Kürt sorununda demokratik çözüm tartışmalarının yoğunlaştığı bugünlerde Kürtlere özellikle de üniversite öğrencilerine yönelik saldırılar dikkat çekiyor. Son iki hafta içinde Muğla, Kayseri, Afyon’da Kürt öğrencilere yönelik saldırı ardından dün de Amed’de yurtsever öğrenciler saldırıya uğradı. Dicle Üniversitesi Mimarlık Fakültesi ve Eğitim Fakültesi’nde Hizbulkontra elemanları, DÜÖ-DER standındaki yurtsever öğrencilere tuğlalar, satırlar ve sopalarla saldırdı. Saldırı sonucu birçok öğrenci yaralandı. Hizbulkontralara refakat eden polis, yurtsever öğrencilere gaz bombalarıyla saldırdı. “Kahrolsun PKK” sloganları eşliğinde DÜ Eğitim Fakültesi içerisine gaz bombaları atan Türk polisi, yurtsever öğrencilerin dışarı çıkmasına izin vermedi.


Ankara’da evlere saldırı

Ankara’da ise Kürt yurttaşların evlerine ırkçılar saldırdı. Ankara’nın Sincan ilçesine bağlı Yenikent beldesinde yaşayan Kürt aileler, önceki akşam ülkücü oldukları belirlenen bir grubun saldırısına uğradı. Saldırıda 2 yurttaş başından aldığı darbeler sonucu yaralandı. Grup ırkçı sloganlarla mahalleyi terkettikten sonra polisin geldiği bildirildi. Yaralanan 2 kişi, Fatih Hastanesi’nde tedavileri yapıldıktan sonra taburcu edildi.
İstanbul’da da Silivri Beyciler köyünde Kürt işçiler MHP’lilerin kışkırtması sonucu saldırıya uğramıştı.

BDP Meclis’e taşıdı

BDP, son günlerde Kürtlere yönelik olarak artan linç girişimlerini Meclis gündemine taşıdı. BDP Ağrı Milletvekili Aksoy, linç girişimlerine ilişkin İçişleri Bakanı Muammer Güler’in yanıtlaması istemiyle Meclis Başkanlığı’na yazılı soru önergesi verdi. Aksoy, önergesinde son günlerde bazı kentlerde ve birçok üniversitede Kürtlere yönelik linç girişimlerinin yapıldığına dikkat çekti. 7 Nisan’da Ankara’da gerçekleşen saldırıya da yer verilen önergede Bakan Güler’in şu soruları yanıtlamasını istedi:
- Son dönemlerde Kürtlere ve Kürt öğrencilere yönelik gerçekleştirilen ırkçı saldırılara ilişkin Bakanlığınızın başlatmış olduğu bir çalışma var mıdır?
- Saldırıları gerçekleştirenler hakkında bugüne kadar adli bir işlem yapılmış mıdır? Bu çerçevede gözetim altına alınan var mıdır?
- Saldırıları gerçekleştiren ırkçı grupları biraraya getiren veya grubu provoke edenler tespit edilmiş midir?
- Bu anlamda kolluk kuvvetleri olayları önceden kontrol altına almak için neden geç kalmaktadır? Polisler olaylar esnasında neden yetersiz kalmaktadır? Neden olayları çıkaran, saldırıyı gerçekleştirenleri etkisiz hale getirip gözaltına almıyor?
- Özellikle Muğla ve Afyon’da meydana gelen olayların nedenleri araştırılmış mıdır? Bu kentlerde eğitim gören öğrencilerin can güvenlikleri sağlanmış mıdır? Bu konuda ne tür önlemler alınmıştır?

HABER MERKEZİ