Alman Sol Parti (Die Linke)‘li Ulla Jelpke, Christine Buchholz, Annette Groth’un da aralarında milletvekillerinin verdiği soru önergesine Federal Hükümet adına cevap verildi. Paris Katliamı üzerine sorulan 15 soruya verilen cevap metninde, Der Spiegel dergisinde MİT üzerine yapılan haberden bilgi sahibi olunduğu, ancak MİT’in Paris Katliamı’nı yaptığına ilişkin iddiaların MİT tarafından reddedildiği hatırlatıldı. Federal Hükümet, konu ile ilgili spekülasyonlara dahil olmayacaklarını belirterek, soruya net bir yanıt vermekten kaçındı. Almanya’daki Kürt siyasetçilerinin can güvenliğinin tehlikede olabileceğine ilişkin soru için, son bir yılda konu ile ilgili yeni bir bilginin olmadığı savunuldu.


Fransızların meselesi!

12 Ocak’ta MİT üyeleri ile katil zanlısı Ömer Güney arasındaki görüşmenin ses kaydı ve 14 Ocak’ta ortaya çıkan ve MİT’in Sakine Cansız’ın öldürülmesi için bir ajana para verilmesini öngören belgeye ilişkin sorular cevapsız bırakılarak, konunun Fransız makamlarınca yürütülen soruşturmanın bir parçası olduğu savunuldu.
Paris Katliamı ile ilgili ses kaydı ve MİT belgesinin yayınlanmasının AKP Hükümeti ile Gülen cemaati arasındaki çatışmanın bir parçası olup olmadığına ilişkin soruya ise, “Alman Hükümeti konuya ilişikin bilgi sahibi değildir. (Federal Hükümet) basın yoluyla yapılan spekülasyonlara dahil olmaz” yanıtı verildi.

'Hassas' konularda bilgi yok

Önergede yer alan Türk Başbakanı R. Tayyip Erdoğan’ın geçtiğimiz ay yaptığı Berlin ziyaretinde MİT’in Paris Katliamı’na katıldığına ilişkin iddiaların görüşülüp görüşülmediğine yönelik soruya da cevap verilmedi. Gerekçe olarak, “Alman ve Türk hükümetleri arasındaki görüşmelerde ‘hassas konular’ da dahil birçok konu ele alınıyor. Federal Hükümet, başbakanlar ve bakanlar arasındaki görüşmelerin içeriğine ilişkin açıklama yapmıyor” denildi.

İstihbarat işbirliği sürüyor

Federal Hükümet, Der Spiegel dergisinin geçtiğimiz ay yayınlanan ''Türk MİT’i ile Alman Anayasayı Koruma Örgütü arasındaki istihbarat paylaşımının askıya alındığına'' ilişkin haberini de ''spekülasyon'' olarak adlandırmayı tercih etti. Cevap metninde, yabancı makamlarla işbirliğinde bireylerin dosyasının tek tek ele alındığı ve elde olan bilgilerin durumuna göre işbirliği yapıldığı da savunuldu. Ayrıca MİT’in Alman Federal Kriminal Dairesi (BKA)’nın işbirliği yapabileceği bir partner olmadığı savunulurken, Federal Haber Alma Örgütü (BND) ile işbirliğinin de ‘kanunlara uygun olarak’ devam ettiği belirtildi.

Cansız ile ilgili soru 'gizli mesele'

Alman makamlarının Sakine Cansız, Fidan Doğan ve Leyla Şaylemez ile ilgili bilgilerin Türk makamlarıyla paylaşılıp paylaşılmadığına ilişkin soru ise, ''gizlilik'' gerekçesiyle cevapsız bırakıldı. Federal Hükümet, istihbarat işbirliğine ait bilgilerin paylaşılamayacağını, aksi takdirde Almanya’nın güvenliğine ve çıkarlarına zarar verilebileceğini savundu. Cevapta, benzeri konulara ilişkin bilgilerin ''gizliliğin korunması'' şartıyla Federal Meclis’e verildiği de dile getirildi.

Bilgileri savcılar paylaşmış

''Sakine Cansız’ın Almanya’da yargılandığı dönemde Türk makamları ile bilgi alışverişi yapılıp yapılmadığı'' sorusuna ise ''Federal Savcı ile Türk makamları arasında Sakine Cansız davası çerçevesinde bilgi paylaşımı yapılmadı'' cevabı verilmesi dikkat çekti. Cevapta, Alman makamları yerine sadece ''savcılık'' ifadesinin kullanılması ise diğer makamların bilgi paylaşımı yaptığının itirafı niteliğinde. Sakine Cansız ve Leyla Şaylemez hakkındaki davaların da  9 Ocak 2013’te katledilmeleriyle  22 Ocak 2013’te kapandığı hatırlatıldı.

Uğur Kaan Ayık için de gizlilik

Die Linke’nin soru önergesinde yer alan bir diğer konu da Der Spiegel’in  Paris katliamına ilişkin MİT belgesinde imzası bulunan daire başkanlarından Uğur Kaan Ayık’ın Almanya’ya giden MİT heyetinde yer aldığına ilişkin haber oldu. Federal Hükümet, konuyu yine ''gizlilik'' gerekçesiyle cevapsız bırakırken, istihbarat makamları arasındaki görüşmelerin ve bu görüşmelere katılanlara ilişkin bilgilerin açıklanamayacağı kaydedildi.

Güney gözetimden muaf

Paris Katliamı’nın katil zanlısı Ömer Güney’in Türk MİT’i ve Almanya’da yaşadığı dönemde ülkücü çevrelerle ilişkileri ise Almanya Hükümeti tarafından yine ''spekülasyonu'' olarak adlandırıldı. Hükümetin cevabında dikkat çeken bir diğer nokta ise Güney’in Alman makamlarınca hiç takip edilmemiş olması. Aynı yanıt metninde Güney’in arabasında 17 Kasım 2005’teki bir trafik kontrolü sırasında genellikle sporcular tarafından kullanılan bir ‘havalı tabanca’ bulunduğu ve bu silaha ait ruhsatın olmadığı belirtiliyor.  Bad Tölz kasabasındaki kontrol sırasında ele geçirilen silah ile ilgili detay verilmezken, silahın hangi çeşit olduğu veya öldürücü olup olmadığına ise değinilmiyor. Güney hakkında ''silah kanununa muhalefetten'' dava açıldığı belirtiliyor.
Ömer Güney'in 4 Şubat 2011’de de yine bir trafik çevirmesi sırasında göz yaşartıcı spray ve bir bıçakla yakalandığı bildiriliyor. Buna rağmen, Federal Kriminal Dairesi (BKA) Güney hakkında ''silah kanununa muhalefetten'' açılan davaların sonucuna ilişkin bilgi sahibi olmadığı iddia edildi.
Ruhsatı olmayan bir silahla yakalanan bir yabancının Alman makamlarınca takip edilmemiş olması da Alman Devleti ve polisinin uygulamalarına bakıldığında dikkat çekiyor.

MİT’in faaliyetleri de spekülasyon!
1990-1994 yılları arasında Genelkurmay Başkanı olan Doğan Güreş’in ''Kürt militanlara karşı Avrupa’ya 160 ölüm komandosu gönderildiği’ sözlerine ilişkin'' soruya da “Federal Hükümet, basın yoluyla yapılan spekülasyonlara ilişkin açıklama yapmaz” cevabı verildi.
Türk MİT’i ile bağlantılı olarak 1980 yılında işlenen birçok cinayetten de Alman Hükümeti’nin ''hiç bir bilgisi'' olmadığı iddia edildi. Die Linke milletvekilleirnin soru önergesinde geçen Berlin Kreuzberg’de katledilen Celalettin Kesim ile Danimarka ve Kıbrıs’ta yapılan infaz faaliyetleri hakkında da Almanya’nın bilgi sahibi olmadığı iddia edilmesi dikkat çekti.
Aksine, Almanya ile Türkiye arasında 1990 yılı ve sonrasında ülkede faaliyet gösteren MİT ajanları yüzünden devlet krizi yaşanmıştı. Resmi olarak kabul edilmemesine rağmen, geçmişte de birçok defa Almanya’da faaliyet gösteren MİT ajanları yüzünden gizli krizlerin çıktığı gündeme gelmişti.

ANF/BERLİN