“Radyomun düğmesini çevirince Amerika’da Zencilerin linç edildiğini işitiyorum ve diyorum ki kendi kendime: 

O zaman bize yalan söylemişler: Hitler ölmemiş

Radyomun düğmesini çeviriyorum ve öğreniyorum ki Yahudiler hala aşağılanıyor, hor görülüyor ve yurtlarından kovuluyorlar: 

O zaman diyorum ki kendi kendime, hala bize yalan söylemişler: Hitler ölmemiş.

Radyomun düğmesini çeviriyorum ve öğreniyorum ki Afrika’da çalışma kampları kurumlaştırılıyor, yasallaştırılıyor: 

O zaman diyorum ki kendi kendime, bak bize yalan söylemişler; Hitler yaşıyor.” 

Televizyonun düğmesini çevirince Kürdistan’ın günlük olarak bombalandığını görüyorum. 

O zaman diyorum ki, bak bize yalan söylemişler; Hitler yaşıyor. 

Televizyonun düğmesini çevirince Kürdistan’ın her gün başka bir yerinde sokaklarda insanlar kalleşçe katlediliyor. 

O zaman diyorum ki, bak bize yalan söylemişler; Hitler yaşıyor. 

Televizyonun düğmesini çevirince Kürdistan’da şehitliklerin ve mezarlıkların hep bombalandıklarını, yerle yeksan edildiklerini görüyorum. 

O zaman diyorum ki, bak bize yalan söylemişler; Hitler yaşıyor. 

Televizyonun düğmesini çevirince insanlarımızın canlı canlı yakıldığını, Osmanlıların deyimiyle, “ihrak-ı binnar” edildiklerini görüyorum. 

O zaman diyorum  ki, bak bize yalan söylemişler; Hitler yaşıyor. 

Televizyonun düğmesini çevirince insanların aynen Osmanlı döneminde “defter idilüp” katledildiklerini görüyorum. 

O zaman diyorum ki, bak bize yalan söylemişler; Hitler yaşıyor. 

Televizyonun düğmesini çevirince insanların kendi ırkçı tarihlerine uygun olarak “ilka” yani  boğdurularak katledildiklerini görüyorum. 

O zaman diyorum ki, bak bize yalan söylemişler; Hitler yaşıyor. 

Televizyonun düğmesini çevirince ekranlarda faşizmin de ötesinde saldırganlıkla yapılan klipleri görüyorum ve bunların bizatihi devlet eliyle yapıldığını görünce de diyorum ki, bak bize yalan söylemişler; Hitler yaşıyor. 

Televizyonun düğmesini çevirince görüyorum ki Kürdistan’ın başka bir yerinde yine bir Kürt kızımıza tecavüz edilmiş. Ve görüyorum ki tecavüzcüler asker ya da polis. Ve öğreniyorum ki asker ve polisler yine serbest bırakılmış. Ve yine öğreniyorum ki tecavüze uğramış olan yaşı reşit olmayan bu Kürt kızı yine kendisi “tecavüzü” istemiş: 

O zaman diyorum ki kendi kendime, hala bize yalan söylemişler: Hitler ölmemiş ve bizde kardeş değilmişiz. 

Televizyonun düğmesini çevirince görüyorum ki Kürdistan'da yine gençler vurulmuş. Hem de arkadan kahpece kurşunlarla vurularak katledilmiş. Ve yine görüyorum ki silahlara sarılanlar polis ve askerlerdir. Aynen en son Lice’de olduğu gibi, almışlar sarılmışlar otomatik silahlara ve saldırmışlar sivillere. Ve yine katletmişler. Ve yine görüyorum ki katledilenler meğerse sivil değilmiş, meğerse silah kullanmışlar. 

Ve o zaman diyorum ki kendi kendime, hala bize yalan söylemişler: Hitler ölmemiş ve bizde kardeş değilmişiz. 

Televizyonun düğmesini çevirince görüyorum ki dili yıllarca yasaklanmış halkın birkaç televizyonuna birden yasak kararı alınmış. Bakıyorum ki birde milyonlarca Euro da cezalar yağdırılmış. Ve bunlar yapılırken görüyorum ki Kürtlerin dillerini yasakladıkları gibi bu kez de televizyonlarını kısmak isteyenler ne kadar da kirli işlerin peşinde koşarak bu işi başarmışlar. Ve biliyorum ki kapatılan televizyonlar daha dün Roboski olayları gibi olayları deşifre ederek duyarlılık yaratan televizyonlardı. Ve meğerse bu televizyonları kapatarak bildiklerini topluma egemen kılmak istiyorlarmış. Ve kendilerince manipüle ederek Kürtleri silahsız bırakmak istiyorlarmış: 

O zaman diyorum ki kendi kendime, hala bize yalan söylemişler: Hitler ölmemiş ve bizde kardeş değilmişiz. 

Televizyonun düğmesini çevirince görüyorum ki, aynen zamanında 1933’lerde Almanya’da komünist ve sosyal demokrat milletvekilleri parlamentoda yaka paça dışarı atılıyorlar. 

O zaman diyorum ki, bak bize yalan söylemişler; Hitler yaşıyor. 

Televizyonun düğmesini çevirince Kürtlerin ve bu toprakların diğer renkleri günlük olarak linç ediliyorlar, hakaretlerle yüz yüze geliyorlar, yerlerinde ediliyorlar, başka yerde getirdikleri faşist yapıları da aynen Terolarda olduğu gibi bunların yerine yerleştiriyorlar. 

O zaman diyorum ki, bak bize yalan söylemişler; Hitler ölmemiş ve Hitler yaşıyor...