Türk işgal güçleri, Gever ve Nusaybin'e kapsamlı saldırının startını verdi. YPS öncülüğündeki halk da kentleri terk etmeyip teslimeyeti reddederek direnişe geçti.

Hakkari Valiliği'nden dün yapılan yazılı açıklamada, "Bozulan kamu düzeni, huzur ve asayiş ortamının tekrar tesis edilmesi için 5442 sayılı İl İdaresi Kanununun 11/C maddesi gereğince, Yüksekova ilçe merkezinin tamamında 13 Mart 2016 günü saat 22.00'den geçerli olmak üzere ikinci bir duyuruya kadar sokağa çıkma yasağı ilan edilmiş olup ilçe merkezine giriş-çıkışlar da yasaklanmıştır" dedi.

Valiliğin bu duyurusunun hemen ardından ilçenin Şemdinli, Esendere ve Oremar giriş-çıkışları da kapatıldı.

Gever ilçe merkezine Van yönünden giriş yapan 100'den fazla zırhlı araç İlçe Tümen Komutanlığı ve Efeler Tabur'una geçti. Kent merkezinin Van girişinde ise yoğun abluka dikkat çekiyor.


Müftülük: Şehri terk edin

Yüksekova İlçe Müftülüğü kentteki imamlara, "Kenti terk edin" mesajı attı. 

İlanın ardından ilçedeki Orman ve Kışla mahallelerine havan atışları başladı. Havan atışı sırasında Kışla Mahallesi Mala Gel (Halk evi) önünde bulunan 4 kişi yaralandı. Hafif şekilde yaralanan 4 kişinin ilk müdahalesi mahalledeki yurttaşlar tarafından yapıldı.


Savaş kuşatmasına alındı

Giriş-çıkışları kapatılan şehrin merkezinde ise bir şeridi demir bariyer ve kumla trafiğe kapatılan İpekyolu Caddesi baştan sona zırhlı araç ablukasına alındı.

Son 48 saat içerisine 200'den fazla askeri Kirpi ve termal kameraları olan Kobra ile Ejder tipi zırhlı araçlar yığıldı. Yine, ilçeye çok sayıda petrol tankeri, askeri vinç, zırhlı kepçeler, askeri kamyonetler gibi askeri araçlar da getirildi. Zırhlı araçlar çoğunlukla İlçe Alay Komutanlığı ve Efeler Tabur'unun bahçelerine konuşlandırıldı.


Tüm savaş unsurları

Son iki gün içerisinde çoğu Bursa plakalı olmak üzere ayrı gruplar halinde 23 zırhlı otobüsle ilçeye Jandarma Özel Harekat (JÖH) ve Polis Özel Harekat (PÖH) elemanları getirilirken, getirilen güçlerin uzun sakallı ve uzun saçlı olması, halk arasında "DAİŞ kılıklılar" getiriliyor yorumlarına neden oldu. 


10'dan fazla okul karargah

İlçeye yığılan özel birlikler, üç gündür konteynır, stok, erzak, yatak ve mühimmatın depolandığı başta Şemsettin Onay Anadolu Lisesi, Kız Meslek Lisesi, Anadolu İmam Hatip Lisesi ve 75. Yıl YİBO olmak üzere askeri karargaha dönüştürülen 10'dan fazla okul, lise, pansiyon ve öğrenci yurtlarına yerleştirildi. Bbinaların önleri ve etrafları da zırhlı araçlarla tamamen kapatıldı.


Hakim tepelere tank 

Kentin kuzey doğusunda yer alan İlçe Alay Komutanlığı ve Efeler Tabur'undaki tepelere tanklar konumlandırıldı. Doğu Kürdistan sınırındaki Pagê, Kaport, Yekmal ve Nubarê köyleri arası ile Şemzinan yönündeki Darê ve Tilora köyleri, güneyde ise Oremar tarafına giden yoldaki Mexsudava, Sinava ve Pirzala köyleri arasındaki tepelere helikopterlerle özel birlikler yerleştirildi. Özel birlikler için tepelerde çadır kurularak, mevzi çalışması yapıldı. Eski Kışla, Orman ve Mezarlık mahallelerinin doğusundaki hakim tepelere de askerler indirildi.


Hastane de savaş güçlerine

Kentteki tek devlet hastanesi olan Yüksekova Devlet Hastanesi'ndeki bütün hastalar çıkarıldı. Van, Ağrı, Bitlis ve Bingöl gibi çevre illerinden Hakkari kent merkezi ve Gever'e çok sayıda ambulans ve 112 acil servisi ekibi ile sivil savunma ekipleri sevk edilirken, askeri hastaneye dönüştürülen Yüksekova Devlet Hastanesi'ne de dışarıdan özel uzman doktorlar getirildi. Genel Cerrahi Servisi'ne de özel harekat timleri yerleştirildi.


Altuğ da atandı

Zonguldak Alaplı Kaymakam'ı Altuğ Çağlar, Gever'e atandı. İçişleri Bakanlığı tarafından Gever'e görevlendirilen Çağlar'ın Koordinatör Vali Yardımcısı olarak görev yapması bekleniyor. 


Nusaybin de aynı anda

Haftalardır sevkiyatın yapıldığı ve hazırlıkların sürdüğü Nusaybin'de de yasak ilan edildi. Mardin Valiliği'nden yapılan açıklamada, devlet düzenini tesis etmek üzere 14 Mart saat 00.00'dan itibaren ikinci bir duyuruya kadar sokağa çıkma yasağı ilan edildiği bildirildi.

Daha önceden getirilen zırhlı araçlar, ilçe girişinde bulunan eski AFAD kampına yerleştirilirken, dün de ilçeye 16 paletli tank sevkiyatı yapıldı. Tanklar ilçe girişinde bulunan Emire Gözlü Anadolu Lisesi'nin bahçesine konuşlandırılarak üzerleri branda ile kapatıldı.

Eski hastane yoluna konumlanmış zırhlı araçlardan sabah saatlerinde başlayan taramalar aralıklarla sürdü.


4 PÖH elemanı yaralandı

Abdulkadirpaşa Mahallesi'nde önceki akşam meydana gelen şiddetli patlamanın YPS ve YPS-JIN tarafından gerçekleştirildiği belirtildi. Ural tipi zırhlı aracın Umut Caddesi üzerinde geçişi sırasında meydana gelen patlamada 4 özel harekat polisinin ağır yaralandığı öğrenildi. 


Şırnak'da hazırlıklar sürüyor

Türk devletinin Şırnak kente merkezine kapsamlı saldırı için hazırlıkları da tüm hızıyla devam ediyor.

Şırnak Mehmet Emin Acar Üniversitesi'nin kampüs ve yurtlarının asker ve polise tahsis ettiği öğrenildi. Şırnak-Cizre yolu üzerinde bulunan üniversiten kampüsüne yoğun sevkiyat yapılırken, konuya ilişkin üniversite yönetimiyle görüşen öğrencilere, "Şırnak'ta sokağa çıkma yasağı ilan edilecek. Bize 20 günde biter dediler. Siz evlerinize gidin, sizin derslerinizi de yaz okulunda hızlandırılmış bir şekilde hallederiz" şeklinde bilgilendirme yapıldığı belirtildi. 

Asker ve polis sevkiyatının sürdüğü üniversitede, yapımı yeni tamamlanan kampüse öğrenciler alınmıyor. 

Şırnak Devlet Hastanesi'nin 6 olan ambulans sayısı da 20'ye çıkarıldı. Ayrıca hastaneye Ulusal Medikal Kurtarma Ekipleri (UMKE) ekiplerinin de gönderildiği bildirildi.

Kirpi, Kobra, zırhlı kepçelerin ve uzun menzilli tankların da yer aldığı askeri bir konvoy, kente getirildi.

Giriş-çıkışlar sınırlandırıldı. Kent merkezinin birçok noktasına da zırhlı araçlar konumlandırıldı.


Kontralaşan korucular getirildi

Türk devlet yetkilileri uzun süredir korucuları da zorluyordu. Kontra olan korucubaşları üzerinden Uludere ve Beytüşşebap'taki koruculara baskı yapıp tehdit ediyordu. Beytüşşebap'taki korucuları "Terörü lanetleme" adı altında tehdit ile yürüyüşe zorlayanlar, bazı korucuları ikna etmeyi başardı. 400'e yakın korucu da Şırnak merkeze sevk edildi.


Mahallelere yoğun saldırı

Direniş mahallelerine yönelik saldırılar da sürüyor. Akşam saatlerinden itibaren zırhlı araçlar ile Yeşilyurt, İsmetpaşa ve Gazipaşa mahallelerini kuşatma altına alarak saldıran devlet güçlerine YPS güçleri karşılık verdi. Korucuların yoğunluklu olarak bulunduğu Gündoğdu Mahallesi'nde de zaman zaman silah sesleri yükseldi.


Çocuklarımızı bırakmayacağız

Tehcir politikalarına karşı evlerini terk etmeyen Şırnaklı kadınlar, "Ne evimizi ne de çocuklarımızı bırakırız" diyerek, direneceklerini ifade diyor. Kadınlar, Botan bölgesinin meşhur atasözü olan "Mala pîrê xweştir e ji ya Mîrî-Ninenin evi daha güzeldir mirin evinden" sözüyle direniş kararlılığını tekrarlıyor. 

Devletin halk arasında korku ve panik yaratarak göçe zorladığına vurgu yapana Leyla Üstek, "Ne yaparlarsa yapsınlar ben bu toprakları terk etmeyeceğim. Bir damla kanım kalana kadar bu mahallenin çocuklarıyla kalacağım" dedi.

Asya Durmaz ise, "Ben kendimi bildim bileli bu mahalledeyim. Şimdi çocuklarımı alıp nereye gideyim. Kendi evimde yediğim bir lokma ekmek başkasının evinde yediğim ekmekten daha iyidir. Evimi bırakıp bir yere ayrılmıyorum" diye konuştu. 

Mahallerde kadınların yoğunlukta kaldığını belirten Bahar Akdaş, "Bu vahşete karşın kalacağız. Gidece yerimiz yok" dedi. 


 HABER MERKEZİ




Kırsaldaki adı "güvenlik bölgesi"


Kentlerde "sokağa çıkma yasağı" adı altında kuşatma ve saldırılarını sürdüren Türk devleti, kırsalda da benzer bir uygulama olan "güvenlik bölgesi" ilanlarını sürdürüyor.

Batman Valiliği Eylül 2015 tarihinden 6 Mart 2016 tarihine kadar bir çok bölgeyi "Geçici güvenlik bölgesi" olarak yasaklamıştı. Batman Valiliği, Kozluk, Sason ve Hasankeyf ilçelerin bir çok dağlık ve kırsal alanını "Özel güvenlik bölgesi" ilan etti. 1 Mart'ta başlayan yasaklı alanlar, 31 Aralık 2016 tarihine devam edileceği belirtildi.

Batman Valiliği tarafından ilan edilen yasaklı bölgeler şöyle: 

A- Sason ve Kozluk İlçelerinde; 1- Kuzeyde; Domuz Tepe, Harabeler Kuzeydoğusu,Kilimli Mah. Kuzeyi, 2- Doğuda; İsimsiz Tepe, Göderin Tepe, Acı Tepe 400 metre Doğusu, 3- Güneyde; Kevregevr Tepe, BağnaveTepe, 4- Batıda; Haleş Tepe, 872 Rk. Tepe arasında kalan arazi kesimi.

B- Hasankeyf İlçesinde; 1- Kuzeyde; Çatalsu Mahallesi, Guharadeziye Sırtlarının 500 metre Kuzey doğusu, 2- Doğuda; Çina Tepe, Koyunlu Mahallesi, Diyar Tepe, Kubaalo Tepe, İsimsiz Tepe, Girkevbevut Tepe, 3- Güneyde; Beltagruvar Tepe, Çaymavan Tepe, Poyraz Tepe, 4- Batıda; Kelemahmuke Sırtı, Guharaamir Tepe, Nöbet Tepe arasında kalan arazi kesimlerinde Geçici Askeri Güvenlik Bölgesi İlan edilmiştir."


Dersim'de uygulamaya tepki

Dersim'de çok sayıda alanı kapsayan 11 bölge "güvenlik bölgesi" ilan edildi. Bu bölgelerde yaşayan köylüler ise yasaklara tepkili. Dersim merkeze bağlı Kalaycı köyünden Zeki Yüksel, 90'larda da benzer uygulamalarla karşılaşıp devlet şiddetine maruz kaldıklarını ve yakılıp boşaltılan köylerini bu defa bırakıp gitmeyeceklerini söyledi. Yüksel, "90"larda devlet şiddetine maruz kaldık. Uzun süre sonra köylerimize döndük. Şimdi bir kez daha bu yasakçı anlayış bizi köyümüzden, toprağımızdan, evimizden etmek istiyorlar" dedi.

Yasaklarla buraların tekrar yakılıp yıkılmak istendiğini vurgulayan Yüksel, benzer uygulamaların gelmesi dâhilinde bu saatten sonra direnmekten başka bir yol düşünmediklerini ifade etti. Yüksek, "Nusaybin, Sur ve Cizre'de yasaklarla ne yapmaya çalıştıklarını gördük. Bu yasakları yıkmak için artık tepki göstermeliyiz. Yasaklı bölge demek, 'İstediğim zaman gelir buraları yakıp yıkarım, imha ederim' demektir. Bu imhalara karşı direneceğiz" dedi.


'Yasaklarla beraber göçe zorlandık'

90'larda boşaltılan köye 2000'li yıllarda ilk yerleşenlerden Musa Yüksel ise, "Köyden Mazgirt'e, oradan da Dersim'e sürüldük. Hayvanlarımızı getiremedik, çoğu zaman sudan geçirmek zorunda kalıyorduk. Asker etrafı sarmıştı, neredeyse bizi öldürecekti. Biz bunları çok yaşadık. Halk bu duruma karşı tepki göstersin, yasaklı alanlardan çıkmayacağız. İnsanlar tepkilerini göstersinler " diye konuştu. 


'Bizi öldürsünler daha iyi'

Geçim kaynaklarının hayvancılık olduğunu söyleyen Yüksel, "Dersim'de ve bölgede her yeri yasakladılar. Hayvancılık yapıyor insanlar. Ne yapacak işlerimiz ne de bırakacak toprağımız var. O zaman buraları yasaklayacaklarına getirip evlerimizi, köylerimizi de yaksınlar bizleri de öldürsünler daha iyi" diyerek yasak kararına isyan etti. 


'Yasakları dikkate almayacağız'

Kavun köyünden Hüseyin Yıldız da, "Yasakları kaldırsınlar, bu çile bitsin, barış gelsin, bu ölümler son bulsun, artık yeter. 90'lar değil ki bırakacaklar mı buraları sanki köylüler? Bekleyeceğiz, evimizde sonuna kadar direneceğiz. Yasakları da dikkate almıyoruz" şeklinde konuştu.