
Çok kültürlülükten uzaklaşılıyor
Raporda, bu kapsamda Hollanda Sosyal Araştırmalar Enstitüsü’nün “etnik” Hollandalılar ile başını Faslılar, Türkiyeliler, Karayipliler ve Surinamlıların çektiği yabancı kökenlilerle ilgili yaptığı bir araştırmanın sonuçlarının, ülkede etnik gruplar arasındaki sosyal temasın son 17 yılda azaldığını gösterdiği de hatırlatılıyor. Hollanda’nın “çok kültürlü toplum modelinden uzaklaştığının” belirtildiği raporda, son yıllarda yabancı göçmenlerin Hollanda’ya girişleriyle ilgili koşulların yasalarla sertleştirilmesi eleştiriliyor. ECRI, aile birleşimi öncesinde şart koşulan sözlü sınava 2011 yılından itibaren bir de okuma sınavı eklenmesini ve sınavı geçmek için alınması gereken notun yükseltilmiş olmasını da sosyo-ekonomik açıdan “adilane olmayan bir uygulama” olarak tanımlıyor. Okuma sınavı ve not yükseltiminden vazgeçilmesini ve ikamet belgesi için talep edilen para miktarının azaltılmasını istiyor.
Devlet yabancıları fişliyor
ECRI’nin işaret ettiği bir diğer konu da nüfusla ilgili “coğrafi” bazda veri toplanması. Raporda, Hollanda İstatistik Dairesi’nin “yerliler” ve “yabancı kökenliler” şeklinde ülke nüfusunu sınıflandırdığı, “yabancı kökenliler” bölümünde de “Batılı” ve “Batılı olmayan” şeklinde alt sınıflandırma yaptığı aktarılıyor. Bu tür veri toplamanın bireylerin rızası olmaksızın yapıldığına dikkat çeken ECRI, eğer veri toplanacaksa, kişilerin rızasıyla tüm ilgili aktörlerin işbirliğiyle ve veriler tamamen gizli kalacak şekilde yapılmasını konusunda Hollanda’yı uyarıyor.
Müslümanlar hedefte
ECRI, geçtiğimiz yıllardaki raporlarında olduğu gibi bu yıl da ülkede yaşayan yaklaşık 900 bin Müslümanı bir kez daha “ırkçılık hedefi kitle” sınıfında gösteriyor. Kamu binaları, eğitim kurumları, hastaneler ve toplu ulaşımda peçeli Müslüman kadınlara yasak getirilmesini öngören yasa tasarısının “kaygı verici” olduğunu belirtiyor. Müslümanlara ait camilere yönelik saldırıların devam ettiği kaydediliyor. Amsterdam Üniversitesi tarafından 2012 yılında gerçekleştirilen bir araştırma, 2005-2010 yılları arasında ülke genelinde 117 camiye yönelik yağmalama, yangın, tehdit ve camiye ölü koyun asma gibi saldırının gerçekleştirildiğini göstermişti.
Sporda ırkçılık yükseliyor
Raporun ilginç bir diğer bölümü ise sporda ırkçılıkla ilgili. Hollanda’yı özellikle futbolda ırkçılıkla mücade etmesi için uyaran ECRI, örnek olarak Ajax taraftarlarının ülkedeki diğer futbol takımlarının taraftarlarınca “Yahudiler” olarak adlandırılmasını gösteriyor. Ajax’ın maçları öncesinde bazı rakip takım taraftarlarının Yahudi karşıtı sloganlar kullandığı belirtiliyor. ECRI, Hollanda makamlarının bu konuda önlem aldıklarını ancak esas önlem alması gereknelerin futbol kulüpleri olduğunu söylediklerini aktarıyor.
Doğu Avrupalılar da istenmiyor
Raporda, Polonya, Romanya ve Bulgaristan gibi AB ülkelerinden gelenlere yönelik ırkçılık ve ayrımcılığa da vurgu yapıldı. Ülkede yaşayan ve sayılarının 150 bini aştığı söylenen Polonyalılara karşı “ırkçı ayrımcılık” yapıldığını belirten ECRI, Polonyalıların ülkede internet üzerinde “en fazla hakarete uğrayan üçüncü topluluk” konumunda olduğuna işaret ediyor. Geçici işçi çalıştıran ajansların Polonya’dan getirdikleri işçileri kentlerin dışında “getto koşullarında ve hijyenden yoksun” barındırdıklarını vurgulayan ECRI, terk edilmiş bazı eski binaların “Polonyalı Oteli” olarak anılmaya başlandığını da belirtip, Hollanda hükümetinden gerekli kontrolleri gerçekleştirmesini istiyor.
STRASBOURG