Hilvan’da 40 yıl önce Kürt siyasetinden meclis üyeliğine seçilen Emine Hacıyusufoğlu, Durre Kaya ve Sultan Yavuz’un ardılları, belediye yönetimini almaya hazırlanıyor.

HDP Hilvan Belediyesi Eşbaşkan Adayı Meral Balter, Hacıyusufoğlu’nun kızı. Balter, daha 14 yaşındayken Diyarbakır 5 No’lu ile tanışan ve 6 ay burada tutulan bir isim.

 Balter, koca, aşiret ve devlet zulmü gören kadınların herkesten çok özgürlük, eşitlik ve demokrasi isteyeceğini belirterek, ”Bu yüzden Hilvan’ı en çok kadınlar hak ediyor” dedi.

ERDOĞAN ALAYUMAT / MA / URFA

HDP, 40 yıl önce askeri darbeyle el konulan Hilvan’ı almakta kararlı. HDP adayı Meral Balter, bu kentin kadınlarının koca, aşiret ve devlet zulmü gördüklerini belirterek, ”Bu kadar zulüm görmüş kadınlar, herkesten çok özgürlük, eşitlik ve demokrasi isteyecektir. Bu yüzden bu kenti en çok kadınlar hak ediyor” dedi.

Kürt siyasetinin 12 Eylül 1980 askeri darbesine kadar yerelde kazandığı ve 11 ay boyunca yönettiği Hilvan’da kadınların başarısı hafızalarda iz bıraktı. O günlerde Emine Hacıyusufoğlu, Durre Kaya ve Sultan Yavuz belediye encümeni olarak kent yönetiminde yer alarak, devrim yaptı. Kürt Siyasi Hareketi’nin Nadir Temel’le aldığı belediye yönetimi, askeri darbeyle son buldu. Bugün kayyumlarla el konulan belediyelere, o dönem askeri darbelerle el konuluyordu. Görevden alınan Hilvan Belediye Başkanı Nadir Temel, encümenler Emine Hacıyusufoğlu ve Durre Kaya tutuklanıp görevlerinden uzaklaştırıldı, Sultan Yavuz ise uzun süre sürgün hayatı yaşamak zorunda kaldı.

O zaman 13 yaşındaydı

 Kürt Siyasi Hareketi, bu seçimde Hilvan Belediyesi’ni yeniden almaya hazırlanıyor. 1979’da Kürt siyasetinin ilçe belediyesini almasıyla ilçede encümen olan üç kadından biri olan Emine Hacıyusufoğlu’nun kızı Meral Balter bugün eşbaşkan adayı. O döneme dair tanıklığını anlatan Balter, daha 13 yaşında olmasına rağmen yaşananları dünmüş gibi hatırladığını dile getirdi. 1979’a kadar Hilvan’ın Paydaş ve Süleymanlar aşiretleri arasında yönetildiğini, Paydaşlar’ın daha çok Cumhuriyet Halk Partisi (CHP), Süleymanlar’ın ise Demokrat Parti (DP), Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) ve Doğru Yol Partisi (DYP) içinde yer aldığını hatırlatan Balter, o yıllarda ilçenin iki aşiret arasında sıkışıp kaldığını ifade etti.

Tüm baskılara rağmen

 Balter, demokratik yönetim modelinin 1979 seçimiyle başladığını, ancak belediyeyi kazanmasının ardından aşiretlerin halk üzerindeki baskısının arttığını anımsattı. Balter, Hilvan ve Siverek çevresinde bulunan başta Bucak Aşireti olmak üzere tüm büyük ailelerin toplum üzerindeki hegemonyasına dikkat çekti. Süleymanlar ve Bucaklar’ın Kürt hareketine yardım eden, onları destekleyen birçok köye baskı kurduğunu, bazı köylerin ateşe verilip boşaltıldığını, o bölgede yaşayan halkın Hilvan merkeze göç etmek zorunda kaldığını ifade eden Balter, tüm baskılara rağmen 11 ay boyunca belediyenin daha demokratik bir şekilde yönetildiğini vurguladı. Bu kısa süre içinde yol, su, elektrik gibi hizmetlerden ziyade halkın ağalık sitemine karşı bilinçlendirilmesi noktasında çalışmaların yapıldığını, yoksul halkın ihtiyaçlarının karşılanması için ciddi çabaların ortaya konulduğunu dile getiren Balter, 11 ayın sonunda 12 Eylül Askeri Darbesi’nin gerçekleştiğini hatırlattı.

Balter, darbe olduktan sonra Hilvan’ın ordu tarafından kuşatıldığını, ilçede binlerce kişinin gözaltına alındığını, aşiretlerin de devletten aldıkları güçle baskılarını daha da arttırdığını kaydetti.

14 yaşında 5 No’lu ile tanıştı

 Askeri darbeden sonra belediye başkanından encümen üyelerine kadar herkesin tutuklanıp cezaevine gönderildiğini de belirten Balter, gözaltına alınan herkesin ağır işkencelerden geçirildiğini söyledi. Kendisinin de annesiyle birlikte gözaltına alınıp cezaevine gönderildiğini anlatan Balter, Diyarbakır 5 No’lu Cezaeviyle 14 yaşındayken tanıştığını, 6 ay cezaevinde kaldıktan sonra serbest kaldıklarını belirtti. 12 Eylül askeri darbesinden sonra Hilvan’ın yeniden bir aşiret tarafından yönetilmeye başlandığını sözlerine ekleyen Balter, sadece bir dönem Süleymanların belediyeyi kazanamadığını, ancak darbeden sonra bugüne kadar hep Süleymanlar’da kaldığını vurguladı.

Kenti, asıl sahipleri yönetecek

 Şimdi yeniden Hilvan Belediyesi’ni kazanacaklarını, demokrasinin tüm değerlerini yeniden yeşerteceklerini dile getiren Balter, şöyle devam etti: “Belki çok zor bir iş yapacağız, ancak bu kentin gerçek sahipleri bu kenti yönetecek. 40 yıl çok az şeyler yapıldı. Halktan aldığımız güçle bu kenti asıl sahiplerine armağan edeceğiz.”

Belediyeyi kazandıktan sonra bunca yıldır devlet ve aşiretlerin yarattığı tahribatları onarmakla işe başlayacaklarını ifade eden Balter, şunları ekledi: “Bu tahribatı en çok kadınlarla onarabiliriz. Çünkü bu kentin kadınları üç türlü zulüm görüyor. Birincisi koca zulmü, ikincisi aşiret zulmü ve üçüncüsü devlet zulmü. Bu kadar zulüm görmüş kadınlar, herkesten çok özgürlük, eşitlik ve demokrasi isteyecektir. Bu yüzden bu kenti en çok kadınlar hak ediyor” diye belirtti.