• Türk devletinin, salgınının yayıldığı bu dönemde bile Elûk Su İstasyonu’nu kapatarak susuz bıraktığı Hesekê, alternatif arayışlarını sürdürüyor.

Türk devleti, 9 Ekim’de başlattığı saldırıyla işgal ettiği alanlarda bulunan Elûk Su İstasyonu’nun silah olarak kullanıyor. Rusya aracılığıyla yapılan görüşmelere rağmen kalıcı çözüm bulanamadı. UNICEF ve HRW’nin uyarıları da dikkate alınmadı. Hesekê Kantonu da alternatif su istasyonu projesine başladı ve bu kapsamda 50 kuyudan 13’ünün sondaj çalışması tamamlandı.

Serêkaniyê’yi işgal eden Türk devleti, Hesekê Kantonu’nun su ihtiyacını karşılayan Elûk Su İstasyonu’nun faaliyetlerini sık sık durduruyor. Bu istasyon, 460 bin nüfusa sahip Hesekê’ye, Til Temir ilçesine, 73 binden fazla insanın göç ettiği Hol ve Eriş kampları ile Şedadê beldesinin su ihtiyacını karşılıyor. Türk devleti, bu uygulamasıyla Uluslararası Ceza Mahkemesi tarafından imzalanan Roma Sözleşmesi’ne göre savaş suçu işliyor.

Rusya aracılığıyla görüşüldü

Hesekê Su Müdürlüğü Eşbaşkanı Sozdar Ehmed, Rusya aracılığıyla Türk devleti ile görüşmeler yapıldığını belirterek, görüşmelerden bir netice alınamadığını ve suyun yeniden halka ulaştırılamadığını kaydetti. Türk devleti yetkililerinin, Rusya yetkililere yalan söylediğini ifade eden Sozdar, “Görüşmelerde istasyon çalışanlarının istasyona girişine izin vereceğini söyleyen yetkililer daha sonra buna izin vermiyor” şeklinde konuştu. Sozdar, bunu üzerine 24 Şubat’tan beri alternatif olabilecek su kaynakları arayışlarına başladıklarını hatırlattı.

Çözüm bulunana kadar

Yakın zamanda su sorununa kalıcı bir çözüm bulmayı umduklarını dile getiren Sozdar, “Çözüm bulunana kadar halkımızı susuz bırakmayacağız. Tankerlerle mahallelere su taşımaya devam edeceğiz” dedi.

50 kuyu için sondaj

Hesekê Su Müdürlüğü, alternatif su kaynakları arayışı kapsamında 50 kuyunun 13’ünün sondaj çalışmasını bitirdi. Projenin Nisan sonunda tamamlanması bekleniyor.

UNICEF VE HRW uyarmıştı

UNICEF, yaptığı açıklamada istasyonun hizmet vermesinin engellenmesinin kabul edilemez olduğunu belirterek, “Temiz suya erişmek çocukların ve ailenin korunması açısından son derece önemlidir. Til Temir, Erîşê ve Hol kampında yaklaşık 460 bin kişi yaşıyor. Burada yaşayan çocukların bir gün dahi temiz sudan uzak yaşamaması gerekir. Temiz su ve ellerin sürekli yıkanması hayatidir” demişti.

İnsan Hakları İzleme Örgütü (HRW), Türk devletinin susuz bırakarak bölgede yaşayanların koronavirüs ile mücadelesini tehlikeye attığına ilişkin bir rapor yayınlamıştı. HRW, Türk devletini uyarmıştı.

HESEKÊ