
BİRCAN DEÐİRMENCİ / AMED
“Seyirci kalma, unutursam hatırlat” sloganıyla düzenlenen 5. Amed Tiyatro Festivali, Rüknettin Gün’ün yönettiği ‘Bûn an ji Nebûn’ oyunuyla açıldı.
Amed Şehir Tiyatrosu tarafından düzenlenen festivalin açılışına aralarında DTK Eşbaşkanı Leyla Güven, HDP Diyarbakır Milletvekili Feleknas Uca, HDP ve DBP’li yöneticiler ve STK temsilcilerinin de bulunduğu çok sayıda kişi katıldı.
Oyun öncesi MetroGraphy’nin “Irak’ta Neler Oluyor” adlı fotoğraf sergisi açıldı. MetroGraphy’nin Müdürü Ehmed Necim, Basra’dan Zaho’ya kadar 176 fotoğrafçıyla çalıştıklarını belirterek bu fotoğrafçıların günlük olarak ajansa fotoğraf gönderdiklerini söyledi. Sergide Kürdistan’da birebir karşılaştıkları olayların ve yaşamın bir parçası olan karelerin bulunduğunu aktaran Necim, fotoğrafları çekenlerin de Diyarbakır’a gelmek istediklerini, bunun için fotoğraf günleri etkinliğini beklediklerini ifade etti.
‘Hikayemizi biz taşıyacağız’
Tiyatro gösteriminin ardından festival hazırlık komitesi adına Rûgeş Kırıcı ve Berfin Emektar, Türkçe ve Kürtçe bir metin okudu. Metinde toplumsal hafızanın diri tutulmasının sanatla mümkün olacağı belirtilerek, “İlk büyücüler de bizdik, bebelerimizin kulağına ismini fısıldayıp ninnileri mırıldanan da. Kimi zaman lanetlendik, kimi zaman kutsandık. Ama hiçbir zaman karanlığın efendilerine köle olmadık. Her şeyi aklımızdaki deftere yazdık. Zalime karşı duran da, zulme ilk uğrayan da biz olduk. Ama her zaman hikayemizin taşıyıcısı biz olduk. Tıpkı Cizre’nin, Sur’un serencamını yazılacak kirli kitaplar yerine kendimizin anlatacağı gibi. Dedik ya, hafızamızdaki deftere yazdık ama yine de seyirci kalmayın ve unutursak hatırlatın demek için ayakta durmaya devam ediyoruz” ifadelerine yer verildi.
Güven: Baskılar boşa çıkmıştır
Ardından sahneye gelen DTK Eşbaşkanı Leyla Güven oyuncuları kutlayarak plaket verdi. Güven, Kürt dili, kültür ve sanatına dönük baskı ve yasaklamaların halen sürdüğünü belirterek, “Bunun için de Kürtçe tiyatro, çok anlamlı bir yerde durmaktadır. Biz biliyoruz ki imkanlar ne olursa olsun yüreğinde ne varsa o bir şekilde açığa çıkıyor. Arkadaşlarımız bu ağır şartlar altında oyunlarını nitelikli bir biçimde sahneleyerek baskı ve engellemelerin sonuç vermediğini bir kez daha gösterdiler. Yer ve mekan önemli değil” dedi.
Güven, Diyarbakır E Tipi Cezaevi’nde tutuklu bulunduğu sırada Amed Şehir Tiyatrosu oyuncularının cezaevine gelerek kendilerine moral vermek için oyun sundukları anısını paylaşarak, “‘Türkçe Konuş Çok Konuş‘ şeklindeki baskılara karşı direnişin ve Kürt mücadelesinin yükseldiği Diyarbakır Cezaevi’nde Kürtçe oyun izlemek bizi inanılmaz derecede duygulandırmıştı” diye konuştu.
“Kürtler imkanları kısıtlandığı için artık bir şey yapamaz” şeklindeki düşüncelerin geçerli olmadığı ifade eden Güven, “Belediyeler ele geçirilmiş olabilir ama biz direnişimizle bu alanları tekrar özgürleştireceğiz” dedi.
Festival, çok sayıda tiyatro grubunun oyunlarıyla 21 Mayıs’a kadar devam edecek.
Sanat neden güçlüdür ?
Açılış konuşmasından: Sheakespeare dönemindeki kralı ya da kraliçeyi hatırlayanımız var mı? Toplumsal hafızamızı diri tutmak için hangimiz resmi tarihten medet umduk ki? Tarih kitaplarından mı öğrendik Ermeni tehcirini ya da Yahudi Soykırımı’nı, yoksa edebiyat uyarlamalarından mı? Hutularla Tutsilerin felaketi yakın tarih olmasına rağmen Hotel Rwanda filmi olmasa kalır mıydı aklımızda? Guernica denildiğinde Picasso yerine İspanya İç Savaşı’nın taraflarını hangimiz hatırlar ki? Ehmedê Xanî, Mem û Zîn’in aşkını anlatmasa Kürt edebiyatının 500 yıl önce varlığından haberdar olabilir miydik? Amûde Sineması’nda çıkan yangındaki 283 çocuğun trajedisini dengbêjlerin günümüze kadar ulaştırdığı kilamı, Mihemedê Seîd Axa’dan dinlemesek hangimizin aklında kalacaktı?