Sterk TV’de yayınlanan Politik Alan programına katılan Besê Hozat, Kobanê direnişi ve çözüm süreciyle ilgili açıklamalarda bulundu. Kobanê saldırısıyla bütün Kürdistan’ın hedeflendiğini belirten Hozat, “Herkesi destekçi konumundan çıkması gerekiyor. Direnişin topyekûn olması gerekiyor” dedi.

DAİŞ ve Türkiye’nin hem Rojava Devrimi’nin tasfiye edip Kürtlere uzun soluklu bir travma yaşatma hem de Rakka’yı sağlama alma gayretinde olduğunu kaydeden Hozat, Kürtlerin de bu ciddiyetle yaklaşması gerektiğini söyledi. Hozat, şunları söyledi: “Sadece protesto eylemleri yapmakla, yürüyüşler düzenlemekle Kobanê direnişine katılınmış olunmuyor. Desteklenmiş olunmuyor. Destek kelimesi bile yanlıştır. Neyi destekliyoruz yani? Kürtlerin onurunu, özgürlüğünü, iradesini, varlığını hedefleyen bir saldırıdır. Varlık ve yokluk mücadelesidir şu andaki mücadele. Bu direnişe bu anlamda katılmak gerekiyor, bu direnişin içinde yer almak gerekiyor.”

Türkiye savaşıyor

Kobanê merkezli savaşın Türkiye-DAİŞ ittifakı üzerinden geliştiğini kaydeden Hozat, şunları ısrarla vurguladı: “Türkiye, Kobanê’de Türkiye Kürt halkına karşı savaş veriyor. Ortada öyle bir ateşkes falan yoktur. Kapsamlı bir savaş vardır. Ve bu savaş derinleşerek devam ediyor. Türk devleti Kürt düşmanı bir devlettir.”

Halklar seyrediyor

Özellikle Türkiye halklarının farklı kesimlerin böyle seyirci pozisyonunda kalmalarını hayretle karşıladıklarını ifade eden Besê Hozat, “Çok düşündürücü bir durum bu. DAİŞ faşizan bir yapıdır. Sadece Kürtleri değil Alevileri, Hıristiyanları, kadınları, kendisi dışındaki tüm kimlikleri, inanç kimliklerini, halkları düşman görüyor. Herkes ama şu anda oturup izliyor” dedi.
 
Nerede Yol Haritası?

AKP’nin resmi açıklama yaparak 30 Eylül’ü son tarih olarak gösterdiğini hatırlatan Besê Hozat, “Bir haftalık bir zaman kaldı 30 Eylül’e. Hani nerede yol haritası? Nerde çözüm politikası?” diye sordu. Kürtçe üç okulun kapısına kilit vurulduğunu, Kobanê saldırısının başlattıldığını belirten Hozat, “AKP’nin bir çözüm politikasının, niyetinin olmadığı açık. Gerekçesinin de olmadığı açık. AKP artık sıkıştı. Yol Haritası’nı açıklamadan geri çekilmeyi gündeme koydu” dedi.

Öcalan baskı altında

Hozat, bu konuyla ilgili gelişmeleri şöyle anlattı: “Önderliğimize çok yoğun bir baskı uyguluyorlar. Son görüşmede de ortaya çıktı. Önderliğimize şunu dayatıyorlar: Açıklama yapacaksınız güçler geri çekilecek. Bunun dayatması var. Bunun ciddi bir baskısı var. Önderliğimiz ve hareket üzerinde. Güçleri geri çekeceksiniz sonra biz yol haritasını açıklayacağız diyorlar. Böyle iğrenç bir plan. Bu şu demektir: Ortada yol haritası falan yoktur. Ortada büyük bir oyalama ve kandırma var. Önümüzdeki seçimi de kazanma hesabı var.”

KCK ne yapacak?
KCK Yürütme Konseyi Eşbaşkanı Hozat, tutumlarının ne olacağını da şöyle izah etti: “Türk devleti müzakereye oturmadan, dokuz başlık görüşülmeden, sekretarya oluşmadan, demokratik çözüm müzakere heyeti örgütlendirilip, genişletilmeden, izleme heyeti ve komisyonu oluşturulmadan, süreç ilerlemeden, somut adım atmadan, Önderliğimizin İmralı koşuları müzakerenin ruhuna uygun hale getirilmeden, Önderliğimizin toplumla, hareketle teması kurulmadan, özgürlüğü, güvenliği, sağlığı garantiye alınmadan, herkesin çıplak gözle görebileceği adımlar atılmadan gerillada, Kürdistan’da yaprak bile kımıldamayacak. Asla geri çekilme falan söz konusu olmaz. Bunu AKP Hükümeti de Türk devleti de çok iyi kafasına soksun. Somut bir adım atmadan, müzakereye oturmadan, karşılıklı bunun imzası olmadan, kalekol, karakol, baraj yapımına son vermeden, kültürel kırımı sonlandırmadan tek bir adım atılmayacak, tek bir gerilla Güney’e gelmeyecektir. Tam tersine gerillanın sayısı da büyütülecektir.”

Kürtler savunmasız kalmayacak

Çözüm olsa bile Kürtlerin savunma gücü olmayacak mı? diye soran Hozat, şöyle devam etti: “Kürtlerin her yerde savunma gücü olacak. Kürtler savunmasız kalmayacak. Kimse kendini kandırmasın, kimseyi kandırmaya da çalışmasın. Ne kadar saldırırlarsa saldırsınlar, hangi gücün desteğini arkalarına alırlarsa alsınlar, kiminle ne ittifak kurarlarsa kursunlar, müttefik güç olarak kimi belirlerlerse belirlesinler Kürtler yenilmeyecektir. Bütün güçlerini Kobanê’ye yığsalar da yenemeyecek. Asla o iradeyi ezip teslim alamayacak.”

BRÜKSEL