HES projeleri kapsamında dereler ve ormanlar yok olmakla kalmıyor, binlerce yıllık tarihi alanlarda sular altında kalıyor. Tarihi milattan önce 8 bin 500 yıllarına dayanan Nevala Çori ve Komagene Krallığı'nın önemli kentlerinden Samsat, Atatürk Barajı'nın altında kalırken, Hasankeyf ise Ilısı Barajı Gölü'nün altına gömülmeye çalışılıyor. Devlet Su İşleri (DSİ) verilerine göre, barajların ömrü, nehrin taşıdığı alüvyon miktarına bağlı olarak 40 ile 60 yıl arasında değişiyor. Verilere göre Türkiye'de küçüklü, büyüklü 142 adet HES bulunuyor. Türkiye için önümüzdeki 20 yıl içinde öngörülen HES sayısı ise 747 olarak planlanıyor. Bu karanlık tablonun politik mi yoksa başka bir nedenimi olduğunu soran EMO Urfa Şubesi Teknik İşler Sorumlusu Ferhat Yıldız, coğrafyası uygun Türkiye'de güneş ve rüzgar enerjisinin neden kullanılmadığına anlam veremediklerini belirtti.


HES'ler doğayı katlediyor

Baraj ve HES'lere karşı, Türkiye'nin rüzgar ve güneş enerjisi açısından çok müsait olduğunu ve bu iki enerji türünün üretmenin daha ekolojik, kaybı düşük ve daha uzun ömürlü olduğunu söyleyen Yıldız, Türkiye'nin HES ve barajlarda diretmesinin sebebini anlayamadığını vurguladı. Kürt ve Karadeniz coğrafyasında yapılmak istenen HES barajlarının kendileri ile beraber büyük sorunları açığa çıkardığını kaydeden Yıldız, "Bunlar maliyeti yüksek ve kısa ömürlüdür. Bunlar doğa düşmanı projelerdir. Sırf inşaat alanına gidecek yolu açmak, doğayı katletmektir. Türkiye'nin nehirleri bu hızla gidilirse göller havzasına dönecek ve gelecek kuşaklara nehir bırakamayacağız. Baraj sahalarında tarih ve doğa yok edilirken, insanlar göçe zorlanıyor. Hangi açıdan düşünürseniz düşünün az ve geçici kazanç, büyük kayıp söz konusudur" dedi.

'Güneş enerjisi desteklenmelidir'

Ggüneş enerjisi hakkında bilgi veren Yıldız: "Almanya'da yılda 100 gün güneş var. Türkiye'de ise 300 gün güneş var. Almanya toplam enerjisinin yüzde 35'ini güneş enerjisinden sağlarken, Türkiye'nin güneş enerjisi miktarı yüzde 1'in altındadır. Günümüz itibarı ile biraz maliyetli, ancak uzun ömürlü, çevreci bir enerji türüdür. Devlet ekonomisine büyük katkılar sağlayabilir. Ömrü ve inşası hesaplandığında HES barajlarına göre daha kazançlıdır" diye konuştu.
Devletin güneş enerjisini desteklemesi gerektiğini söyleyen Yıldız şunları ifade etti: "Hastane, okul, fabrika, tarım gibi her alanda kurulacak paneller ile güneş enerjisi üretilebilir ve kullanılabilir. Binalarda, evlerde kullanılabilir. Panellerin belli bir şekli yok. Her yapıya uygun hale getirilebilir, yeter ki güneş görsün. Enerji yasasına göre fazla üretilecek enerji şehir şebekesine satılabilir, ya da aküler yardımı ile depolanabilir. Havanın bulutlu olması durumunda dahi ısıyı alan paneller güneş enerjisini üretmeye devam ediyor."
HES'lerin yanında nükleer santrallerinde Türkiye'de gündemde olduğunu söyleyen Yıldız, nükleer santralleri birer çevre felaketi olarak niteledi.

DİHA/RIHA