
Üç aydır fiili yasağın uygulandığı Şırnak’ın İdil (Hezex) ilçesinde yasak resmileşti.
Şırnak Valiliği dün gece 23.00’dan itibaren geçerli olmak üzere ilçe merkezi ve Xirabe Şeref (Dirsekli) köyünde ‘sokağa çıkma yasağı’nın ilan edildiğini duyurdu. Şırnak Valiliğinin resmi internet sitesinden yapılan duyuruda “16.02.2016 Salı günü (Bugün) saat 23:00’ den itibaren, İlimiz İdil İlçe merkezinde ve Dirsekli Köyü’nde, Bölücü Terör Örgütü mensuplarının yakalanması, patlayıcılarla tuzaklanmış çukurların ve barikatların bertaraf edilmesi, halkımızın can ve mal güvenliğinin sağlanması için 5442 sayılı İl İdaresi Kanunu’nun 11/C maddesi gereğince, ikinci bir emre kadar sokağa çıkma yasağı ilan edilmiştir” denildi.
İlanın peşisıra saldırılar
Duyurudan sonra ilçede şiddetli patlamalar meydana geldi. Öğle saatlerinden itibaren Yenimahalle ve Turgut Özal mahallelerine saldırı başladı. Zırhlı araçlardan mahalleye ateş açılırken, ilçeye 10’u aşkın tank ve onlarca Kobra tipi zırhlı araç ve jammer sevkedildi.
Ağustos’tan beri hedefte
26 bin 453’ü merkez olmak üzere toplam nüfusu 73 bin 350 olan İdil, zaten aylardır Türk işgal güçlerinin ablukası altındaydı. 7 Haziran seçimlerinde HDP’nin yüzde 83.7 1 Kasım’da ise yüzde 82.7’lik oranla birinci parti çıktığı İdil’de 7 Haziran’dan sonra başlayan devlet saldırılarına karşı İdil Demokratik Halk Meclisi Ağustos ayında öz yönetimini ilan etmiş, saldırılar bu süreçten sonra artmıştı. Öz yönetim iradesine karşı sertleşen devlet saldırıları nedeniyle savunma amacıyla İdil YPS ve YPS-Jin birlikleri ilan edildi. Çatışmalar sonucunda 2 YPS üyesi şehit olurken, öz yönetim iradesini sahiplenen onlarca kişi çeşitli gerekçelerle gözaltına alındı. İlçede şimdiye kadar 11 kişi de tutuklandı.
Köylere de yayılabilir
Haftalardır çok sayıda zırhlı araç, asker ve özel harekatçının sevkedildiği, okul ve yurtların kışlaya dönüştürüldüğü ilçede görev yapan öğretmenlere Eğitim Bakanlığı’nın gönderdiği ‘ilçeyi terkedin’ mesajı yasağın habercisi olmuştu. İdil Halk Meclisi Eşbaşkanı Hüsnü Babat, gazetemize yaptığı açıklamada ablukanın resmileşmesinin zamana yayılmasının ilçe halkını göçertmek amacı taşıdığına dikkat çekmiş, “İdil’e karşı yapılacak olan olası operasyon sadece merkez değil, köylerini de kapsayacak. İdil’de farklı şeyler denenmek isteniyor” demişti.
Korucular kullanılacak
İlçede ciddi korucu yığınağı olduğu bilgisini de paylaşan Babat, “Devlet güçlerinin barınak olarak kullandıkları okulları korucular koruyor. Korucular, okullara ve toplu konutlara yerleştiriyorlar. İlçeye daha ne kadar korucu getirirler bilemem. Devlet, İdil’i korucular ile vurmak istiyor” diye belirtmişti.
12 korucu istifa etti
Devlet güçlerinin katliamlarına ortak olmak istemeyen 12 korucu ise dün istifa etti. İdil ilçesinin Deşta Darê Beldesi ve ona bağlı Kobağ ile Herbaka köylerinde operasyonlara katılmayı kabul etmeyen Mehmet Nuri Akkan, Ahmet Akman, Mehmet Akman, A. Rezzak Koşmat, A. Kerim Abay, Bişar Abay, Ömer Acet, Nuri Tekin, Hamit Acet, A. Gafur İdem, M. Fadıl Aslan ve A. Rahim Aslan isimli korucular silahlarını bırakarak istifa etti. İstifalar ardından Deşta Darê beldesinde sadece A.B. isimli korucu kaldı.
ŞIRNAK
Okullar karargah
Sokağa çıkma yasakları boyunca Kürt illerinde bin 260 okulu işlevsiz hale getiren Türk devleti, dün yasak ilan edilen İdil’de de okulları karargaha dönüştürdü.
Eğitim Sen tarafından hazırlanan rapora göre kuşatmalar Amed, Şırnak ve Mardin'de toplamda 405 bin öğrenci, 14 bin 415 öğretmeni mağdur ederken bin 260 okulu da işlevsiz hale getirdi. Eğitim Sen MYK Üyesi Mesut Fırat, "Kürdistan 'da yaşam hakkının, sağlık hakkının gasp edildiği bir yerde eğitim hakkından bahsetmek çok güçtür. Sokağa çıkma yasaklarına şimdi de İdil ilçesi eklendi, ilçedeki öğretmenlerin ilçeyi terk etmesine yönelik Eğitim Bakanlığı’ndan mesajlar gitti. Bu mesajlarda dikkat çeken ayrıntı ise Şırnak doğumlu öğretmenlerin Rize ve Erzurum gibi kentlere, diğer öğretmenlerin İstanbul, Ankara gibi illere gönderiliyor olmasıdır.
Eğitim Bakanı çıkıp tüm bunları açıklaması gerekir" dedi.
İdil’deki okulların da karakola dönüştüğünü kaydeden Fırat şu bilgileri paylaştı: İdil İmam Hatip Lisesi, İdil Çok Programlı Lise, Mesleki Teknik Anadolu Lisesi ve Veysel Karani Okulu’nun bir bütün olarak duvarları yıkılmış askeri teçhizat doldurup karargaha dönüştürülmüştür. Yatakhaneler orada kalacak güvenlik görevlileri için birleştirilmiş, bu okullar tamamen askeri birliklere ayrılmıştır.
Biz buradayız, siz gideceksiniz!
Havuz medyasının "Nusaybin'de kimse kalmadı, hepsi göç etti" haberlerine tepki gösteren ilçe halkı, evlerini savunmaya devam edeceklerini söyledi.
Mardin'in Nusaybin ilçesinde şimdiye kez 6 kez sokağa çıkma yasağı ilan eden ve her seferinde direnişe çarpan AKP, yeni bir yasağın hazırlıklarını sürdürürken özel savaş haberlerine sarılıyor. İçişleri Bakanı Efkan Ala’nın İdil ile birlikte işaret ettiği Nusaybin için havuz medyasının 'Nusaybin'de kimsenin kalmadığı, halkın tamamen göç ettiği' iddialarına Nusaybinliler cevap verdi.
Gelsinler görsünler
Evlerini terk etmeyeceklerini belirten Hayat Aktaş, "Biz evimizde, yurdumuzdayız. Gitmesi gereken biz değiliz, bu yalanları atan ve zulümü uygulayanlardır" dedi.
Gençlerimizleyiz
Onuru olan kimsenin topraklarını terk etmeyeceğini belirten Melek Kavak ise "Erdoğan ve AKP devleti gençlerimizi asla bırakmayacağımızı ve sonuna kadar onlarla birlikte direneceğimizi bilsin" mesajı verdi.
Direneceklerini ve asla direnmekten vazgeçmeyeceklerini belirten Emine Koç, Nusaybin’in direniş tarihini hatırlattı: "Nusaybin için 'Boşaldı, insan kalmadı' diyenler dönüp Nusaybin'in direniş tarihine baksınlar, o zaman belki bu yalanlarından biraz olsun utanırlar. Nusaybin'in sonuna kadar direneceğini, Önderliğine verdiği sözü tutacağını görürler."
Düş yakamızdan
Mustafa Baş, "Erdoğan ve medyası bugüne kadar ne dediler, ne yazdılar da doğru çıktı ki bu doğru olsun?" diye sorarken, Osman Özdemir ise Erdoğan'a şöyle seslendi: "Ne istiyorsun bu halktan, daha neyimizi alacaksın, canımızı aldın, malımızı talan ettin, bir ceketimiz kaldı gel onu da sana verelim, düş yakamızdan.
Ailesi ile birlikte direniş mahallesinde olduğunu söyleyen İbrahim Alp ise "32 yıldır Nusaybin'deyim, ölene kadar da burada kalacağım" dedi.
DİHA/MARDİN