"Devlet kayıplarla ilgili arşivleri açsın, dönemin yetkilileri hakkında soruşturma başlatılsın" diyen İHD Diyarbakır Şube Sektereki Raci "Bizde yaşanan sadece kemikleri çuvallara doldurup İstanbul Adli Tıp Kurumu'na göndermektir. Bu vahşettir" dedi.
İHD'nin verilerine göre; daha çok Siirt, Bitlis, Amed, Hakkari, Bingöl, Van, Şırnak ve Batman'da yoğunlaştığı belirtilen 253 toplu mezarda 3 bin 248 kişi bulunuyor. Sadece son dönemde Amed'deki JİTEM Üssü, Dargeçit ve Güçlükonak'ta yapılan kazılarda 55 kişiye ait kemiklere ulaşıldı. İçkale'deki JİTEM Üssü'nde 11 Ocak'tan itibaren devam eden kazılarda ise kemiklere tesadüfen ulaşılmıştı. Şimdiye kadar 39 kafatasının bulunduğu kazı alanı kayıp ailelerinin hukuki yardım için başvuru yaptığı İHD'li yetkililere kapalı. Yaklaşık 60 ailenin kendilerine başvurduğunu belirten İHD Diyarbakır Şube Sekreteri Raci Bilici, "Kazı alanına gidemiyoruz, bize yasak. Orada kayıp insanların kemikleri aranıyor, ama gelişmeler kayıp yakınlarından ve bağlı oldukları kurumları İHD’den saklanıyor" dedi.
Biz iğneyle onlar kepçeyle
Toplu mezar kazılarının uluslararası standartlara uygun yapılmasının önemine vurgu yapan Bilici şöyle konuştu: "Kazılar belli bir kurala göre olmalı. Uluslararası sözleşmeler dikkate alınmalı. Ama bu sözleşmeye Türk devleti çekince koymuş. Burada yapılan kazılar kepçeyle, kazma kürekle yapılıyor. Birçok delil kaybettiriliyor, üzeri örtülüyor. Bunların bu yöntemini reddediyoruz. Yapılan işin mantığı'İşte kazayım, kemikleri çıkarayım, çuvallara doldurayım'dır."
Bilici, Dargeçit ve Güçlükonak'taki kazıların da kepçeyle yapıldığını belirterek, "Biz iğne ile kuyu kazıyoruz, orada kepçeyle kazılıyor" dedi.
Devlet arşivlerini açsın
Bilici taleplerini şöyle sıraladı: "Bu arşivlerin açılmasını ve devletin geçmişle yüzleşmeyi kabul etmesi gerekiyor. Bunun için de bir komisyon kurulmalı ve gerçeklerin açığa çıkarılması için ciddi bir şekilde çalışılmalıdır. Bize göre, birçok yerde kimyasal silah kullanılmış. Toplu mezarların ciddiyetle kazılması halinde kullanılan silah türleri de ortaya çıkacaktır."
Türk devletinin Bosna Hersek'teki toplu mezarların açılması için maddi yardımda bulunduğunu hatırlatan Bilici yaşanan trajediye dikkat çekerek şunları belirtiyor: "Toplu mezarda çıkarılan kemikler çuvallara doldurulup İstanbul Adli Kurumu’na gönderiliyor. Bu vahşettir! Biz bu nedenle Minnesota Protokolü’ne uygun yapılmasını istiyoruz."
Bilici, toplu mezarlarda bulunan kemiklerin gönderildiği Adli Tıp Kurumu'nun da güvenirliliğinin tartışmalı olduğuna vurgu yaptı.
Faili meçhul cinayetlerle ilgili soruşturmada sadece mezarların açılmasının yeterli olmadığının da altını çizen Bilici, "Süleyman Demirel, Tansu Çiller, Doğan Güreş, Mehmet Ağar gibi en üst düzey yöneticilerin adalete hesap vermelidir'' dedi.
AMED