Şırnak’ın Hezex (İdil) ilçesinde 16 Şubat’tan itibaren ilçe merkezi ve Dirsekli köyünde uygulanan sokağa çıkma yasağı boyunca tank ve toplarla vuruldu, havadan helikopterle dahi bombalandı, belediye binası ve çok sayıda ev vurulurken, HDP ilçe binası ise yerle bir edildi. Saldırılara YPS ve YPS-Jin güçlerinin direnişle karşılık verdiği ilçede yaşanan çatışmalarda yasağın ilk iki haftasında işgalciler 63 kayıp vermişti. Çatışmaların arttığı ilçede dün de şiddetli çatışmalar yaşandı. 


Römorkla hastaneye

Saldırıların yoğunlaştığı Turgut Özal Mahallesi’ndeki çatışmada kimlikleri netleştirilemeyen 10 kişinin şehit edildiği bildirildi. Cenazeler belediyeye ait traktör römorkuna konularak, zırhlı araçlardan çalınan ırkçı marşlar eşliğinde İdil Devlet Hastanesi’ne kaldırıldı. 

Dün sabah saatlerinde yasağın sürdüğü Dirsekli köyü ile Kuyulu köyü arasında da devlet güçlerinin saldırıları sonucu kimlikleri öğrenilemeyen 3 kişi daha şehit oldu. Bu kişilerin cenazeleri de İdil Devlet Hastanesi’ne kaldırıldı. 


3 haftada 34 kişi katledildi 

HDP Şırnak Milletvekili Ferhat Encü’nün verdiği bilgiye göre Hezex’te 3 haftadır süren devlet saldırılarında 34 kişi katledildi.

Kentte tüm mahallelerde evlere kapılar fünyelerle patlatılıp “arama” adı altında girilirken, tarihi Süryani Mahallesi, parklar ve kentin alt yapısı da saldırıların hedefi oldu. HDP ilçe binasının da tanklardan yapılan top atışları ile yıkıldığı ilçede bulunan basın mensupları da gözaltı ardından Şırnak Valiliği kararı ile ilçeden çıkartıldı. Bir ayı aşkın süredir kentte bulunan HDP Şırnak Milletvekili Ferhat Encü ilçedeki durumu DİHA’ya anlattı. 

Kent merkeziyle yetinmedi 

Daha önce de sıkıyönetim saldırılarının 37 gün sürdüğü Silopi’de bulunan Encü, Hezex’teki tablonun Silopi’den farksız olduğunu söyledi. Sadece çatışmaların yaşandığı mahallelerin değil tüm kentin, yaşam alanlarının saldırı altında olduğunu belirten Encü, bununla da yetinmeyen devlet güçlerinin Hezex’in çevre köylerine de saldırı düzenlediğine dikkat çekti. Kendisinin kaldığı evin de 2 kez özel harekat polisleri tarafından basıldığını kaydeden Encü, “Evlerin ve iş yerlerinin kapıları kırıldı, talan edildi. Tarihi yapılar tahrip edildi. Kentte büyük bir abluka var” dedi. 



‘Bedel ödeteceğiz’ mesajı


Saldırıların aynı zamanda psikolojik savaş argümanlarıyla yürütüldüğüne dikkat çeken Encü, “İdil siyasi iradesi nedeniyle tümden yok edilmek isteniyor. Tamamen yok etmek ve imha etmek üzerine yapılan bir saldırı dalgası var. Saldırı hem fiziki hem psikolojiktir. Çatışmaların yaşanmadığı mahallelere saldırılar, evlerin yakılması, imha edilmesi bunu kanıtlıyor. Parti binamızın havan topuyla tamamen yıkılması başka nasıl açıklanır” diye konuştu. Encü, saldırılarla Hezex halkına “Bu iradenin arkasında duran, bu mücadeleye ne şekilde olursa destek veren kim varsa aynı bedeli ödeteceğiz” mesajının verildiğini söyledi. 


İlçe gazetecilere yasak

Hezex halkının ise tüm saldırılara karşı ilçede kalarak direnişte ısrar ettiğini belirten Encü, “Halk direnişe ve devletin zulmüne tanıklık edeceğiz diyor. İlerde çocuklarımıza bizzat gördüğümüz vahşeti anlatacağız diyorlar. DAİŞ zihniyetini geçen bir zihniyetin ötesinde bir zihniyetin devrede olduğunu söylüyorlar. Ama umutlular, zalimlerin kaybedeceğini biliyorlar” diye konuştu. 

DİHA ve Azadiya Welat Gazetesi muhabirlerinin gözaltına alınarak ilçeden çıkartılması ardından Hezex’de gazeteci kalmadığına da dikkat çeken Encü, “’Halkın can ve mal güvenliğini korumaya yönelik bir operasyon’ olduğunu iddia edip operasyonları kamuoyuna böyle satmak istiyorlardı. Ama gazeteciler burada vahşetin kanıtlarını not düşüyordu. Devlet güçlerinin işlediği suçlar delillerle ortaya konuluyordu ve yargılanmaktan korktukları için basın mensuplarını İdil’den çıkarttılar” diye konuştu.

Tek çare direnmek

“Bizim de imkanlarımız çok kısıtlı. Bizi de her gün taciz ediyorlar. Burada yaşanan vahşetin binde birini kamuoyuyla paylaşamadık” diyen Encü son olarak şu çağrıda bulundu: “Birçok şeyi yaşadık biliyoruz. Devlet Kürdistan’a dönük topyekün bir savaş açmıştır ve bu savaşta insani ve ahlaki değerleri tanımadan bir saldırı gerçekleştiriyor. Halkın da topyekün bir direnişi sergilemesi gerekiyor. Tek çaremiz direnmek ve olanlara tepki göstermektir.” 


 ŞIRNAK