Sosyalist Partili François Hollande'ın dün başlayan Türkiye ziyareti, her şeyden önce Paris'te 9 Ocak 2013'te üç Kürt kadın devrimcinin katledilmesinin yıldönümüyle birlikte ortaya çıkan belgelerin sonrasına denk geldi.
Fransa Cumhurbaşkanı François Hollande, 22 yıl aradan sonra her iki ülke için de büyük önem taşıyan ziyaretine başladı. Hollande, hem kendisi hem de Türk hükümeti açısından zor bir siyasi gündemle geldiği Ankara’da, ‘her şeye rağmen’ 500 yıllık Türk-Fransa ilişkilerine yeni bir ivme kazandırmaya çalışacak. Dün başlayan iki günlük ziyaretin ilk ayağını Ankara ve politika, ikinci ayağını ise İstanbul ve ekonomi oluşturacak.
Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün davetlisi olarak Türkiye'de bulunan Hollande, Anıtkabir ve İsmet İnönü'nün mezarı ritüellerinin ardından Çankaya Köşkü'nde Abdullah Gül ile bir araya geldi. Köşk’teki baş başa görüşmenin ardından törenle ortak protokoller imzalandı. İki Cumhurbaşkanı basın toplantısı düzenleyerek geziye katılan gazetecilerin sorularını yanıtladı. Hollande akşam saatlerinde ise Türk Başbakan Recep T. Erdoğan ile bir araya geldi. Ardından da CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ile Fransız Büyükelçiliği rezidansında görüştü. Hollande’ın Ankara ziyareti, Gül’ün Çankaya Köşkü’nde Hollande onuruna verdiği akşam yemeği ile son buldu.

6 Bakan, 50 işadamı

Türkiye ile ekonomik ve diplomatik ilişkileri geliştirmek amacıyla gelen Hollande’ın beraberinde Dışişleri Bakanı Laurent Fabius, Dış Ticaret Bakanı Nicole Bricq, Savunma Bakanı Jean Yves le Drian, Sanayi ve Kalkınma Bakanı Arnaud Montebourg, Enerji Bakanı Philippe Martin, Yüksek Öğretimden Sorumlu Bakan Genevieve Fioraso ve Tarım Bakanı Stephane le Foll eşlik ediyor. Fransız Meclisi Türk Fransız Dostluk Grubu Başkanı Christophe Bouillon ve Senato Türk-Fransız Dostluk Grubu Başkanı Gerard Larcher de heyette yer alıyor. Gezinin en önemli amaçlarından birisi olan ekonomik yakınlaşma için ise Hollande’a 20’si Fransız borsasının dev firmalarının patronları olmak üzere 50’ye yakın işadamı eşlik ediyor.
Gezinin ikinci günü İstanbul’a geçecek olan Hollande, TÜSİAD ile bir araya gelerek programına başlıyor.

Fransız medyası yorumladı
Hollande’ın gezisini yakından izleyen Fransız medyası ilginç yorumlarda bulundu. Türkiye’deki siyasi krizin Hollande’ın ziyaretini gölgelediği ortak görüşünde birleşen Fransız medyası, “Hollande mayınlı tarlaya gidiyor”, “En kötü zamanda ziyaret” ve “Hollande kaynayan bir Türkiye’ye gidiyor” başlıklarını attı.

Le Figaro: Mayınlı tarlaya

Le Figaro gazetesi, Türkiye’deki yolsuzluk iddialarına dikkat çekerek, şu yorumları yaptı: "Hollande’ın Türkiye ziyareti, mayınlı tarlada torba içinde koşarak yarışmaya benziyor. İki günlük ziyaretinde pek çok tuzak dosya, Cumhurbaşkanı'nı bekliyor. Hükümet aralık ayı ortasından bu yana bir yolsuzluk skandalı ile sarsılıyor, AB üyelik dosyası, Türkiye üzerinden Avrupa’ya geçmek isteyen Suriyeli mültecilerin dramı, ömür boyu hapis cezasına çarptırılan Pınar Selek’in dosyası ya da en önemli zanlının devlet organları ile ilişkide olduğu iddiası ortaya atılan üç PKK’li kadının Paris’te öldürülmesi... Üstelik Müslüman Kardeşler'e verdiği destekle Ortadoğu’da izole olan bir Türk dış politikası... Valeurs Actuelles dergisinin son anketinde Fransızların yüzde 83’ü Türkiye’yi AB’de istemiyor. Bu bütün Avrupa ülkelerindeki en büyük skor. Hollande kendi döneminde Türkiye’nin AB’ye üye olamayacağını söyledi ama müzakereleri de destekliyor. Bu konudaki tavrını anlamak hayli güç. AB Bakanı Thierry Repentin heyette bile yok."

Liberation: En kötü zaman
Libaration, Sarkozy’nin ardındaki iktidar değişiminin iki ülke ilişkilerinin canlanması açısından bir fırsat olarak görüldüğünü belirterek, şunları ekledi: "Üstelik Türkiye, dinamik ekonomisi ve jeostratejik rolü sayesinde bölgesel bir güç olduğunu göstermişken... Ancak birçok Türk aydın ve demokrata göre, bugün başlayacak olan iki günlük ziyaret biraz 'vakitsiz' oldu."
L’Opinion gazetesi ise “Hollande, Erdoğan’a karşı ılımlı isim Gül kartını oynayacak” başlıklı haberinde, Türkiye’de iktidarın bölündüğünü ve Fransa’nın "daha ılımlı olan Abdullah Gül tarafını desteklediğini” yazdı.

France 24 umutlu

Hollande’ın Türkiye’deki iç krize denk gelen gezisinin hayli zor olduğunu, iktidarın yargı ve polise müdahalesinin Brüksel’de soğuk rüzgarlar estirdiğini, Erdoğan’ın Brüksel ziyaretinde AB’nin son derece gergin bir ortamda sert bir dille güçler ayrılığı ilkesini hatırlattığına dikkat çeken France 24, şunları kaydetti: “AB yetkililerinin Erdoğan hükümetinin geleceği hakkında bir tahminde bulunmadığı bir ortamda Türkiye’ye giden Hollande, ancak soğukkanlılığı ile gezinin başarılı noktalanmasını sağlayabilir. Erdoğan hükümetinin otokratik sapması, AB dosyasının ilerlemesine engel oluşturabilir. İnkar yasası da bir başka hassas dosya. Hollande’ın bu yasayı AB çerçeve kararının iç hukuka uygulanması formülü ile getirebileceği söyleniyor. Ancak Hollande gezisinde Ermenistan-Türkiye yakınlaşması ve uzlaşma çağrısı yapmakla yetinecek.”
Le Monde gazetesinde yer alan Guillaume Perrier imzalı bir haberde ise bu ziyaretin sebebinin "Kısmen kaybedilmiş zamanı yakalamak ve bir önceki Cumhurbaşkanlığı döneminin yarattığı hesabı kapatmak" olduğu belirtiliyor. Le Monde, Paris Katliamı ve Pınar Selek davasına da dikkat çekerken, Hollande çevresinin tüm bu dosyalara ilişkin, ziyaretin "yargılama değil teşvik etmek ve bir mesaj vermek" amacında olduğunu söylüyor.

Kürtler ile ilişkiler

Fransız medyasının üzerinde durduğu Sarkozy döneminin tahribatları sadece Kürtlerle ilişkilerde bozulmamıştı. Aksine Sarkozy döneminde anti-Kürt işbirliği hiç olmadığı kadar geniş tutuldu. 2007 ile 2013 arasında 250 dolayında Kürt siyasi gerekçelerle gözaltına alındı, Paris'te bir Kürt derneği kapatıldı. Hollande döneminde de Marsilya'da bir Kürt derneği kapatıldı ve 9 Ocak 2013'te üç Kürt kadın devrimci katledildi. 2011'de Sarkozy döneminde Türkiye ile yapılan güvenlik işbirliği anlaşması halen gündemde. Her an bu konu Fransız Parlamentosu'nun önüne gelebilir. Anlaşmanın hedefinde PKK ile mücadele var.
Fransa ve Türkiye ilişkilerinde hem güncel hem de geçmişten gelen, diğer bir ifadeyle 1923'te imzalanan Lozan'dan bu yana "karanlık bir çok" nokta var. Tüm bunlar iki ülke arasında bugüne kadar yürütülen ilişkinin karakterini ortaya koymakla birlikte gerçek anlamda bir iyileşmenin önündeki temel nedenler olarak da duruyor.   
Kürtler, François Hollande'dan Türkiye ziyareti sırasında Paris katliamını gündeme getirmesini, anti-Kürt anlaşmanın iptalini, Fransa'nın demokratik çözüm sürecine destek vermesini ve Kürtler karşı adaletsizlikler ve çıkarlar üzerine kurulu ilişkilerinde yeni bir dönemin kapısını açmasını istiyor.


MAXİME AZADİ/BİRGÜL ROAVA/SELMA AKKAYA/PARİS