KCK Yürütme Konseyi Eşbaşkanlığı, Roboskî Katliamı'nın hesabının sorulması için mücadelenin yükseltilmesi çağrısı yaptı: "Bu katliamın üstünün örtülemeyeceği dost düşman herkese gösterilmelidir.”

KCK Yürütme Konseyi Eşbaşkanlığı, Roboskî Katliamı'nın yıldönümü nedeniyle yazılı bir açıklama yaptı. KCK Yürütme Konseyi Eşbaşkanlığı, Roboskî'nin tekil olmadığını; 1924'ten itibaren Kürtlere karşı Dersim, Şeyh Sait, Ağrı ve Zilan’da yapılan katliam ve soykırımların devamı olduğunu kaydetti. Roboskî Katliamı'nın da kültürel soykırımı sürdürmek ve tamamlamak için yapılmış bir katliam olmakla birlikte Kürdistan tarihinde unutulmayacak katliamların en trajiği olarak nitelendiren Yürütme Konseyi Eşbaşkanlığı, açıklamasını şöyle sürdürdü: "Dünyada bu kadar soğukkanlı işlenen cinayet yoktur. Katliamdan sonra başta hükümet ve yandaşları böyle bir katliam olmamış gibi davranmışlardır. Mitinglerde rutin olarak öldürdükleri çocuk ve gençler gibi terörle mücadele zayiatı olarak görmüşlerdir. Bu katliamı, Türk basını 24 saat boyunca görmediği gibi, sonradan da sıradanlaştırmaya çalışmıştır. Bu katliama yaklaşım, Kürt halkına nasıl yaklaşıldığını bir daha göstermiştir. Hükümetin ailelere biraz tazminat ödeyip bu katliamın üstünü örtmek istemesi insana ve Kürtlere nasıl yaklaşıldığını da ortaya koymuştur. Kapitalist modernite çağında her şeyin para olduğu konusu çok çirkince gözler önüne serilmiştir."

İnsanlık suçu işleniyor

Emir veren, uygulayan bilinmesine rağmen yargılanmamasının da insanlık suçu olduğu vurgulanan KCK Yürütme Konseyi Eşbaşkanlığı, açıkça ‘Biz Kürtleri istediğimiz gibi öldürürüz, hiç kimseye de hesap vermeyiz’ denildiğinin altını çizdi. Cumhuriyet tarihi boyunca kullanılan bu sindirme yönteminin Roboskî’de de çok pervasızca yapıldığı kaydedilen açıklamada, şunlar belirtildi: "Her an sorgusuz sualsiz öldürülmek duygusu kadar yıldırıcı bir saldırı yoktur. Katliam sonrası AKP Hükümeti'nin tavrı Kürtler üzerinde yürütülen kirli savaşın ne kadar çirkin gerçekleştirildiğini gözler önüne sermiştir. Roboskî Katliamı, Kürtler üzerinde yürütülen kirli savaşın ne olduğunun özeti gibidir.”

Katliamın sorumlusu AKP'dir

Roboskî Katliamı’nın bilinçli olarak aydınlatılmadığına dikkat çeken KCK Yürütme Konseyi Eşbaşkanlığı, “AKP ile AKP'nin kirli savaşının vurucu güçlerinden olan cemaat merkezli paralel devlet, Kürtler bir travma yaşasın diye bu katliamı aydınlatmamışlardır. AKP ittifak içinde olduğu cemaatle birlikte Kürt Özgürlük Hareketi'ni tasfiye etmek istemiştir. Fethullahçı polis ve yargı, AKP Hükümeti tarafından planlı ve bilinçli bir biçimde Kürt Özgürlük Hareketi üzerine sürülmüştür. Paralel devlet, AKP politikası ve bilgisi dahilinde Kürt halkına karşı yürütülen kirli savaşın en öndeki vurucu güçlerinden olmuştur. AKP Hükümeti, herkesi Kürt Özgürlük Hareketi'ne karşı kullandığı gibi, polis ve yargıda etkili olan Fethullahçıları da kullanmıştır. Nasıl ki dışarıda önceleri İran’ı, Suriye’yi ve başka güçleri, sonralar ilişki geliştirdiği Mısır ve El Kaide gibi çeteci güçleri ve her türlü gücü Kürt Özgürlük Hareketi'ne karşı kullanmışsa, içerideki birçok gücü de kullanmıştır. Bu açıdan Kürt halkına ve Türkiye halkına karşı yürütülen tüm baskı ve zulüm bu yönlü kirli ittifaklar halinde yapılmıştır. Kuşkusuz bu baskı ve zulmün siyasi sorumlusu da AKP’dir. Bu nedenle Roboskî Katliamı'nın sorumlusu da AKP Hükümeti'dir” dedi.

Katliamlarla yüzleşilmeden temizlenmez

AKP Hükümeti zamanında sadece Roboskî’nin değil, tüm cinayetlerin ve kirli saldırıların failinin bulunmadığı hatırlatılan  açıklamada, “Bu gerçeklik, cemaatin merkezinde olduğu paralel devletle bir kirli işler ortaklığının yapıldığını kanıtlamaktadır.
Türkiye'de Roboskî Katliamı ortaya çıkarılmadan kimse temiz olduğunu söyleyemez. Bugün ortaya saçılan yolsuzluk ve kirli işler bu tür katliamların ortaya çıkarılmadığı ülkelerde gerçekleşmektedir. Katliamların gerçekleştiği ve sorumlularının bulunmadığı Türkiye'de yolsuzluklar da, kirli işler de, meşru olmayan örgütlenmeler de devam edecektir" denildi.

Özgürleşme mücadelesinin parçası

Roboskî’nin katillerini açığa çıkarmanın, demokratikleşme ve özgürleşme mücadelesi olduğunun altı çizilen KCK Yürütme Konseyi Eşbaşkanlığı açıklamasında, zaten demokratikleşme gerçekleşmediği müddetçe bu katliamların da önünün alınamayacağı hatırlatıldı. Gever’de üç yurtseverin katledilmesinin bunun en yakın kanıtı olduğuna işaret edilen açıklamada, "Bu nedenle 28 Aralık’ta tüm demokrasi güçleri Roboskî Katliamı'nın faillerini bulma mücadelesini yükseltmelidir. Protestolarını en yüksek düzeye çıkarmalıdırlar. Roboskî’ye gidiş çok kitlesel olmalıdır. Bu katliamın üstünün örtülemeyeceği dost düşman herkese gösterilmelidir. Roboskî Katliamı'nın sorumluları bulunup yasa önüne çıkarılmadan Kürt halkı da Türk halkı da travma yaşayacak ve psikolojik olarak rahat olmayacaktır. Bu açıdan Roboskî şehitlerine sahip çıkmak tüm Kürt halkı ve Türkiye halklarının görevidir. Bu vesileyle Roboskî şehitlerimizi minnetle ve saygıyla anıyor, onların bizlere yüklediği sorumluluğu özgür Kürdistan'ı gerçekleştirerek yerine getireceğimizin sözünü bir daha veriyoruz” denildi. 

KJB: Sorumlusu AKP’dir


Kürt Kadın Hareketi (KJB) Koordinasyonu da Roboskî Katliamı'nın yıldönümü nedeniyle yazılı açıklama yaptı. Dünyanın gözü önünde yapılan bu katliamın failleri dünyaca bilinmesine rağmen şimdiye kadar her hangi bir hesabın sorulmaması ve faillerinin ısrarla gizlenilmesinin, Kürdistan'da başka katliamların yapılacağına işaret ettiği belirtilen açıklamada, şunlar kaydedildi: "Bu katliamı, 200 yıldır Kürdistan’da her türlü cinayeti, tecavüzü, katliamı geliştirerek, şiddet ve savaşa dayalı varlığını egemen kılan paralel devlet güçleri ve sömürgeci devletler yapmıştır. Kürdistan’da uygulanan soykırım zihniyetini destekleyerek, derinleştiren AKP Hükümeti kendi çıkarları için paralel devleti besleyerek Kürt halkına karşı katliamların gerçekleşmesine çanak tutmuş, katliamları meşru göstermiştir. Dolayısıyla Roboskî Katliamı'nın baş sorumlusu AKP Hükümeti'dir. Daha önce İttihat ve Terekki’nin beyaz Türk faşizmi Dersim’de, Zilan’da, Maraş’ta gerçekleştirdiği katliamların benzerini bu gün paralel devlet, AKP-Gülen ortaklığını yeşil faşizmi Roboskî’de, Geliyê Teyarê’de, Tel Aran’da, Tel Hâsıl’da, Paris’te, Gever’de sürdürmüştür. “
Bu katliamların aydınlatılmasını devletten beklememek gerektiğini de belirten KJB Koordinasyonu, Kürt halkına karşı uygulanan komplo ve katliam politikalarını boşa çıkartacak ve yeni katliamları önleyecek tek gücün Kürt halkının direnişi olduğuna dikkat çekti.
“90 yıldır Kürt toplumuna karşı yapılan bu insanlık suçunun hesabını soracak, özgür demokratik bir yaşamı sağlayacak olan Kürt halkı ve demokrasi güçlerinin kedisi olacaktır. Bunun için halkımız dört parça Kürdistan’da mücadelenin her alanında sözüyle eylemiyle tavrını koyarak büyük bir direniş göstermelidir” diye devam eden KJB Koordinasyonu, “Halkımız ve dostlarımız bunu iyi bilmeli ve kesinlikle bunun hesabını soracak düzeyde serhildanlarını kesintisiz sürdürmelidir. Halkımızın direnişiyle mevcut iktidarlarda diğer inkar ve imhacı hükümetler gibi yıkılacaktır” dedi.



DTK: Çıkış çözümdedir


Demokratik Toplum Kongresi (DTK) de yaptığı yazılı açıklamada, insanlık suçunun işlendiği Roboskî Katliamı'nın örtbas edilmek istendiğini belirtti.
Katliamın üzerinden tam iki yıl geçmesine rağmen görevden alınan veya yargılananın olmadığı hatırlatılan açıklamada, "Roboskî’nin hesabı sorulmadığı için bu katliama; Gezi, Lice, Gever gibi yeni katliamlar eklendi. Hesabı sorulmayan her katliam yeni katliamların, yeni acıların habercisi oldu” denildi.
Çocukları hakkında yolsuzluk, hırsızlık, rüşvet gibi yüz kızartıcı iddialarla soruşturma açıldığından dolayı fırtınalar koparan AKP iktidarının, söz konusu Kürt halkının çocuklarının katliamı olunca askeri, polisi ödüllendirdiği, teşekkür ettiğini de vurgulayan DTK, açıklamasını şöyle sürdürdü: ”Bu çifte standartlı zihniyetle, ayırımcı politikalarla barış sürecini geliştirmek, adalet ve demokratikleşmeyi sağlamak mümkün olmayacağı gibi kriz ve kaotik süreçlerin yaşanması da kaçınılmazdır. Roboskî Katliamı ve diğer katliamlar aydınlanmadıkça, bu ülke darbe anayasası ve yasalarıyla yönetildikçe, Kürt siyasetçileri rehin tutuldukça, Kürtler kimliğiyle, haklarıyla eşit yurttaş kabul edilmedikçe, demokratik çözüm gerçekleşmeyeceği gibi kriz ve kaosların önüne geçilemeyecek, paralel devlet tüm kirlilikleri ile kendini hep var edecektir. Tekçi, güvenlikçi ve otoriter politikalarla hem Türkiye’yi, hem de kendi iktidarını büyük bir krizin eşiğine getiren Başbakan ve AKP iktidarı artık şunu görmelidir ki krizlerden çıkışın ve paralel devlet yapılanmasından kurtulmanın yolu Kürt sorununun demokratik çözümünden geçmektedir.”

Özür dile, hesabını ver
Demokratik çözümün gelişimi için Roboskî’nin aydınlatılmasının önemli bir adım olacağını da vurgulayan DTK, “Kürt halkının en önemli taleplerinden biri de katliamın ikinci yıldönümünde hükümet, bu katliamdan ve diğer katliamlardan dolayı özür dilemeli ve katliam sorumluların bulunması için gerekli hukuksal girişimleri zaman geçirmeden başlatacağını kamuoyu ile paylaşmalıdır. Kamuoyu önünde yapılacak olan bu açıklama barışmanın, demokratikleşmenin, kucaklaşmanın ve kardeşleşmenin samimi ifadesi olacaktır.
Roboskî katliamının ikinci yıldönümünde yaşamını yitiren Kürt halkının evlatlarını saygıyla anarken bu ve diğer katliamların sorumlularından hesap soruluncaya, kirlilikler ve karanlıklar aydınlatılıncaya kadar demokratik mücadelemiz, onurlu direnişimiz devam edecektir” dedi.

HABER MERKEZİ