AKP iktidarının PKK ve Kürt meselesini algılamada, yorumlamada büyük bir sorun yaşadığı ve yanılgılı bir durumun içinde olduğunu başta belirtmekte fayda var. AKP’nin kurmayları, Tayyip Erdoğan’ın danışmanları Erdoğan’ı gaza getirip yanlış konuşmalar yaptırmanın ötesinde hatalar yapıyorlar. Geri dönüşü olmayan bu hataların AKP’ye ve Türkiye’ye büyük kaybettireceği ise ortaya çıkan gelişmelerle kendisini gösteriyor. Çünkü AKP’nin Kürtler üzerinde denediği “yazın oyala kışın imha et, zindana tık politikası” iflas etmiştir. Kürtler, AKP’ye kesinlikle boyun eğmeyecektir. 12 Eylül 1980 faşist darbesi nasıl çözülme yoluna girdiyse, JİTEM’li, Ergenekonlu yapılar nasıl ki yenilip tasfiye sürecine girdilerse AKP zihniyeti de aynı sonla karşılaşacaktır.
Erdoğan’ın ruh halinden görülen budur. Suçlu ve gergin bir katilin psikolojisi ile konuşuyor. Roboskî’de suçüstü yakalanmış, Kürt meselesinde PKK karşısında ise tamamen köşeye sıkışmış durumdadır. Faşist ve ırkçı sözlerle kendi tabanını koruyor gibi görünse de AKP’nin içinde bulunduğu hal hal değildir. Tayyip Erdoğan ile mahalle arkadaşı İ. Naim Şahin’in asmalı, tasmalı, taklalı, kalleşli sözleri AKP’nin hangi zeminde dans ettiğini göstermesi açısından dikkat çekicidir. Bu sözlerin koalisyon ortağı MHP’dir. Aynı zihniyetin bir tarafı AKP diğer tarafı ise MHP’dir. Bu zihniyet Roboskî’de 34 kişinin savaş uçakları ile katledilmesini gerekli ve doğru görmüştür. Bu zihniyetin geri planındaki Fethullah Gülen cemaatinin lojistik-ideolojik ve oy  desteğini de hiç unutmamak gerekiyor. Bunlar yaptıkları herşeyin yanlarına kar olarak kalacağını sanıyor. İktidarlarını ilelebet devam ettireceklerini ve Kürtlere boyun eğdireceğini sanıyorlar. Oysa gidişat hiç de onların istediği gibi gitmiyor.
Savaş ve çatışmalar giderek yaygınlaşıyor. Gerilla eylemleri yaygınlaşıyor. Gerilla günlerce cephesel savaşı yürütür gibi alan tutuyor, AKP’ye çalışanları gözaltına alıyor, yol kontrolleri yapıyor, asker mevzilerine giriyor. Çok yönlü ve zengin taktikli bir gerilla savaşı sürdürülüyor. Bu da halkı giderek radikalleştriiyor. AKP’nin temsil ettiği devlet ve siyaset Kürdistan’da sömürgeci olarak tanımlandığı için hiçbir meşruiyeti tanınmıyor. Dolayısıyla AKP, MHP ve Fethullah Gülen’in Kürt ve demokrasi karşıtı ırkçı koalisyonu kendisini yeniden gözden geçirmek durumundadır.
En son HPG gerillalarının 25 Mayıs’ta Kayseri Pınarbaşı’nda gerçekleştirdiği eylem de bütün bu gelişmelerin ışığında okunması gerekiyor. Çünkü “Ölümsüzler Taburu” ismi ile gündeme gelen bu eylemin bundan sonraki gidişata yön verecek bir durum olduğu yönünde gerilla örgütleri açıklamalar yaptı.
Kadın gerilla örgütü YJA STAR Anakarargah Komutanlığı eylemin 4. Stratejik dönem mücadelesinin karakterini taşıdığına dikkat çekti ve şu ifadeyi kullandı: “Bu eylem 4. Dönem mücadelemizin askeri duruşunu temsil ettiği kadar Apocu militanlığın duruşu ve vuruş tarzıdır. Êriş ve Andok arkadaşlar Zilan çizgisinin takipçisi olarak anlamlı bir yaşamın nasıl olması gerektiğini bu eylemleriyle kanıtlamışlardır.”
Pınarbaşı’daki eylem için dikkat çekici bir açıklama da Şehit Zilan Ölümsüzler Taburu Komutanlığından geldi ve Kayseri’nin eylem için bilinçli olarak seçildiğini açıkladı. Komutanlık açıklamasında, eylemin AKP ve Türk ordusunun Kürdistan’da yürüttüğü zulüm politikalarına, Roboskî katliamı ve İmralı’daki tecride karşı yapıldığı belirtiliyor.  Ayrıca Kayseri’nin de AKP iktidarı tarafından yeşil faşizmin akıl ve para merkezi haline getirildiği için bilinçli olarak hedeflendiği vurgulanıyor. 
Sonuç olarak Kürt meselesi gündemi üzerinden hariçten gazel okuyanlar, PKK’yi hafife alanlar, AKP’yi ve Tayyip Erdoğan’ı abartanlar mevcut gerçeği görmek durumundadır. Erdoğan’ın tuttuğu yol yol değildir. Memleket büyük bir kaosun içine girmektedir. En önemlisi de Tayyip Erdoğan İmralı karşısındaki kompleksini aşmak durumundadır. Yoksa ya Tansu Çiller gibi tedavülden kalkacak ya da başarısız generaller kulubüne girip İlker Başbuğ gibi zindana tıkılacaktır. Bizden söylemesi!..