
Hollanda Aleviler Birlikleri Federasyonu Başkanı Muarrem Cengiz, „Savaşın acilen durdurulması istiyoruz. Erdoğan Bey, ‘Avrupa’da asimilasyona karşıyız’ diyor ancak Türkiye’de asimilasyonun daniskası var. 30 yıldır savaşla bir sonuç alınmadı. Bundan sonra da alınmaz. Türkiye’de tüm sorunlar ancak dialogla çözülür“ dedi.
Türkiye Hollanda İnsan Hakları Derneği yöneticisi Cihan Erdoğan da AKP’nin tutarsızlığına dikkat çekiyor. Erdoğan şunları dile getirdi: „İşgalci Türk ordusu Kürdistan’dan derhal geri çekilmelidir. Gözlerimiz önümüzü göremez hale geldi. Komşusuna özgürlük taşıyacağını bağıra bağıra söylüyor. Kendi ülkesindeki kadim halkların üzerine tank top tüfek elinde ne silah varsa onunla saldırıyor. Bombardıman uçakları Kürdistan’ın öte yakasına tonlarca bombalar döküyor. Gözlerimizin önünde ölü çocukların, sessiz çığlıklarıyla dolu fotoğrafları kalıyor. Birçok şeyimizi alıp götürmeleri yetmedi. Vicdanımızı, onurumuzu da param parça etmeye başladılar.“
Cihan Erdoğan, aydınlara duyarlılık çağrısında bulundu.
Hollanda Türkiyeli işçiler Birliği (HTİB) Başkanı Mustafa Mustafa Ayrancı da Kürtlere yapılan zülmün bir parçası olarak görmezden gelme alışkanlığının bugünkü bir olay olmadığını söyledi. Ayrancı, „Kürtlerin var olmasından korkuyorlar. Yine faili meçhuller başlayacak. Çözüm şudur, Kürt halkının ayrılması dahil her şeyin Türkiye’de tartışılması gerekir. Kürt varlığı kabul edilmeden bir yere varılmaz. Bunu anlamaları gerek. Türkiye’de Kürt sorununu, Alevi ve azınlıklar sorununu çözmeden demokrasiden bahsetmek mümkün değildi. Yüzde 10’luk seçim barajı bile demokrasinin olmadığının bir kanıtıdır“ dedi. Hollanda Türkiyeli İşçiler Fedarasyonu (HTİF) Başkanı Murat Berdan, saldırıların, hiçbir kuşkuya yer bırakmayacak biçimde Kürt düşmanlığını kanıtladığına işaret etti. „Öyle ki Kürt halkı uzun bir dönemdir barış çağrıları yapmakta ve çağrısını yaparken de bir iradeye dikkat çekmekte“ şeklinde konuşan Berdan, bu iradenin PKK olduğunu vurguladı. Berdan, devamla şunları söyledi: „Bu yaklaşıma rağmen TC’nin karakteristik özelliği olan inkar ve yok sayma bu çağrılara yanıt olarak karşımıza çıkıyor. Devlet bu kez AKP eliyle, Kürt halkının irade beyanında bulunduğu PKK’yi halktan koparmayı amaçlıyor. Fakat bunun mümkün olmadığı her adımda görülebilmektedir. Öyle ki, hava operasyonları sonrası halkın gerillaya sahip çıkma amacıyla Kandil’e doğru yollara dökülmesi bunun son ve en cesaretli örneklerinden biridir. HAMAS’ın seçimleri kazanması sonrası bir silahlı örgüt olmasına rağmen meşru olduğundan bahseden AKP lideri Erdoğan, bugün PKK’ye yaklaşımında aynı mantık filtresini kullanmıyor. Bu düşüncenin arkasında kin ve nefret vardır. Bu bakış açısı Erdoğan’ın değil, TC devletinin yetiştirdiği yönetim anlayışının Erdoğan’da tezahür etmesidir. Bu sebeple TC devleti tüm barış ve diyalog istemlerine rağmen kalıcı çözümü halkın iradesi durumundaki gerillayı ortadan kaldırmakta buluyor. Bu ve benzeri askeri saldırılar bizleri şaşırtmıyor, şaşırtmamalı. Çünkü Kürt ulusal bilincinin yaratılmasında PKK’nin ve özellikle silahlı mücadelenin önemi oldukça büyük. Burada şaşırılması gereken şey, TC devletinin Kürt halkına dönük beslediği kin ve nefretin boyutudur. Aynı gücü ve isteği Türk ve Kürt halkının birliği için kullanmış olsaydı belki bunu çoktan başarmış olacaktı. Kısacası, TC yapmış olduğu bu askeri operasyonlarla gerillayı değil esasen yarattığı yıkım ve sıkıntıların kendi geleceğine askeri bir müdahalede bulunmaktadır. Sivil yaşamların yok edildiği, Kürtlerin haklarının verilmesi için dağlara çıkmış direnen gençlerin katledildiği, Somali’de açlık için para toplarken, diğer yandan bombalar yağdıran bir hükümetin var olduğu kara günler tarihe geçecek.“
Hollandalılar basına tepkili
Öte yandan Hollandalı kurum ve kişilerden bazıları Hollanda Kürt Dernekleri Federasyonu (FED-KOM) maillerine yorum yazıyor ya da telefonla arıyor.
Hava hareketi ve sivil ölümleri konusunda bazı düşünceler şöyle:
Utrecht kentine bağlı Amerongen’de bulunan Bethanie Rahibeler Kurumu ve Başrahibe Dorien Peet, FED-KOM’a yolladığı mesajda şunları yazdı: „Bu haberleri görmek ve dinlemek sizin icin çok zor olmali! Bu ne acıklı birşey! Biz sizin için dua ediyoruz ve şiddetin sona ermesini diliyoruz. Şiddet hiçbir zaman için çatışmaların bitmesinde çözüm değil. Sadece daha da kızgınlaştırır. Sabah İncil’den bir süre okuduk. ‘Şiddete karşı şiddetle intikam alınmaz’ diye. Bu Allah’ın bize verdiği önemli bir nasihattır. İyi bir tutumla zor haberlere karşı durabilmeniz için, size bilgelik diliyorum.
Utrecht Sosyalist Parti Teşkilatı Başkanı Lenneke Bolt: „Bana Kürtlerle ilgili güncel haberler gönderdiğiniz için teşekkür ederim. Ben mevcut olan durumdan ötürü endişeliyim ve kızgınım. Çünkü Hollanda basınında hiçbir şey görülmüyor ve duyulmuyor.
Leersum ve Utrecht’te iltica kamplarında çalışan bir sosyal görevli Marijke Kuipers ve kız kardeşi pedagog Lizbet Kuipers telefonla arayarak Hollanda basınında sivillerin ölümüne ilişkin her hangi bir bilginin yer almamasını eleştiriyor. Kuipers kardeşler, „Türkiye’nin yaptığı zulümler gösterilmelidir“ şeklinde taleplerini dile getiriyor.
BİRGÜL ROAVA - DEN HAAG
Den Haag’da toplantı
Gazeteci Ferda Çetin, „Kürdistan ulusal kurtuluş mücadelesinde ilk kez Kürdistan’ın dört parçasında Kürt halkı mücadele etmek zorunda kaldı“ diyerek sürecin ciddiyetine dikkat çekti.
Türk ve İran’ın Güney Kürdistan’a yönelik saldırıları Hollanda’nın Den Haag kentinde düzenlenen bir toplantıda tartışıldı. 300 kişinin katıldığı halk toplantısında KCK Yürütme Konsey Başkanı Murat Karayılan’ın halka yönelik konuşmasını içeren bir video gösterimi yapıldı. Toplantının konuşmacılarından Gazeteci Ferda Çetin, mücadelenin tarihsel geçmişini uzun uzun anlatmayacağını ama mevcut süreci irdeleyeceğini anımsatarak, „Kürdistan ulusal kurtuluş mücadelesinde ilk kez Kürdistan’ın dört parçasında Kürt halkı mücadele etmek zorunda kaldı“ dedi. Dört parçada Kürt halkının, Kürdistan’ı sömürgeleştirenlere karşı eşzamanlı mücadele ettiğine dikkat çeken Çetin, „Eşzamanlı direniş aynı zamanda bir örgütleme biçimidir de“ diye konuştu.
Kürt halkına karşı İran, Amerika ve TC’nin ortak saldırısının psikolojik boyutuna da işaret eden Çetin, „Özellikle medya üzerinden yürütülen kara bir propaganda ile karşı karşıyayız. Türk meydası ve Türk medyasının dışında tanınan akademisyenleri, yazarları, liberallari, demokratları hatta bir dönem kendisine solcu diyen tüm aydınları son bir ayda ‘İlk kez iç ve dış koşullar olgunlaştı. Demek ki bu kez bu operasyonlar diğer operasyonlara benzemeyecektir’ noktasına geldiler“ hatırlatmasında bulundu.
Türk ordusunun saldırılarına karşı 80 yaşındaki annelerin sınıra gittiğini ve gerillaya siper olduğunu vurgulayan Ferda Çetin, bundan sonraki yönelimlerin bir sonuç vermeyeceğini sözlerine ekledi.
Çetin, 3 Eylül’de Köln’de yapılacak 19. Kürt Kültür Festivali için de katılım çağrısında bulundu. Toplantı, Kürdistan Özgürlük Şehitleri adına verilen iftar yemeği ile son buldu.
RONİ YILDIRIM - DEN HAAG
Nottingham’da gösteri
Türk ve İran ordularının Güney Kürdistan’a yönelik saldırıları, İngiltere’nin Nottingham kentinde yapılan bir etkinlikle kınandı. Nottingham Market Square Meydanı’nda önceki gün bir basın açıklaması yapıldı. Eylemciler, Öcalan’ın posterleri, KCK ve PJAK bayrakları ile Kortek’te katledilen 7 sivilin resimlerini taşıdı. Eylemciler sık sık, „Terörist Türkiye“ ve „Terörist İran“ şeklinde slogan attı.
CAN YILDIZ-NOTTINGHAM