PKK Yürütme Komitesi, Türk devletini Şengal’de düzenlediği suikastin uzun görüşmeler ve pazarlıkların sonucu olduğuna dikkat çekerek, “Pek yakında tüm sevinçleri kursaklarında kalacaktır” dedi.

PKK Yürütme Komitesi, özellikle Ankara, Hewlêr, Bağdat ve Washington hattındaki görüşme trafiğine dikkat çekerek, “Zeki Şengalî’nin katledilmesi için bu güçler arasında uzun görüşmeler ve pazarlıklar yapılmış! Mam Zeki’nin öğrencileri yılmaz Apocu militanlar olarak tüm faşist katillerden yaptıklarının hesabını misliyle soracaktır” dedi.

PKK Yürütme Komitesi, Êzîdî Toplumu Koordinasyonu Üyesi Zeki Şengalî’ye yönelik 15 Ağustos günü Şengal’de düzenlenen suikasta ilişkin yazılı bir açıklama yaptı. Komite, Şengalî’nin Şengal Êzîdî Kürtlüğünün öğretmeni, önderi, temsilcisi haline geldiğini belirterek, Kürdistan halkının ve gençliğinin bu saldırının hesabını mutlaka soracağını vurguladı.

Saldırı Êzîdî Kürtleredir

PKK Yürütme Komitesi, açıklamasını şöyle sürdürdü: “Zeki Şengalî’ye yöneltilen saldırı, esas olarak Êzîdî Kürt halkının varlığına ve demokratik özerk yönetimine yöneltilmiş bir saldırıdır. TC savaş uçaklarının 15 Ağustos Şengal saldırısı, aynı zamanda Şengal halklarının kardeşliğine ve demokratik birliğine yöneltilmiştir. Kürdistan halkının varlığına ve özgürlüğüne kasteden bir saldırı olmuştur. Böyle bir saldırı ile Irak’ın ve Güney Kürdistan’ın demokratikleşmesi engellenmek istenmiştir. Bu saldırı ,3 Ağustos 2014 DAİŞ saldırısı ile 24 Nisan 2017 TC saldırısının bir devamı, faşist TC güçlerinin Efrîn ve Bradost’a yönelttiği saldırıların bir parçası olmuştur. DAİŞ faşizminin 3 Ağustos 2014’te yapamadığını ve başaramadığını, 15 Ağustos 2018’de AKP-MHP faşizmi yapmak ve başarmak istemiştir.

Şengal için pazarlıklar yapıldı

Burada şu soruları açıkça sormak gerekiyor:

  • Faşist-soykırımcı TC güçleri hangi hak ve hukuk gereği ikide bir Şengal’i ve Güney Kürdistan topraklarını uçak, tank ve toplarla bombalamaktadır?
  • Irak bir devlet midir ve Bağdat’ta bir hükümet var mıdır? Eğer varsa TC savaş uçakları bu devlet ve hükümetin isteği ve izni ile mi Şengal’i bombalamaktadır?
  • Yine Hewlêr’deki Güney Kürdistan Yönetimi söz konusu bombardımana ne demektedir?
  • Irak’ın hava sahası on yıllardır ABD koruması altındadır, o halde acaba TC uçakları ABD onayı ve desteğiyle mi Şengal’i bombalamaktadır?

Açıkça görülüyor ve anlaşılıyor ki; Irak Başbakanı’nın bir gün önceki Ankara ziyareti de bir süredir MİT ile KDP ve YNK istihbaratları arasında süren sıkı görüşmeler de bir ABD generalinin iki hafta önceki Ankara görüşmeleri de bunun içinmiş. Zeki Şengalî’nin katledilmesi için bu güçler arasında uzun görüşmeler ve pazarlıklar yapılmış.

Histerik çığlıklar atsınlar!

Oysa Zeki Şengalî kırk yıl boyunca emektar bir devrim işçisi olarak sürekli çalıştı. Başta Êzîdî Kürtler olmak üzere Kürt halkının özgürlüğü ve halkların kardeşliği dışında hiçbir isteği yoktu. Olgun, emekçi, insan canlısı yapısıyla durmadan çevresine ve insanlığa hizmet etti. Kürt insanının tarihten gelen toplumcu özellikleri ile Önder Apo’nun özgürlük öğretisini kişiliğinde sentezleyerek örnek bir özgürlük savaşçısı haline gelmeyi başardı.

Faşist-soykırımcı katiller, böyle bir özgürlük savaşçısını katlettikleri için istedikleri kadar sevinsin ve histerik çığlıklar atsınlar. Pek yakında tüm sevinçleri kursaklarında kalacaktır. Başta gençler ve kadınlar olmak üzere tüm Kürdistan halkı ve özellikle de Êzîdî halkımız DAİŞ faşizmini tarihe gömdüğü gibi, daha çok geliştireceği özgürlük mücadelesi ile AKP-MHP faşizmini de tarihe gömmeyi bilecektir. Mam Zeki’nin öğrencileri yılmaz Apocu militanlar olarak tüm faşist katillerden yaptıklarının hesabını misliyle soracaktır.”

ANF/BEHDİNAN


Bir devrim işçisiydi

Celle’de bir fabrikada işçiyken 1978’de PKK ile tanıştı. Tam 40 yıl boyunca Kürdistan Özgürlük Hareketi’nin neferi bir Êzîdî olarak soluksuz çalıştı. 4 yıldır emek verdiği özerk ve demokratik Êzîdxan’da şahadetine kadar durmadı. Zeki Şengalî (İsmail Özden) 1952’de Batman’ın Qubîn (Beşiri) ilçesine bağlı Şimzê köyünde dünyaya geldi. İlk öğretimi köyde tamamladı, orta öğretimi tamamlamadı. Hem Êzîdî toplumu üzerindeki baskılardan dolayı hem de köydeki yaşam ve dağlardan kopmak istemediği için 17 yaşına kadar köyde kaldı. 1969’da Almanya’ya gitti Almanya’daki ağabeyleri, Şengalî’yi 1969’da henüz 17 yaşındayken Almanya’ya davet etti. Aslında köyden kopmak ve Avrupa’ya gitmek istemiyordu. Ancak kardeşlerinin ısrarıyla kabul eder. Kardeşi ile önce İstanbul’a, oradan Almanya’nın Celle kentine gider. Celle, Êzîdî toplumunun toplandığı bir kent. 1978’de PKK ile tanıştı Şengalî, buradaki Êzîdî toplumu gibi çalışmaya başlar. 1978’de PKK sempatizanlarıyla tanışmaya başlar, ardından PKK’nin kuruluş manifestosunu, Kürdistan Devrimi’nin Yolu’nu okur. Böylece PKK’ye sempati duymaya başlayan ve buna göre değişim yaşayan Şengalî, aynı yıl Hannover Üniversitesi’ndeki Neewroz kutlamasına katılır. Zeki Şengalî, bir yandan fabrikada çalışan emekçi, diğer yandan bir grup Êzîdî arkadaşıyla birlikte propaganda faaliyetlerine başlar. Derneğin kurucu başkanı İşte bu grubuyla birlikte 1981’de Celle kentinde Komeleya Karkerên Welatparêzên Kurdistanê’yi (Kürdistan Yurtsever İşçiler Derneği) kurdu. Şengalî, derneğin kurucu başkanı oldu. Sêrxwebûn’un kuruluşu Zeki Şengalî, 1981’in sonlarında Serxwebûn dergisinin kuruluş ve yayın hazırlıklarında yer alarak, yasal sorumluluk da üstlendi. Gerilla alanlarına gidiş Zeki Şengalî, ilk olarak 1983’te görevli olarak Avrupa’dan gerilla alanlarına gidip geldi. Ancak iki sene sonra 1985’te yeniden gerilla alanlarına giderek Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan ile tanıştı. Bu tanışmanın ardından artık Kürdistan Özgürlük Hareketi’ne tam katılım kararı alır. 1987’de ise resmi olarak artık Kürdistan Özgürlük Hareketi saflarındadır. Oğlu katılıp şehit düştü Şengalî’nin resmi katılımından sadece iki yıl sonra, yani 1989’da oğlu Sîpan da Kürdistan dağlarına giderek gerilla sflarındaki yerini aldı. Sîpan, 1992’de Mardin’deki bir çatışmada şehit şehitler kervanına katıldı. Kürdistan dağlarına Zekİ Şengalî, 1993’te yeniden Kürdistan dağlarına giderek, verilen görevleri büyük bir sorumluluk ve ciddiyetle yerine getirdi. Parti, Avrupa’yı ve Avrupa’daki çalışmaları iyi  bilen Şengalî’yi bir süre sonra Avrupa’da faaliyet yürütmesi için gönderdi. Şengalî, buradaki çalışmalarını Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın Uluslararası Komplo sonucu Türk devletine teslim edilmesine kadar sürdürdü. Kürdistani hassasiyet Öcalan’ın esaretinin ardından Şengalî bir kez daha çok sevdiği Kürdistan dağlarına döndü. Şengalî, 19 yıl boyunca her düzeyde büyük emek verdi. Bütün Kürdistan için tam bir Kürdistani hassasiyetle çalışan Şengalî, Kürt Ulusal Kongresi ve Kürt ulusal birliğine büyük önem verdi ve bu konudaki görevleri tereddütsüz üstlendi. 4 yıldır Êzîdxan’daydı Şengalî, 3 Ağustos 2014’teki Şengül Katliamı’nın ardından Êzîdî toplumunun bir daha soykırım yaşamaması için bu alana geçerek özgür Êzîdxan için gece gündüz uğraştı. Êzîdî Toplum Koordinasyonu Üyesi ve KCK Yürütme Konseyi Üyesi Şengalî, önceki gün Türk devletinin savaş uçaklarıyla suikast düzenleyerek şehit etmesine kadar her düzeyde Kürdistan özgürlük mücadelesi ve mensubu olduğu Êzîdî toplumu için çalıştı.

Hava sahası kapatılmalı

Êzîdî Toplumu Koordinasyonu, Irak hükümetinin vatandaşı olan Êzîdîleri koruma görevini yerine getirmediğini belirterek, Şengal hava sahasının işgalcilere kapatılmasını istedi. Yazılı bir açıklama yapan Koordinasyon, saldırının planlı olduğuna ve destekçilerine işaret ederek, ferman politikasının bir devam olduğunu kaydetti. Açıklamada şunlar ifade edildi: “Türk devleti ve ortakları, bu saldırıyı bir katliam gününde gerçekleştirdi. Bu saldırının toplumumuz için bir anlamı bulunmaktadır. Soykırımcı Türk devleti, yardımcıları ve hainlerinin ferman siyasetinin durmadığını ve devam ettiğini herkesin bilmesi gerektiğini belirtiyoruz. Bu alçakça olaydan Türkiye, Irak ve ABD’yi sorumlu tutuyoruz. Hazırlanan kirli bir plan sonucunda Mam Zeki katledildi. Sıradan bir saldırı değildir. Irak Başbakanı Haydar Ebadi’nin Türkiye ziyaretinin ardından meydana gelmesi düşündürücüdür. Kirli hesaplar ve gizli anlaşmalar yapıldığı görülüyor. Türk devletinin saldırılarına yol vermek Irak’ı doğrudan sorumlu duruma düşürüyor. Êzîdîler Irak sınırları içinde yaşıyor ve Irak vatandaşıdır. Irak, Êzîdî toplumunun savunmasından sorumludur. Öncelikle toplumumuza karşı gerçekleştirilen bu saldırılara karşı Irak’ın net tavrını görmek istiyoruz. Birleşmiş Milletler ve uluslararası bütün kurumlara sesleniyoruz; Türk devletinin ve işbirlikçilerinin işgal saldırlarına karşı sessiz kalmayın. Şengal hava sahası işgalcilere yasaklanmalıdır. Êzîdî toplumunun tamamı, Mam Zeki’nin tüm mücadelesinin Êzîdî kültürünün canlandırmak ve Êzîdîler arasındaki ittifakı geliştirmek olduğunu biliyor. Mam Zeki’nin yoldaşları olarak biz de ittifakımızı, birliğimizi kurup, halkımızın özerkliğini sağlamak için sonuna kadar mücadele edeceğiz.”

Karayılan: İntikam alacağız

Gerilla güçlerine telsizle seslenen Murat Karayılan, “Şehitlerimizin kanı yerde kalmayacak, namert düşmandan hesap sorulacak” mesajını verdi.

Halk Savunma Merkezi Karargah Komutanı Murat Karayılan, 15 Ağustos Atılımı’nın yıl dönümü vesilesiyle 16 Ağustos’ta gerilla güçlerine telsiz cihazı aracılığıyla bir konuşma gerçekleştirdi.

Kuzey Kürdistan’da mücadele yürüten gerillalara hitap eden Karayılan, “Atakan, Welat ve Zeki yoldaşların anısı temelinde 15 Ağustos’un 35. yılını büyük bir mücadele yılı haline getirmek istiyoruz” dedi.

HPG olarak resmi bir şekilde Şengal’den çekilmiş olmalarına rağmen Türk devletinin Şengal’e olan düşmanlığından vazgeçmeyip Zeki Şengalî’yi şehit ettiğini kaydeden Karayılan, şöyle seslendi: “Korkakça ve alçakça gerçekleştirilen bu saldırıyı kınıyoruz. Fakat sadece kınamakla kalmayacağız ve intikamlarını alacağız! Êzîdî halkımız ve tüm Kürt halkı bilsin ki, Zeki arkadaşın kanı yerde kalmayacaktır. Ne Zeki yoldaşın kanı yerde kalacak, ne de Atakan arkadaşın. Tarihsel bir hesap sorma gündemimizdedir. Korkak ve namert bu düşmandan hesap sorulacaktır. Herkes bu gerçeği bilmelidir.

Çok fazla söz söylemeyi gerekli bulmuyoruz. Nasıl ki büyük komutanımız Egîd şehit düştüğünde anısı temelinde ordu kuruldu ve yeni bir dönem başladı, Temmuz ve Ağustos ayı Şehitleri de mücadelemizde aynı rolü oynayacaktır.”