Bunlar, Mısır’ın sırtında tepinip, naralar atarak, bize insan haklarını, adaleti, yani demokrasiyi pazarlıyorlar.
Cami avlularını da miting alanına çevirenler, Kürtler kırılırken, Kürdistan yanarken siz neredeydiniz? diye sorarlar adama! Tozu, dumanı birbirine katarak, insani görünme taklaları atanların yüzüne, "onu, bunu bırak, yaptıklarına bak" diye haykırırlar! Rol yapma derler, adama.
Çünkü, herkesin Mısır’ı kendine göre ve kendisine yakışandır.
TC’nin kabuğu altındaki Kürdistan, devlet eliyle işlenmiş cinayetler mezarlığıdır, hala. Asit kuyularına atılmışları, bunlar "hayvan kemiğidir" yalanıyla örttüler. Katilleri sakladılar, nadide emanet misali esirgediler.
Radikal’den Pınar Türenç, dün İnsan Hakları Derneği'nin hazırladığı "toplu mezar" haritasını yayımlıyordu. Pınar Türenç’in yazısındaki bazı rakamların dili şöyleydi:
"Diyarbakır’da toplu mezar sayısı 30, buralarda toplam 298 kişi gömülü. Siirt’te 36 toplu mezarda 376 kişi, Bitlis’te 35 mezarda 485, Hakkari’de 33 mezarda 347 kişi, Bingöl’de ise 33 toplu mezarda 468 kişi var. Liste uzayıp gidiyor."
Mısır’da, bu kadar toplu mezar ve haritası var mı? Varsa bile orası uzak. Mısır’ın sırtında insan kesilenlere, önce önüne bak derler!..
Oysa toplu mezarlarda yatanlar, "yurttaş" kimliğini taşıyırlardı. Yaşadıkları sürece, bugün talan edip, yandaşlara dağıttığın vergiyi ödeyenlerdi. Askerlik dahil, her türlü angaryaya koşanlar...
Utanman, mezarsız ölülerin katilleri nerede, bir de kalmış Mısır bahanesiyle bize insaniyet satıyorsun, Abuzittin!..
Bari utan ve bana, ona, buna, insaniyet satmaya kalkışma!..
Talan, tatlı çıkarlar, Sultani hayat yollarında bana, şuna, buna namaz satan dindarsın. Mısır’da namaz kılanlara dokunulmasının yasını tutuyorsun. İyi de, Kürdistan’da devleti dini kuralları dışında, gerçek dinin, öz mezhebinin icaplarınca, "sivil Cuma" olan namaza duranlara zehirli gaz, polis copu, zırhlı araçlarla saldıran kimdi?
Hiç mi utanman yok senin, şimdi "Mısır’da camide namaz kılanlara müdahale ettiler" diyorsun. Hayatında bir kerecik olsa, aynaya baksana be, çöllerin kurnaz Seydisi!..
Mısır’da camiye sığınanlara saldırdılar diyorsun. İstanbul’daki, polisin ölüm darbelerinden kaçanlar camiye sığınınca, binbir iftirayla saldırdın. "Camide içki içip alem yaptılar" dedin. Ayakkabıyla halıları kirlettiklerini, helak düşene kadar anlattın.
İyi de, Mısır’dakiler aykkabılarını çıkarıp ayine mı durdular? İki gün boyunca, canlılara has atıklarını ne yaptılar?..
Sana utan demeyeceğim. Utanman yok senin. İşine gelen her şeyi, dini inancı da satıyoersun sen!..
Mısırı'ı dile dolamış, ortalıkta dört dönüyor, "ah, vah" haykırışı ile demokrasi kasidesini söylüyor, yasını tutuyor, demokrasiyi seçimden ibaret derekesine indiriyor, meydanlarda, "Mısır’da, halkın oylarını yok saydılar" diye bağırıyorsun.
Oysa, Kürt Hatip Dicle, hapishane hücresinde, seni seyrediyor, ya kurnaz Seydi! O, senin rejiminin yasalarına uygun olarak aday olmuş, rekor bir halk desteğiyle seçilmiş, rejimi seçildiğini de ilan etmiş, ertesi gün hakkını, hukukunu elinden almış, yandaş bir kadının boynuna, gerdanlık gibi asmıştın.
Şimdi kalkmış bana, "kardeş Mursi seçildi, darbeciler hakkını gasp etti" masalıyla demokrasi satıyorsun, küçük kurnaz adam!
Mısırdaki askeri darbe rejimi, senin ki sözde demokrasi!..
Mısır başkentinin ulu meydanlarından biri, altı hafta boyunca, işgal altındaydı. Mısır askeri rejim altında, seninki demokrasiydi, sözde. Sen ne yaptın Gezi Parkına? Gitar çalanlara topyekün taarruz geçtin. Düğünü bastın. Sana yakışan demokrasinle, semti baştan başa insanlara kapattın. Mısır'da çok ama, sen de beş ölü bıraktın geride. 12 tane göz çıkardın. Sayısız yaralı...
Çoğaltayım mı, Mısır rejimini aratmayan zalimliklerini? Kürt şehri Ceylanpınar'ı, daha dün Kürtlere yasak şehir ilan ettin. Orada, karşıya geçip insan kesen katiller ağırlıyorsun, sen...
Mısır'da yandaşın su başlarından inince, "terör devleti var" diye tepiniyor, sonra Kürtlere dönüp, "sana, öz dilinle eğitim yasak" diyorsun. Devlet terörü değil de nedir bu? İnsan oğlu hukukunun neresinde yazılı, bu tür soysuz yasaklar? Ağzından düşürmediğin Allah'ın hangi kelamında yazılı, bir halkın dini gasp, ahlaksızca talan ve insanlık hırsızlık?
Hangi insanlıktan söz ediyorsun sen, Abuzittin? Kiralayıp beslediğin, silahlandırarak meydana saldığın El Kaide patentli katiller, Kürtleri testere ile kesiyor, bebeklerin mamasını çalıyor. İran medyası, "200 tane Türk subayı var başlarında" diyerek, senin fukara Kürtlerle savaştığını açıklıyor, dünyaya...
Katliam, kırım, talan ve sonra insani görünme yüzsüzlüğü! Hadi oradan derler adama!..
Herkesin Mısır’ı kendine
Bunların, dini, imanı kendine göre eğip, bükmeden önce, dürüstlükle tanışmaları gerekiyor. Dürüstlük haklı olmaktır. Haklılık da güçtür. Ama ağam nerede, ben neredeyim!