Brüksel’de 6 saat süren AB liderlerinin gayri resmi zirvesini yine Fransa ile Almanya belirledi. Daha önce Nicolas Sarkozy ile ortak hareket eden Almanya Başbakanı Angela Merkel bu kez Fransa Cumhurbaşkanı François Hollande’a karşıydı. Hollande’ın hararetle savunduğu Euro tahvili, Merkel tarafından onaylanmadı. Gizli kapılar ardından Yunanistan’ın Euro Bölgesi’nden ayrılmasına hazırlıklı olunması istendi.
6 saatlik zirve Merkel ile Hollande arasındaki ilişkilerin geleceği için ipucu verdi. Hollande’nin ortak tahvil önerisine destek vermeyen Merkel, zirve öncesi Fransa Cumhurbaşkanı’yla ikili görüşme yapmaması da dikkat çekti. Euro krizinin patlak vermesinden bu yana yapılan 23 zirvede Fransa’nın eski cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy ile ortak politika yürüterek tasarruf paketlerini dayatan Merkel, bu kez istediğini alamayacak. Zira Fransa Cumhurbaşkanı Hollande, gayri resmi zirve öncesi yaptığı açıklamada artık Almanya’nın kendi politikalarını başka ülkelere empoze edemeyeceğini söyledi. Hollande, “Almanya ile ilişkiler önemli, ancak diğer ülkelerle de uzak kalmamaktan yanayım. Fransa’nın başka ülkeler tarafından anlaşılıp destek bulmasını istiyorum. Almanya ile ilişkimizin kendisini empoze eden bir yönetim kurulu gibi olmasını istemem” dedi.
Ancak AB zirvelerinde Merkel’in onay vermediği bir politikanın da hayata geçmesi zor görünüyor. Bunun en somut örneği Euro tahvilin kabul edilmemesi oldu.

Karar bir ay sonra
Hollande yaşanan ekonomik krizini sona erdirmek için Euro Bölgesi’nde ortak tahvil (Eurobond) çıkarılmasını teklif etmişti. Hollande’ın bu önerisine başta Merkel’in Almanya’sı olmak üzere Hollanda ile Finlandiya karşı çıkıyordu. İtalya Başbakanı Mario Monti ise zirvenin ardından üye ülkelerin çoğunun Hollande’ın pozisyonunu desteklediklerini belirtti.
Ancak birçok ülkenin istediği buna rağmen Almanya’nın veto ettiği ortak tahvilin hayata geçip geçmemesi 28- 29 Haziran’da yapılacak zirvede karar altına alınacak.
Hollande, zirvenin ardından yaptığı açıklamada, “Almanya için Eurobond sadece nihai amaç olabilir, biz ise bunun başlangıç noktası olarak ele alınması gerektiğini düşünüyoruz” dedi.
Almanya Başbakanı Angela Merkel ise “Eurobond konusunda farklı görüşlerimiz var. Ben, Almanya’nın bu konudaki görüşünü anlattım. Bu da Eurobond çıkarılmadan önce Euro Bölgesi’nde çok daha güçlü bir ekonomik koordinasyona gerek duyduğumuzdur” dedi.

‘Hazırlıklara başlansın’
Avrupa Merkez Bankası (ECB) Başkanı Mario Draghi, Euro Bölgesi’nde bir mali birliğin olmadığını söyledi. Brüksel’deki zirveye katılan Draghi, mali birliğin sağlanmamasından dolayı ortak Euro tahvil çıkarılmasının bir anlam ifade etmeyeceğini söyledi. Draghi gazetecilere yaptığı açıklamada, “Mali bir birlik içindeyseniz euro tahvillerin anlamı olur, aksi takdirde işe yaramazlar. Bunlar mali birlik yönünde atılabilecek ilk adımdır” dedi.
Zirve’de Yunanistan’ın Euro Bölgesi’nde kalmasıyla ilgili temenniler de dile getirildi. Yapılan birçok açıklamada Yunan halkına övgüler yağdırılması dikkat çekti.
AB Konseyi Başkanı Herman Van Rompuy, zirvenin ardından yaptığı açıklamada “Yunanistan’ın taahhütlerini yerine getirerek Euro Bölgesi’nde kalmasını istiyoruz” şeklinde konuştu.
Yunan halkının çabalarının tamamıyla farkında olduklarını belirten Van Rompuy, Euro Bölgesi’nin, iki yıl içerisinde Uluslararası Para Fonu IMF’yle birlikte Yunanistan’a yaklaşık 150 milyar Euro destekle önemli bir dayanışma gösterdiğini kaydetti.
Her ne kadar Yunanistan’ın Euro Bölgesi’nde kalmasına yönelik olumlu açıklamalar yapılsa da kapalı kapılar ardından mali krizin tek sorumlusunun Atina olduğu vurgusu yapıldı. Zirveye katılan liderler, Euro Bölgesi’ne üye devletlerin liderlerine Yunanistan’ın Euro Bölgesinden ayrılması olasılığına karşılık hazırlıklarını yapmalarını istediği belirtildi.

‘Atina’nın ayrılması sorun olmaz’

Bu arada Reuters haber ajansına konuşan ABD Merkez Bankası Başkanı James Bullard, geçiş düzgün yönetildiği takdirde Yunanistan’ın ABD ve Avrupa ekonomilerine ciddi zarar vermeden Euro Bölgesi’nden çıkabileceğini söyledi.
Bullard “Ben Yunanistan’ın süreç uygun şekilde yönetilirse Avrupa ve ABD’de çok fazla hasara neden olmadan çıkabileceğini düşünüyorum” dedi. 
Bullard ayrıca, Avrupa Merkez Bankası’nın (ECB) sıkıntılı bankacılık sisteminin desteklenmesi konusunda kararlı olduğunu düşündüğünü ve bu nedenle ABD ekono misine ilişkin risklerin pek çok analistin düşündüğünden daha küçük olduğunu da ifade etti.


BRÜKSEL