aslan, şunları anlattı: "Sanatın ticari kaygılarla sektöre dönüştürüldüğü, büyük sanat galerileri yoluyla sanat eserlerinin metalaştırıldığı bir ortamda sanatımızı icra ve ifade edebileceğimiz mecralar bize kapatılmış bulunuyor. Bugün artık sanat, şirketlerin arkasında bulunduğu büyük sanat galerilerinin tekelinde."
Galerilerde günlük tüketim duygusuna hitap eden popüler sanat eserlerinin rağbet gördüğünü hatırlatan Aslan, "Dolayısıyla sanatı toplum için yapmaya çalışan sanatçılar bu sektör tarafından dışlanıyor" diye konuştu.
Sanatın temeli emek
"Her yerde sanat" diyerek sanata dönük siyasi baskılara ve sanatı metalaştıran kapitalist anlayışa karşı alternatif, toplumcu, köklerine sırtını dönmeyen bir sanat icra etmeye çalıştığını kaydeden Aslan, "Bunun için küçük odamı dönüştürdüğüm resim atölyemde, sokakta, cafede yani hayatın her alanında karakalem, akrilik ve yağlı boya ağırlıklı resim sanatımı gerçekleştirmeye, resimlerimi çizmeye çalışıyorum" şeklinde konuştu. Aslan, devamında şunları söyledi: "Bana göre sanatın temelinde emek olmalı ve o emek ücretlendirilmemeli; toplumun yaşadıklarına sırtını dönmemeli. Aksi halde toplumun yozlaşmasına, tüketim kültürüne katkı sunmak dışında bir rolü olmaz, diye düşünüyorum."
Roboskî'yi çizeceğim
Önümüzdeki günlerde Roboskî Katliamı'nı anlatan resimler çizmeye başlayacağını ifade eden Aslan, "Yine polis kurşunlarıyla katledilen çocuk ve gençleri çizmek istiyorum. İleriki dönemlerde bunları bir sokak sergisi biçiminde sunmak istiyorum" ifadelerini kullandı.
SEDAT SUR / ANF /MÊRDÎN