Kürdistan Halk Savunma Güçleri Merkez Karargah Komutanı Murat Karayılan, “Tarihi bir bahar dönemi başladı. Bu dönemde başarmaya mahkumuz. Hedefimiz bellidir: Özgür Önderlik, Özerk Kürdistan, Demokratik Türkiye” dedi.

Efsanevi komutan Mahsum Korkmaz’ın (Egîd) şahadetinin 30’uncu yıldönümü vesilesiyle Kürdistan gerillasına uzun mesafeli telsiz aracılığıyla Güney ve Kuzey Kürdistan’da mevzilenen tüm gerillalara hitap eden Karayılan, konuşmasında Mahsum Korkmaz’a ve Kürdistan özgürlük gerillası için önemine değindi. 32 yıl önce, 1984 yılının 15 Ağustosu’nda Egîd komutasında 32 kişiyle yürüyüşün başlatıldığını hatırlatan Karayılan, “Bugün Egîd yoldaşın on binlerce askeri vardır. Milyonlarca insan onun çizgisini esas almaktadır. Bu süreç içerisinde yaşanan savaşta kaybeden, inkara, tekçiliğe ve asimilasyona dayalı Türk sömürgeciliği oldu” dedi.

Nasıl ki Kenan Evren 72 saatte gerilla hareketini bitireceğini ilan edip bitiremediyse Erdoğan’ın da Kürt Özgürlük Hareketi karşısında sonuçsuz kaldığını ve yenileceğini kaydeden Karayılan, şöyle devam etti:


İstediklerini elde demediler

AKP sömürgeciliği sonbahar başlangıcında şehir direnişlerine 1 ay ömür biçmişti, ancak geçen 7 ayın sonucunda şehirlerdeki direniş sönmeyen bir ateş olarak ayakta duruyor. Türk devleti, ‘kamu düzenini sağlamak’ adı altında bu kış şehirlerde hakimiyetini kurmak; dağda da bizi darbelemek, yıpratmak ve zayıflatmak; Şengal’de de güçlerimizi zayıflatmak istedi. 2016 baharını böyle darbe yemiş, yıpranmış, daraltılmış olarak karşılamamızı amaçladı. Ancak istediklerini elde edemediler.

Rojava Devrimi’ni de diplomatik olarak kuşatmayı tasarlıyorlardı. Bunda da başarılı olamadıkları gibi tersine Rojava Devrimi her geçen gün daha da güçlendi, yeni mevziler kazandı ve en son Arap halkıyla birlikte Kuzey Suriye Federasyonu’nunu kabul ederek çok önemli adımlar attı.


Korkuyorlar, çünkü suçlular

İşte hem diplomaside sonuç alamamaları, hem gerillaya karşı operasyonların başarılı olmaması, hem Newroz’da halkımızın verdiği mesaj hem de şehir direnişlerinin tasfiye edilememesi ve süreklilik kazanması AKP’yi korkutmuştur. Geçtiğimiz yıl hareketimize diz çöktürme planı yapanlar, şimdi ‘diz çökmedik, çökmeyeceğiz’ diyorlar, sürekli korkmadıklarını belirtiyorlar. Valla siz Kürdistan gerçekliği karşısında korkuyorsunuz. Biz korktuğunuzu biliyoruz. Çünkü siz suç işliyorsunuz ve haksızsınız. Cizre’de sivil silahsız insanları yaktınız. Kürdistan şehirlerini tanklarla toplarla yıkıyorsunuz. Bu insanlık suçundan dolayı korkuyorsunuz.


Uyardık ama dinlemediler

Biz 14 Aralık günü ordu şehir direnişlerine karşı devreye girdiğinde uyardık; “şehirleri savaş alanına çevirmeyin; eğer ordu devreye girerse HPG de devreye girer” dedik. O zaman bizi dinlemediler. Ellerinde av tüfeği ve kleş olan gençlerin üzerine tanklarla gittiler. Namertçe, korkakça bir savaş tarzını yürüttüler. Ama sömürgeciliğin bu saldırılarına karşı Sur ve Cizre’de gerçekten tarih yazıldı. 


Eyaletler destek sunmalı

Bahara girdik; eyaletler de artık destek sunmalıdır. HPG artık devreye girmeli. HPG, Kürt gençlerinin YPS adıyla örgütlenip şehirlerde yürüttüğü öz savunma direnişini dağdan destekleyecek, o haklı-sivil direnişin başarısı için onlara nefes aldırtacaktır. Halkımızın da bizden beklentisi budur. 


Mermer ilk adımdır

Bu anlamda Mermer Karakolu’na dönük gerçekleştirilen eylem başarılı bir ilk adımı ifade etmektedir. HPG, kendi faaliyet sahası olan dağda devreye girerek şehir direnişleriyle bir dayanışmayı sağlayabilmeli. Özerk Kürdistan istemine tank ve topla yanıt veren zihniyete karşı, artık eyaletler tarafından direniş alanları desteklenmelidir.


Çözümün tek yolu vardır

Türk devlet yetkilileri bilmeliler ki; bu savaşı kazanma koşulları yoktur. Artık şehir, dağ ve ova hepsi direniş alanıdır. Bu gerçekliği artık görmelidirler. O zaman yapmaları gereken Erdoğan’ın iktidarı için Türk ve Kürt evlatlarını öldürtmek değil, çözüme gelmektir. Çözümün ise bir tek yolu vardır: Önder Apo’nun özgürlüğünü ve Kürtlerin özerkliğini kabul edecekler. Bundan başka bir yol yoktur.


Hedef belli, başarıya mahkumuz

Tarihi bir bahar dönemi başladı. Bahara büyük imkanlarla giriyoruz… Bu dönemde başarmaya mahkumuz. Hedefimiz bellidir: “Özgür Önderlik, Özerk Kürdistan, Demokratik Türkiye.” 


DENİZ KENDAL/ANF/BEHDİNAN






Tugay’a eylem yapıldı


HPG Basın İrtibat Merkezi, gerilla güçleri tarafından Şırnak Tugayı’na yönelik eylem yapıldığını bildirdi.

Açıklamada şunlar kaydedildi: “27 Mart günü öğlen saatlerinde gerilla güçlerimiz Şırnak Tugayı’na yönelik ağır silahlarla bir eylem gerçekleştirmiştir. Bu eylemde ölü ve yaralı asker sayısı netleştirilememiştir.”


Ağrı’daki operasyon

Türk ordusunun 2 Mart’ta Ağrı’nın Doğubeyazıt ilçesine bağlı Çırê Çitlik, Çırê Elê ve Çıre Kulê köyleri alanında Kobra tipi helikopterler ile tankların desteğinde başlattığı operasyon, 4 Mart’ta sonuçsuz bir şekilde geri çekildi.


Hatay’da 2 şehit

HPG Basın İrtibat Merkezi, 25 Mart’ta Hatay’da yaşamını yitiren 2 gerillanın kimlik bilgilerini açıkladı.

BİM açıklamasında, 25 Mart’ta saat 21.00’de Hatay’ın Kırıkhan ilçesine bağlı Bektaşlı‘da göreve gitmekte olan 2 gerillanın Türk ordusu ile karşı karşıya geldiklerini ve burada çatışma çıktığını belirtti. Açıklamada şu bilgiler verildi: “Yaklaşık 3 saat süren çatışmada Türk ordusunun kayıpları netleştirilemezken bu çatışmada Xoşmer Kotol (Ehed Hesenlu/Xoy) arkadaşımız son mermisine kadar kahramanca savaşarak şehit düşmüştür. Deniz Alişer (Özgür Tektaş/Sivas) adlı gerillamız ise ağır yaralı Türk ordusunun eline geçmiştir. Ağır yaralı arkadaşımız düşman güçleri tarafından vahşice katledilmiştir. 

Xoşmer ve Deniz yoldaşları minnetler anarken, bizlere devrettikleri tarihi görevleri yerine getireceğimiz sözünü veriyoruz.”