- Agos gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Hrant Dink, katledilişinin 16. yılında Agos'un eski binası önünde anıldı.
Dink, katledildiği Osmanbey'deki Sebat Apartmanı'nın önünde anıldı. Anmaya Dink'in eşi Rakel Dink, kardeşi ve çocuklarının yanı sıra HDP Eşbaşkanı Pervin Buldan, HDP milletvekilleri Garo Paylan, Sezai Temelli, HDP Grup Başkanvekili Saruhan Oluç, CHP Milletvekili Sezgin Tanrıkulu da katıldı. Anmaya gelenler, alanda sık sık "Kurtuluş yok tek başına ya hep beraber ya hiçbirimiz", "Hepimiz Hrantız, hepimiz Ermeniyiz", "Katilleri koruyan cinayete ortaktır", "Faşizme inat kardeşimsin Hrant" sloganları attı.
Anmada insan hakları aktivisti Shaharzad Akbar'ın ve Gezi Parkı Davası'ndan tutuklu sinemacı Çiğdem Mater'in mesajları da okundu. Mater, "Özgürlükleri elinden alınan tüm Hrant'ın arkadaşlarıyla o meydanda olacağız, Buradayız ahparig, diyeceğiz" dedi.
Hala kan sızıyor
Bu yıl anma konuşmasını Yönetmen Emin Alper yaptı. Alper'in konuşmasında bazı bölümler şöyle: "Bugün tam 16 sene oldu. Yine içimiz buruk, yine adaletin tam manasıyla tecelli etmediğine inanarak ve o katilleri yaratan karanlığın hiç dağılmadığını belki de daha da koyulaştığını bilerek yine burada onun gövdesinin ebedi olarak sessizce uzanıp kaldığı kaldırımda toplandık. Hrant Dink’in katledilişinin üzerinden tam 16 sene geçti. Osmanbey kaldırımlarında yatan dostumuzun yarasından hala kan sızıyor. İçe doğru birbirine dönmüş iki ayağının arasından incecik akan kan kendisine bir yol arıyor.
Bu incecik sızıntı kendi yolunu bulacak. Hrant’ın kanı Mustafa Suphi ve arkadaşlarının bindirildikleri takadan, Sabahattin Ali’nin kırık gözlük camından, Musa Anter’in ak saçlarının arasından, 1915’te Anadolu’nun her karış toprağından, 38’de Dersim dağlarından, 55’te İstanbul’un kırık vitrin camlarından, Maraş’tan ve Sivas’tan sızan kanla buluşacak.
Hikayeyi değiştirmek zorundayız
O sadece Ermeniler adına değil, bütün ezilmişler ve sessizleştirilmişler adına mücadele veren bir sosyalistti. Kirkor Zohrab’ların soyundan geliyordu o. Bu sese tahammül etmeleri mümkün değildi. Ve çoğunluğun hassasiyetleri adına suç işleyenler el birliğiyle onu 16 yıl önce burada katletti.
Yalnız Hrant’ın değil bu topraklarda katledilmiş binlerce masumun kanı hala aramızda dolaşıyorsa bu hikayeyi değiştirmek zorundayız. Bu hikayeyi yeniden yazmak için bir araya gelmek, çoğunluğun ve iktidarın şiddetine karşı omuz omuza, dayanışma içinde yan yana durmak zorundayız.
Hep bir ağızdan 'Faşizme inat Kardeşimsin Hrant' demek için buradayız. İSTANBUL