
Densiz ve terbiyesiz gazeteci
Mutlu’nun bunca yıllık gazeteciliğiyle övünürken, devletin Kürdistan’da sömürge politikasının bir parçası olarak tecavüz ve fuhuş yoluyla Kürt halkını sindirmeye çalıştığını elbette bildiğini de vurgulanırken, “Fakat bu bilgiyi tersyüz ederek, Kürdistan coğrafyasında devlet eliyle yaygınlaştırılan cinsel suçların nedeni olarak, Kürtlerin yıllarca yasaklanan kendi dilleri ve TV kanallarını izlemek için aldıkları çanak antenlerini göstermesi, densizlik ve terbiyesizliğin yanında, bizim çok iyi bildiğimiz, ırkçı ve egemen zihniyetin gerçekleri çarpıtma yöntemi” olduğunun altı çizildi.
Gazetecilik etiği adına bir rezalet
Mutlu hakkında kullanılan bu ifadelerin devamında röportajı gerçekleştiren değerli gazeteci Hazal Özvarış’ın bütün uyarılarına rağmen Mutlu’nun bu zihniyetinde ısrar etmesi, sömürgeci, eril, homofobik ve ırkçı zihniyetin gazetecilik adı altında sürdürüldüğünün göstergesi olduğuna da dikkat çekildi.
Açıklamanın devamında ise, şu ifadelere yer verildi: “Bu en başta gazetecilik mesleği ve etiği adına bir rezalettir. Barış ve Demokrasi Partisi olarak, Mustafa Mutlu’yu sarf ettiği ırkçı sözlerinden dolayı esefle kınıyoruz. Bu miadı dolmuş sömürgeci zihniyeti uyarıyoruz. Kürt halkına ve Kürt halkının değerlerine hakaret edemezsiniz. İşlediğiniz nefret suçunun hesabını sormak için bütün meşru zeminleri sonuna kadar kullanacağız”.
Yine Kürt halkına ve demokratik kamuoyuna bu zihniyeti mahkum ettirene kadar mücadele etmeye ve bugünden itibaren, başta bu hakaretlere maruz kalan Kürt halkını Mutlu hakkında suç duyurusunda bulunma ve çalıştığı Aydınlık gazetesine demokratik tepkilerini dile getirme çağırısında da bulunuldu.
DİHA/ANKARA