Eric Hobsbawm 2011’deki halk hareketlerini 1848 yılındaki hareketlerle kıyaslayarak, 1848’de isyanların arkasında ezilenlerin 2011’de ise orta sınıfın olduğunu söylemiş.
Hobsbawn dünya üzerinde yaşayan en önemli tarihçilerden biri. Özellikle 19. yüzyılda modern dünyayı şekillendiren toplumsal hareketler konusunda uzman. Marksist bir gelenekten geldiği için orta sınıfın gelişen direnişçi niteliği konusunda belirleme yapması bazı kesimleri oldukça şaşırtmış durumda.
Arap Baharındaki orta sınıf rolü de aynı şekilde birçok çevreyi şaşırtmış hatta Arap toplumlarındaki sosyal yapı içerisinde klasik orta sınıf özelliklerini aramanın çok gerçekçi olmayacağını söyleyenler de çıkmıştı. Pek inandırıcı olamadılar.
Dünyadaki yeni toplumsal hareketler bize orta sınıf kaypaklığını öğretenlerin artık yeni argümanlar geliştirmesine neden oluyor.
Peki gerçekten “zincirlerinden başka kaybedecek hiçbir şeyi olmayanların” sayısı azaldı mı? Artık direksiyonun orta sınıfın elinde olduğu halk hareketlerine alışmalı mıyız? Kapitalizmin varlığını borçlu olduğu güçlü orta sınıf gerçekten sistem değişikliklerini sağlayacak kadar güçlü ve iki fiskede bastırılamayacak kadar örgütlü olabilir mi?
Bunlar çok önemli tartışma konuları.
Yeni bir toplumsal mücadele gerçekliğinin ortaya çıktığı devrimsel bir dönemin ortasındayız. Arap ülkelerinde yaşananlar bunun bir ayağı. Bu değişim hareketleri daha onyıllar boyunca birçok Ortadoğu ve Asya ülkelerini etkileyecek. Sırada daha Afrika’daki diktatörler de var. Bu hareketlerin küresel sermayenin kendini en güvende hissettiği Batılı ülkeleri etkilemesi çok kimse tarafından olasılık dışı görülüyor. Bu ihtimal hiç de öyle yabana atılacak bir ihtimal değil. Küresel ekonomik krizin derinleşmesinin birleştireceği milyonların değiştirme gücü bugün Arap ülkelerindeki değişim hareketlerinden çok daha büyük olacak.
Batılı ülkelerin bugünkü ekonomik kriz karşısındaki telaşları da bundan. Her krizde olduğu gibi halkı değil de sistemin temel dayanakları olan büyük şirketleri, bankaları beslemeleri çözümsüz olduklarının, yamalardan medet umduklarının en büyük göstergesi.
Bu yamalar patlayacak. Bundan 10 sene sonra 20 sene sonra belki bir asır sonra ama mutlaka patlayacak. Dünyadaki mevcut ekonomik düzenin küresel toplumsal ihtiyaçları karşılamaktan uzak olduğunu bugün bütün ekonomistlerin ortak görüşü.
19. yüzyılda alt sınıflar, ezilenler dünyayı sallamıştı. 20. yüzyılda ise özgürlük yolunda mücadele veren uluslar. 21. yüzyılda sıra orta sınıflarda mı?
Yoksa orta sınıf dediğimiz şey tarih yazmak yerine kooperatife giren, mortage peşinde koşan karakterini korumaya devam mı edecek?
Ekim Devriminden hemen önce doğan Hobsbawn geldi 94 yaşına. Alt sınıf hareketlerini de, ulusal özgürlük mücadelelerine de tanıklık etti. Arap Baharında da biraz orta sınıfın kalkışmasını görmüş olmaktan dolayı çok mutlu. Bakalım tarih ona Batı dünyasında bir orta sınıf kalkışmasını gösterecek mi?