- Avukat Eren Keskin, devletin bir yıldır tek bir hukuki adım atmadığını ve güven vermediğini belirterek, "Herkesin 11 Temmuz’un kıymetini çok iyi bilmesi gerekiyor. Herkes elini taşın altına koymalı" dedi.
Barış ve Demokratik Toplum Grubu üyesi 30 gerillanın silahlarını yaktığı 11 Temmuz 2025'teki tören sırasında hazır bulunanlardan İHD Merkez Yürütme Kurulu (MYK) Üyesi Eren Keskin, JINNEWS'ten Elfazi Toral'ın sorularını yanıtladı. Kürt tarafının geçen bir yılda çok büyük adımlar attığını ama gerçek anlamda devletten bir adım görmediklerini belirten Keskin, "Sürece güven için devletin adım atması gerekiyor. Yeni yasalardan bahsediyoruz ama yeni yasalara bile gerek kalmadan atılacak adımlar var. AİHM ve Anayasa Mahkemesi’nin kararları uygulanıyor olsaydı siyasi tutsakların büyük bir bölümü dışarıda olacaktı. Hasta mahpuslar için hiçbir yasaya bile gerek yok. İnsanlar cezaevlerinde ölerek çıkıyor. Bu devlet yasalara uymuyor. Bugüne kadar hiçbir olumlu adımlarını görmedik. Bundan kaynaklı insanlar bu sürece karşı temkinli" dedi.
Devlete benzeyenler
Sürecin bu kadar yavaş ilerlemesinin nedenlerinden birinin devlet, diğerinin ise devletin politikalarına karşı yeterince ses çıkarmayan kesimler olduğunu belirten Keskin, "Bu coğrafyada savaş ve çatışmaların en büyük sıkıntısını yaşayan kesimler işçi sınıfıdır ama işçi sınıfını temsil eden sendikalara baktığımızda gündemlerinde böyle bir şey yok. Yine birçok sivil toplum örgütünün de barış diye bir gündemi yok. Barış, kadın hareketi, Kürt hareketi, LGBT+ hareketi, insan hakları hareketi ve çok az sosyalist dışında kimsenin gündeminde değil. Sadece devleti suçlayarak bir şey de elde edemeyiz, çünkü devlete benzeyen bir halk yapısı var" şeklinde konuştu.
'Çerçeve yasa' tartışması
Bir 'çerçeve yasa' taslağından bahsedildiğini ama kimsenin görmediğini ve ne olduğunu bilmediğini kaydeden Keskin, şunları söyledi: "Umarım kapsayıcı bir yasa olur. Tüm siyasi mahpusların serbest bırakılması gerekiyor. PKK davalarından yargılananlar için özel bir yasa çıkarılmalıdır ama geneli de kapsaması gerekiyor. Herkesin serbest kalmasını sağlamalı. İnfaz yasasının mutlaka değişmesi gerekiyor. Tüm görüşmeleri Öcalan ile yapıyorlar ve Öcalan’ın kamuoyuyla irtibatı kurulmuyor. Öcalan’ın basınla, sivil toplum örgütleri ile iletişim kurması lazım. Zaten biz 'umut hakkı' derken bunu kastediyoruz. Bu hak, bir lütuf değil, Türkiye için bir zorunluluktur.
Silah yakmanın kıymeti
Her şeyden önce ifade ve örgütlenme özgürlüğünün sınırsız biçimde sağlanması gerekiyor. Yüzleşme komisyonları çok önemli. Bizim yüzleşmeye ihtiyacımız var. Karşılıklı bir şekilde acıları yarıştırmadan konuşmak gerekiyor. Faillerin yargılanması ve cezasızlığın son bulması gerekiyor. Bütün bunların yapılabileceği güvencesinin sağlanması gerekiyor ama henüz bu güveni veren bir devlet yok.
Herkesin 11 Temmuz’un kıymetini çok iyi bilmesi gerekiyor. Silah yakma çok önemli bir milat. Bir gün herkes bunun farkında olacaktır. Silahsızlanmayla barışa atılacak her adım, son derece değerli. Herkes elini taşın altına koymalı."